“Batı propogandasıyla mücadele etmeden dünya değiştirilemez”

“Batı propogandasıyla mücadele etmeden dünya değiştirilemez”

Onu geçen haziran ayında bir söyleşiyle tanıdım. Söyleşinin girişinde şöyle yazıyordu:

"Andre Vltchek'i tanımlarken 'çok yönlü' ifadesi yetersiz kalıyor. 1962 Rusya doğumlu Vltchek'in dünyada hemen hemen gitmediği ülke yok. Kriz bölgelerini, halk hareketlerini, toplumsal olayları yakından takip ediyor. Uzun yıllar Avrupa'da yaşamış ve Batı konusunda uzman. Asya'nın, Latin Amerika'nın ve Afrika'nın ise dostu. Kendisini devrimci ve Batı emperyalizmine karşı mücadele eden biri olarak tarif ediyor."

Söyleşi o günlerin çok konuşulan konusu olan Hong Kong'daki olaylarla ilgiliydi. "Yine Batı'nın yönlendirdiği bir renkli devrim girişimine tanık olduk. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşik Krallık ve Alman elçiliklerinin işin içine derinlemesine girdiği bir rejim değişikliği hareketinden söz ediyoruz. Gösterilerin finanse edildiğini çok iyi biliyoruz." diyordu. Batı'nın yalan mekanizmasına alet olmayan bir gazeteciydi, bir dünya insanıydı.

BATI PROPOGANDASIYLA MÜCADELE

Kendisini şahsen tanıma fırsatım olacaktı. Bir söyleşi yapmak üzere sözleştik, sağlık durumu iyi değildi, erteledik. Sonrası malum; gazetelere "şüpheli ölüm" diye geçti.

Dostlarının onun hakkında yazdığı günlerde, sipariş ettiğim kitabı geldi. "Batı Terörü ve Propogandası", beni dünyada bir yolculuğa çıkardı. Kitabın ana fikri, "İngiliz diliyle yayın yapan ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya'daki basın yayın kuruluşları Batı'nın dış politikasını eleştiren Beijing, Karakas ve Havana'dan gelen farklı bakış açılarına yer veren haberlere daha önce hiç görülmemiş bir biçimde sansür uyguladıklarını" anlatıyor. "Batı basın-yayınındaki karar vericiler egemenliklerini küresel olarak yaydıkça neredeyse dünyanın her köşesine ulaşan TV kanallarındaki Çin ve Chavez karşıtı söylemlerin arttığına" işaret ediyor.

ÇİN KOMÜNİST Mİ?

Çin haberleriyle ilgili bir tespitini paylaşmak istiyorum:

"Çin başarısızlığa uğradığında 'yine Komünistler' denir; başarılı olduğunda ise 'artık Komünist değildirler'. Bir okuyucu olarak ülkelerinin komünist olup olmadığının Çinlilerin kendilerinden duymak isterdim. Duyduğum kadarıyla hâlâ komünist ve büyük çoğunluk da öyle kalmasını istiyor.

"Ama bu yeterli değil. Gezegenin en kadim kültürlerinden biri olan Çin'in kendi yaptığı tarife güvenilmiyor. Bu görevi ana dili İngilizce olan kişilerin yapması gerekiyor; yani dünyada kamuoyunu etkilemek ve şekillendirmek için seçilmiş yegâne topluluk tarafından."

Teşekkürler Andre! Tanışamadık, fakat kitabını okuyunca isminle hitap edecek kadar yakın hissettim. Artık Kilyos'taymışsın. Efendilerine yaranmak için mazlum ülkelere "karikatür devlet" diyen gazeteci kılığındaki müptezeller oldukça seni çok anacağız.

Andre'nin dediği gibi, "gerçekleri söylemek dünyayı bilenlerin ve yeryüzünde yaşayan insanların acısını anlayanların sorumluluğudur."

Kamil Erdoğdu

Daha fazla göster