“Halka hizmet etmek” ilkesi Çin'i Batı'dan ayırıyor

“Halka hizmet etmek” ilkesi Çin'i Batı'dan ayırıyor

Çin'i değerlendirenlerin en çok yaptıkları yanlış bu ülkeye Batı'nın gözlüğüyle, değerleriyle bakmalarıdır. Son dönemde ortaya çıkan Çin'in hegemonyacı olacağı şeklindeki iddialar da bu bakış açısından kaynaklanıyor. Londra ve Beijing başta olmak üzere çeşitli üniversite ile kuruluşlarda öğretim üyeliği ve misafir profesörlük yapan Martin Jacques, Çin hakkındaki soruyu soran kitabıyla tanınıyor. Bir zamanlar İngiltere'de yayımlanan Marxism Today dergisinin yayın yönetmeni de olan Jacques, "Çin Hükmettiğinde Dünyayı Neler Bekliyor?" adlı 800 sayfalık kitabında Çin'i tanımlayan sekiz farklılık sıralıyor.

Birincisi, Çin gerçekte terimin geleneksel anlamında bir ulus-devlet değil, aksine bir uygarlık-devletidir. Jacques'e göre, ikinci olarak Çin Doğu Asya ile ilişkilerinde artan bir biçimde muhtemelen bir ulus-devletin olmaktan çok bir "haraççı-devlet" (feodal) sisteminin mirasından etkilenecek. Üçüncüsü, ırk ve etnisite konusunda Çin'in göze çarpacak şekilde farklı bir tutumu var.

ÖZEL BİR YÖNETİM YAPISI

Dördüncüsü, Çin başka ulus-devletlerden oldukça farklı bir kıtasal ölçekteki sahne üzerinde hareket ediyor ve etmeye devam edecek. Batı ile kıyaslandığında, "demokratik sistemler", Hindistan hariç, asla Çin gibi büyük ölçekli bir yerde kök salmadı. Beşincisi, Çin yönetim şeklinin yapısı bir hayli özel. Batı deneyiminin özellikle de Avrupa'nınkinin aksine, imparatorluk hanedanı kilise ya da tüccar sınıfı gibi başka rakip kurumlar veya çıkar gruplarıyla iktidarını paylaşmak zorunda kalmadı, bunu da istemedi. Altıncısı, Çin modernitesi Batı modernite deneyimden farklı olarak geçmiş ile geleceği bir ve aynı anda şimdiki zamanda birleştirir. Yedincisi, 1949'dan beri ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) Batı'nın beklentisinin aksine başarılı olması. Jacques, ÇKP'nin Sovyet Komünist Partisi'nden farklı olduğuna ve daha yaygın halk desteği sağladığına işaret ediyor.

Son olarak da Çin önümüzdeki birkaç on yıl için, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş bir ülkenin niteliklerine sahip olacak. Bu temel küresel güçlerden biri için benzersiz bir güç olacak.

"BATI TARZI KAPİTALİZM ÇİN'E UYGUN DEĞİL"

Çin'de de Merkezi Sosyalizm Enstitüsü'nün birinci başkan yardımcısı Pan Yue, "Batı tarzı kapitalizm neden Çin'e uygun değil?" sorusuna yanıt arıyor. Pan Yue, Batı'da iyi işleyen sosyal sitemlerin Çin'de başarısız olmasını Çin medeniyetine özgü gelenekler ve karakteristikler bağlamında inceliyor. Çinli uzmana göre, Çin medeniyetinin çekirdeğinde "büyük birliği" elde etme yeteceğiz bulunuyor. Bu kavram ilk kez M.Ö. 770-221 yılları arasındaki İlkbahar-Sonbahar ve Savaşan Devletler döneminde gündeme geldi. O dönemde Konfüçyusçuluk, Taoculuk, Mohizm, Yasalcılık gibi düşünce okullarının hepsi "birliği sağlamayı" hedefliyordu. Yani Çin ile Batı arasındaki fark birlik ya da bölünme diye özetlenebilir.

1980'lerin sonlarında Berlin Duvarı yıkılırken, SSCB dağılırken "Bugün Moskova, yarın Pekin" diyenlerin yanılgısı da bu özellikten kaynaklanıyordu. Pan Yue, halka hizmet etmenin ÇKP'nin temel amacı olduğuna işaret ederken, Batı demokrasisinin "azınlığın çoğunluğu kontrol ettiği" temsili bir demokrasi olduğunu savunuyor.

Çin gibi geniş topraklar ile büyük nüfusa sahip bir ülkenin adında ve hedefinde komünizm olan bir parti tarafından yönetilmesi Çin için olduğu gibi, dünya için de önemli bir şans.

Kamil Erdoğdu