Mesut Özil Çin'de tutuklu mu?

Mesut Özil Çin'de tutuklu mu?

Başlıktaki "Mesut Özil Çin'de tutuklu mu?" sorusu garip gelebilir. Ancak Hürriyet'in ilk sayfasındaki başlığı görünce bu olasılığı düşünebilirsiniz: "Mesut Özil'e Çin işkencesi". Sonunda ünlem falan da yok. Kaynak, Amerikan gazetesi.

"New York Times gazetesi, Arsenal'de forma giyen Mesut Özil'in, Çin'in Xinjiang bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri'ne yönelik zulmünü eleştiren tweet'i sonrası 10 ayda ortadan nasıl 'kaybolduğunu' yazdı."

Bu satırlardan sonra da aklınıza Mesut Özil'e ulaşılamadığı gelebilir; "Amerikan New York Times gazetesinin haberine göre her şey, Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil'in Xinjiang'da yaşananlarla ilgili tweet atmasıyla başladı. Çin'in tepkisini çeken bu paylaşım sonrası Özil, ülkenin en büyük sosyal ağı Weibo'daki 6 milyon takipçisi ve 50 bin kayıtlı hayran kitlesini böylece kaybetti. Artık Çin'de oynaması mümkün değildi. Hatta sahipleri Çinli olan bir kulüp veya sponsorlar için bile çok tehlikeli biri haline geldi."

Özil tüm bunların farkındaydı ve yine de kararlıydı. Xinjiang'da yaşananlara öfkeleniyor, belgeseller izliyor, haberleri inceliyordu. Danışmanlarının kendini uyarmasına rağmen, Müslüman ülkelere müdahale etmeleri için baskı yapmanın kendi görevi olduğuna inanıyordu."       

Mesut Özil'i "kendini araştırmaya adamış", "dinine sıkı sıkıya bağlı" biri gibi anlatan "etkileyici" bir hikâye.

ASIL NEDEN MAAŞ TARTIŞMASI

Habere Çin'e karşı algı oluşturmaya yönelik cümlelerle girildikten sonra asıl nedene geliniyor. Güya olayı tüm boyutlarıyla aktarıyorlar:

"Pandemi nedeniyle maaşında kesinti yapılmasını da kabul etmeyen Özil, hedefteki isim haline geldi. Mesut Özil'in Arsenal'de istenmeyen adam ilan edilmesinin bir sebebi de teknik direktör Mikel Arteta'nın pandemi nedeniyle oyuncularından ücretlerinde indirime gitme çağrısı oldu. Tüm futbolcular yüzde 12,5'luk maaş kesintisini imzalarken Özil, kulüpten dışlanmak pahasına indirimi kabul etmedi. Özil, Londra'yı terk etmek istememesine rağmen kulüp tarafından satış listesine kondu. Yaz boyunca transfer fırsatı olmasına rağmen, hiç bir teklif yıldız futbolcuya cazip gelmedi. Son durumu geçen hafta netleşen Özil, Arsenal tarafından ne Premier Lig ne de Avrupa Ligi kadrosuna yazıldı. Bu karara tepki gösteren Özil, devre arası transfer olana kadar futboldan uzak kalacak."

WASHINGTON'DAN YOLA ÇIKAN HABER

Bunlar, Çin'i suçlayan, karalayan başlık ve cümlelerden sonra araya sıkıştırılan olgular. Yeni Şafak, Hürriyet'te göre daha temkinli. Yeni Şafak, maaşta indirim konusuna girmemiş. Başlığı "Mesut Özil'de Çin Şüphesi" şeklinde olan haberin üst başlığında "Mesut Özil, Uygur Türkleri'ne sahip çıktığı için mi kadro dışı bırakıldı?" sorusu yazılmış. Ayrıca Yeni Şafak, konuyu spor sayfasında manşete taşımış. Hürriyet ise, ilk sayfanın ortasında fotoğraflı anons yayınlayıp arka sayfasında geniş yer ayırmış.

Doğa kanunu gibi, rota değişmiyor. Washington'dan işaret fişeği atılıyor, buradakiler de görevlerini yerine getiriyor.

FUTBOLCU MUSUN, POLİTİKACI MI?"

Sona 15 Aralık 2019 tarihli yazımı ekleyeyim:

"BEN bir politikacı değil, futbolcuyum." Bu sözler Arsenal'in ünlü futbolcusu Mesut Özil'e ait, "Futbolun Büyüsü ve Gerçekleşen Hayaller" adlı kitabından. Almanya Milli Takımı'nın formasını giymek için Türk pasaportunu geri verdi. Almanya'da doğmasına ve futbola bu ülkede başlamasına rağmen inandığı dinden dolayı tartışma konusu oldu. Mekke'de çektirdiği fotoğrafları sosyal medyada yayımlamasına tepki gösterenler vardı. 2016'da Ürdün'de bir mülteci kampını ziyaret etti. 2014 yılında dünya şampiyonu olduklarında aldığı primin bir kısmını Bigshoe Vakfı'na bağışladı.
Mesut Özil, son aylarda Batı'da esen yalan propaganda rüzgârının etkisinde kalarak sosyal medyada Çin aleyhtarı paylaşımlarda bulundu. Çin'deki sözde insan hakları ihlallerine ve buna sessiz kalan Müslüman dünyasına tepki gösterdi. Özil, batı medyasında "Doğu Türkistan" haberleri yapılırken Müslüman dünyasının buna sessiz kaldığını belirtti. 
Mesut Özil'in, "Ey Doğu Türkistan. Ümmetin kanayan yarası" diye başlayan açıklamasında, şu ifadeler yer aldı:

"Eziyetlere direnen mücahit ve mücahideler topluluğu. Zorla İslam'dan uzaklaştırmaya çalışanlara karşı tek başına mücadele veren şanlı müminler. Kur'anlar yakılıyor, camiler kapatılıyor, medreseler yasaklanıyor, din alimleri birer birer öldürülüyor. Erkek kardeşler zorla kamplara sokuluyor. Onların yerine Çinli erkekler ailelerine yerleştiriliyor. Bacılar zorla Çinli erkeklerle evlendiriliyor. Tüm bunlara rağmen Ümmeti Muhammed suskun, sesi çıkmıyor. Müslümanlar sahiplenmiyor. Bilmezler mi ki zulme rıza zulümdür. Hz. Ali ne güzel demiş: 'Zulme engel olamıyorsanız, Onu herkese duyurun!' Batı medyası ve devletlerinde dahi bu olaylar aylardır, haftalardır gündemde iken Müslüman ülkeler ve medyaları nerede? Bilmezler mi ki, zulmün olduğu yerde tarafsızlık, namussuzluktur... Bilmezler mi ki yıllar sonra oradaki kardeşlerimizin bu acı günlere dair hatırlayacakları zalimlerin işkenceleri değil, biz Müslüman kardeşlerin sessizliği olacaktır..."

Özil'in hedefinde Çin ve yalan kampanyasına katılmayan Müslüman ülkeler var. Ünlü futbolcuya ilk tepki Çinli futbolseverlerden geldi. "Çinli bir Müslümanım; Çin'de güven içinde yaşıyorum ve Uygur arkadaşlarım kamplarda değil, üniversitede eğitim görüyorlar. Çin'e gelin ve kendi gözlerinizle görün." diye yazdılar. "Xinjiang'ın Çin'in parçası olduğunu biliyor musun? Çinli hayranlarının nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığını biliyor musun? Bir terörist grubu desteklediğinin farkında mısın?" dediler. Sosyal medyada yazanların çoğunluğu Özil'i "Batı'nın yalanlarına inanmak yerine Çin'in gerçeklerini öğrenmeye" davet etti.
Özil, kitabında "Neden bütün toplumsal ve dünya politikasına dair konularda bir tavır almak zorunda olalım ki?" diyordu. Ne olmuştu da bu konuda yazmak ihtiyacı hissetmişti. Aklıma Emre Belözoğlu'nun Konya'daki maçta o sıralar takımın penaltıcısı olmamasına rağmen topu alıp penaltıyı kullanması ve sonra Rabia işareti yapması geldi. Devletin üst kademelerine selam göndermişti. Mesut Özil'in futbol hayatını Türkiye'de bitireceği konuşuluyor. 
Bir futbolcunun siyasi görüşleri olmasına karşı değilim. İnsan "kravat alırken bile siyaset yapar, çünkü seçim yapıyordur". Mesut Özil de "kariyeri için" Alman Milli takımını tercih ederken de siyaset yaptı. Galiba Özil bu paylaşımlarıyla Türk futbolseverleri selamlayacağını sandı. Ancak bilgi sahibi olmadan fikir beyan edince ofsayta düştü.

Kamil Erdoğdu

Daha fazla göster