Çin aleyhtarı haberlerin gerçekliği değil, “çarpıcı” olması önemli

Çin aleyhtarı haberlerin gerçekliği değil, “çarpıcı” olması önemli

CRI Türk sitesinde dün iki önemli yorum yayınlandı. Çin aleyhtarı haberlerin arkasındaki güce ve ilişkilere işaret ediliyordu. Bir süredir BBC ve VOA'nın yürüttüğü "kampanyaya" yine Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) Buzzfeed eklendi. Aslında basın kuruluşlarının büyük kısmı bu "haberlerin" imal edildiğinin ve amacının farkında. Öyle olmasa bu "haberler" her gazetede manşet olur, televizyon haberlerinde dakikalarca gösterilir. Oysa sadece "görevlendirilmiş" basın organlarında yer buluyor.

BBC, VOA veya Buzzfeed'in Türkiye'den bir abonesi var, Karar gazetesi. Çin karşıtı haberleri sektirmeden yayımlıyor. Haberin doğru olup olmadığı hiç önemli değil. Buzzfeed, Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde inşa edilmekte olan büyük binaların görüntülerini yayınlandı. Bu "haber" Karar gazetesinde geniş yer buldu. Gerçekte bu fotoğrafları kimin çektiği, çekilenlerin neyin fotoğrafı olduğu ya da nerede bulundukları belli değil. Sözde uydu fotoğrafları, aralarında okul da var, inşa edilmekte olan turistik tesis de, ancak Karar gazetesine göre 428 Uygur hapishanesi. Metnin bir yerinde "toplama kampı", diğer yerinde "gözaltı ve işkence merkezi" diye geçiyor. Yani tam anlamıyla "at yalanı, inanan düşünsün" durumu söz konusu.

CGTN'in yorumuna göre, "Buzzfeed sitesi, son zamanlarda ABD Global Medya Ajansı'nın atölyelerinde üretilen haberlerin dolaşım yeri haline gelmiş durumda. Amerikan Global Medya Ajansı'nın ilerleyen dönemlerde 'renkli devrimler' için uygun bir araç olacağına ise şüphe yok. Bir başka ifadeyle eskiden CIA tarafından gizlice yapılan şeyler şimdi kamu kurumları tarafından açık bir şekilde hayata geçiriliyor."

SÖZCÜ'NÜN HABERİ

Karar gazetesindeki Çin'i karalamayı amaçlayan yalan haber listesi uzayıp gidiyor. Zira gün aşırı bir örneğini görmek mümkün. Ancak genelde dış haber editörlerinin nasıl bir ruh halinde olduklarını anlamak için pazartesi günü Sözcü gazetesinin arka sayfasında yer alan haber önemli bir örnekti. Maalesef editörlük son yıllarda ajanslardan kopyalanan haberlere "yaratıcılık" diye pazarlanan, aslında kaba tabirle "fırlamalık" yapılan başlık bulma işine dönüştü. Ne yazık ki editörler de konu Çin, Kuzey Kore, Rusya gibi hedefteki ülkeler olunca "yaratıcılıklarını" zorluyorlar.

Çin'in kuzeyinde bir restoran çöküyor ve 29 kişi ölüyor. Sözcü'nün başlığı "Restoran çöktü. 29 Çinli öldü" şeklinde. Olay zaten Çin'de meydana gelmiş. Üst başlık ise üzerinde daha fazla konuşulmayı hak ediyor: "Virüsün çıktığı Çin'de felaket yaşandı"

Felaketin nedeni veya yaşandığı yerin salgınla alakası yok. Ancak bilimsel olarak kaynağı kesinleşmese de gazeteler salgın haberlerine "Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan" diye başlamayı ısrarla sürdürüyorlar; bu ifade klişe haline geldi. ABD Başkanı Trump bir seçim stratejisi olarak salgının suçunu Çin'e atmayı tercih etti ve "Çin virüsü" diyor. Zaman zaman bu ifadeyi kullanmıyor, fakat bizim gazeteler vazgeçmedi.

Kamil Erdoğdu

 

Daha fazla göster