Tarafsızlık ve habercilik edebiyatı yapanlar konu Çin olunca ilke tanımıyorlar

Tarafsızlık ve habercilik edebiyatı yapanlar konu Çin olunca ilke tanımıyorlar

"Bir ülkenin medyası, kamuoyu için Çin'i takip etmek niçin önemlidir? Nesnel verilere bakalım; dünyanın beşte biri bu ülkede yaşıyor. Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş daimi üyesinden biri. Bu liste Çin'in artan ekonomik ve siyasi gücü vb ile uzayıp gider.

Böyle bir ülkeyi yöneten partinin ulusal kongresini izlemek, yorumlamak, mesajlar çıkarmak da dünya siyaseti açısından önemli.

Çin Komünist Partisi (ÇKP), üye sayısı ve etkisi bakımından tartışmasız dünyanın en büyük partisi. Ancak Batı medyasının yaklaşımında bir küçümseme, konuyu farklı alanlara taşıma çabası dikkati çekiyor. Kongre öncesi ve sırasında demokrasi, insan hakları ve güvenlik önlemleri gibi konular öne çıkarıldı. Demokrasi ve insan hakları gibi konuları Çin'in aştığını görmek istemiyorlar. Zira Çin yönetimi insanın başlıca hakları olan yaşama, beslenme, barınma ve eğitim görme gibi haklara odaklanmış durumda. Yılda 13 milyon kişiyi yoksulluktan kurtarmak en önemli insan hakları mücadelesi olsa gerek. Bu konudaki eleştiriler sokaklarında evsizlerin yaşadığı, kışın insanların donarak öldüğü, cinayet ve gasp vakalarının sürekli arttığı ülkelerden gelince ciddiyetini kaybediyor."

BM TOPLANTISI

Buraya kadar olan satırları Ekim 2017'de ÇKP 19. Ulusal Kongresi'yle ilgili olarak yazmıştım. Büyük olasılıkla gelecek ay düzenlenecek toplantı sırasında da benzer şeyler yazılabilir. Hatta bugün bile Batı basınının karalama kampanyasından, manipülasyonlarından bahsetmek mümkün.

Birkaç gün önce criturk.com sitesinde bir haber şöyle başlıyordu:

"Uluslararası basın kuruluşlarının neredeyse tamamı, Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurulu 3. Komite toplantısını Çin'e karşı bir grup Batı ülkesinin yazdığı mektup üzerinden haberleştirdi. Günlük bilgi akışını Batı medyasının tekeline bırakanlar sona eren toplantıda uluslararası kamuoyunun Çin'e karşı birleştiğini düşünebilir. Buna karşın BM toplantısındaki genel tablo ana akım medya anlatısının tam tersine işaret ediyor."

LE MONDE'UN "ADALETİ"

Merakla beklediğim yayınlardan biri Cumhuriyet gazetesinin her ay verdiği Le Monde diplomatique Türkiye ekidir. Ancak uzun süredir Çin ile ilgili dişe dokunur bir makaleye rastlamamıştım. Son sayısında ise manşet dâhil sekiz sayfanın dördü Çin ile ilgili konulara ayrılmıştı. Çin ile ABD arasındaki mücadelede 5G'nin jeopolitiği ve "Dünyanın çatısı üzerinde bir çatışma" başlığıyla Çin-Hindistan gerilimi olmak üzere iki konu. 5G konulu makalenin yazarı The Syllabus portalının kurucusu ve editörü Evgeny Morozov; Çin-Hindistan gerilimiyle ilgili makalenin yazarı ise Hindistan Ashoka Üniversitesi öğretim görevlisi Vaiju Naravane yani iki makalede de Çin tarafından görüş yok.

Dokuz adet dipnottan sadece biri Çin kaynağı, o da "resmi görüşü yansıtan Global Times gazetesi uyardı" ifadesiyle aktarılmış. Özetle sureti haktan görünme çabası bile yok.

Makalelerin içeriği ise başka bir yazının konusu olacak. Gazetecilik, tarafsızlık gibi konularda ahkâm kesenlerin ilkeleri konu Çin olunca buharlaşıyor.

Kamil Erdoğdu

Daha fazla göster