Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor

Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor
Çinliler birlikte yaşadıkları hayvanları ölümlerinden sonra da unutmuyor

Covid-19 salgını ilk kez Çin'de görüldü, ancak kaynağı bilimsel olarak kesinlik kazanmadı. Ancak başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere bazı ülkeler bu konuyu Çin'e saldırmak için kullanmak isterken medyada veya sokakta işi ırkçılığa vardıranlar oldu. En son Çin'in güneyindeki Yulin kentinde düzenlenen Köpek Eti Festivali Çin karşıtlarını yine harekete geçirdi. Ülkenin küçük bir kentinde yıllardır düzenlenen geleneksel bir etkinlik hayvan hakları ihlali veya salgına davetiye çıkarmak gibi suçlamalara yol açtı.

Çinlilerin hayvan sevgisinin "özel" olduğunu bizzat gördüğüm örneklerle anlatmaya çalışayım. Çin'de ölülerin anıldığı geleneksel "Qingming Günü" vardır. Bu özel gün son yıllarda resmi tatiller arasına alındı. 2500 yıllık geçmişe sahip bu geleneksel günde Çinliler, diğer tatillerdeki gibi turistik yerlere değil, mezarlıklara akın ediyor. "Mezar Süpürme Günü" olarak da adlandırılan "Qingming Günü"nde Çinliler, büyüklerinin mezarlarını ziyaret ederek, mezara yiyecek, içecek ve ''öbür dünyada kullanmaları para'' koyuyor.

Söz konusu ''para'', mezarlık ziyaretleri için özel olarak basılan, para süsü verilmiş kâğıt banknotlardan oluşuyor. "Qingming Günü"nde Beijing'in sokaklarında geç saatlere kadar bu özel paralardan yakanları görmek mümkün.

Küllerinin gömülü olduğu mezarların başında ölmüş yakınlarıyla dertleşenler, hatta annesini veya babasını şikâyet edenler bile oluyor. Ancak son yıllarda mezarlıklara gidemediklerinden ölülerini bilgisayar başında ananların sayısı arttı. Bu kişiler internet ortamında kurulan mezarlıkları ziyaret ederek, sanal olarak çiçek koyuyorlar, müzik çalıyorlar, mum yakıyorlar ve duygularını ifade eden sözler yazıyorlar. İnternette ölülerini ananlar özel olarak açılan sayfalara aile büyüklerinin fotoğraflarını ve video görüntülerini yüklüyorlar ve aile ağacı oluşturuyorlar.

KEDİ VE KÖPEK MEZARLIKLARI

Çinliler, "Qingming Günü" dolayısıyla ölülerini anarken, kedi ve köpeklerini de unutmuyor. "Qingming Günü"nde ziyaret edilen yerler arasında, başkent Beijing'in merkezine bir saat uzaklıktaki Baifu köpek ve kedi mezarlığı da var. Buraya gelenler kedi ve köpeklerinin mezarına çiçek, yiyecek, içecek bırakıyor.

Mezarların çoğunda ölen hayvanların fotoğraflarının yanında adları, doğum ve ölüm tarihleri ile sahiplerinin duyguları yazılı. Mezarlardan birinde, ''Yaşamın çok kısa olmasına rağmen, çok güzeldi. Seni her zaman seveceğiz'' yazıyordu. Mezarlıkta sohbet ettiğim ziyaretçiler hayvanları için, ''oğlum, kızım, kızımın ablası'' gibi ifadeler kullanıyorlardı. Ziyaretçiler, yaşlı gözlerle mezarlıkları temizliyor veya görevlilere temizletiyordu.

2000 yılında açılan Baifu kedi ve köpek mezarlığında şu anda 2000'den fazla mezar var. Yaklaşık 8 hektar genişliğindeki alanın sahibi Chen Shaochun, bu mezarlığı açma kararını, ölen bir köpeğin çöplüğe atıldığını gördüğünde aldığını belirtti.

Chen, basında yer alan açıklamalarında, ''Bu sağlık açısından risk olmanın yanı sıra, hayvanlara karşı yapılan bir saygısızlık. Hayvanların bedenleri buradaki ağaçların büyümesine yardımcı olduğu gibi, sahiplerine onları hatırlama fırsatı veriyor.'' ifadelerini kullandı. Baifu Mezarlığı'nda, hemen hemen her hafta sonu hayvan gömme töreni yapılıyor. Beijing'de 20'den fazla kedi ve köpek mezarlığı var. Baifu Mezarlığı'nın sahibi Chen, buraya maymun, ördek, tavşan, balık, hatta yılan bile gömüldüğünü söyledi.

Baifu Mezarlığı'na birlikte gittiğim gazeteci arkadaşımın, "Çinli deyince yabancıların çoğunun aklına hemen kedi ve köpek yedikleri geliyor; buraya gelseler ne düşünürlerdi acaba?" demesini unutmuyorum.

EVCİL HAYVAN EKONOMİSİ

Çin'deki evcil hayvan ekonomisi 2019 yılında 202,4 milyar yuana (33,73 milyar ABD Doları) ulaştı. Şu anda Çin şehirlerindeki evcil köpek ve kedi sayısı önceki yıla göre yüzde 8,4 artarak 99,15 milyonu buldu. Buna göre, evcil köpek sayısı 55,03 milyon, evcil kedi sayısı ise 44,12 milyon oldu. Bir evcil hayvanı beslemek için yapılan yıllık ortalama harcama 5 bin 561 yuana (926 ABD Doları) ulaştı. 2019 yılında Çin'de evcil hayvan sahibi aile sayısı beş yılda yüzde 43,9 oranında artışla 99,78 milyona ulaştı. Evcil hayvanları besleyen ailelerin sayısının artmasıyla birlikte, evcil hayvan ekonomisi hızla gelişiyor. 

Çin'de evcil hayvan gıda tüketimi, evcil hayvan harcamalarının en büyük kısmını oluşturuyor. Ardından evcil hayvan tıbbi hizmetleri, evcil hayvan satışları ve evcil hayvan bakım hizmetleri harcamaları geliyor. İnsanların gelirindeki artış, sosyal ve aile yapısındaki değişikliklerle birlikte evcil hayvan ekonomisi, sahiplenme modelini çeşitlendirilmiş bir tüketim modeline dönüştürdü.

Kamil Erdoğdu

Fotoğraflar: Peter Trebitsch