Bölgesel ittifakların önemi

Bölgesel ittifakların önemi

Doğu Akdeniz, son dönemde dünya siyasetinin en önemli gündem maddeleri arasında. Bölge, diğer nedenleri yanında, hem Orta Doğu hem Avrasya açısından yaşamsal. Avrasya'da etkili olmak için, Orta Doğu'da yere sağlam basmak; Ortadoğu'da güçlü olmak için, Avrasya'da etkili olmak zorunlu. O nedenle, sorunları bütüncül bir bakış açısıyla ele almakta yarar var. 

Malum, Avrasya geniş bir coğrafyayı, Avrupa ile Asya'yı kapsıyor. Avrupa uygarlıklarından başka Türk, Rus, Çin, Hint, Fars gibi büyük uygarlıkları içeriyor. Amerikalı strateji uzmanı Brzezinski, bölgeye, kitabına da adını veren tanımıyla "Büyük Satranç Tahtası" diyor. Jeopolitikte, kara hâkimiyeti kuramı ile bilinen İngiliz Mackinder ise "kalpgâh" tanımını kullanıyor. Avrasya, dünyanın jeopolitik merkezi olması yanında, ekonomik rekabet, enerji ve pazar kavgaları açısından da önemli. O yüzden büyük güçler arasındaki amansız mücadele sürüyor.

Avrasya ülkeleri; sadece jeopolitik konumları, yeraltı zenginlikleriyle değil, yüksek potansiyelleri, genç nüfusları ve atılım yapma çabalarıyla da dikkat çekiyorlar. Rusya; Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla doğan büyük boşluğu son yıllarda hızla dolduruyor. Çin'in bölgede artan ağırlığı, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) etkisini azaltıyor. Rusya, bölgeye öncelikle güvenlik kaygılarıyla yaklaşıyor. Çin ise bölgenin ekonomik potansiyeli ve enerji zenginliğiyle ilgileniyor esas olarak. Avrasya'nın çok önemli potansiyeli ve avantajları yanında, emperyalizmin kullanımına açık kimi zaafları da var. Bunların başında da bölgenin etnik, dinsel, mezhepsel yapısındaki çeşitlilik geliyor. Bu alanlarda oluşan gerilimi ABD hayli kaşıyor, kanatıyor, kışkırtıyor.

BÖLGESEL İTTİFAKLARIN ÖNEMİ

Tüm bölge ülkelerinin, güçlü bir iş birliğine gereksinimi var. Bu konuda hassas olmaları, özenli, dikkatli bir dil ve üslup kullanmaları zorunlu. Bu kapsamda Shanghai İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) gibi yapıların etkisinin artması, aynı zamanda NATO'nun etkisini yitirmesi nedeniyle de önemli. Kuşak ve Yol Projesi ile bu proje kapsamında gündeme gelen yatırımlar da çok değerli. Çin'in bu performansı, yabancı yatırımcıların, büyük şirketlerin de ilgisini çekiyor.

Burada dikkatli olmak şart. Çünkü ABD, 2000'li yılların ilk yarısında başardığı turuncu devrimleri (Gürcistan, Ukrayna, Kırgızistan) artık yapamıyor. Avrasya'da kalıcı üsler kurmaya, bölgedeki nüfuzunu artırmaya çalışıyor. Olmuyor. İki önemli ve büyük hasmının, Çin ve Rusya'nın, ağırlığının artmasını önlemeye çalışıyor. Başaramıyor.  

Türkiye'nin de tutarlı bir Avrasya siyaseti yok. Orta Asya, (bölgeye Merkezi Asya veya Türkistan diyenler de var), zengin doğal kaynaklara sahip. Fakat Türk dünyası ülkeleri arasında beklenen, umulan, arzulanan ölçüde siyasi, iktisadi, askeri, diplomatik, toplumsal, kültürel iş birliği yok. Yakın zamanda da olacak gibi görünmüyor.

Sözün özü, ABD başta olmak üzere, bölgemizde emperyalizmin kurduğu tuzaklara düşmemek için, bölgesel yakınlaşma ve işbirliği şart. Çünkü emperyalizm geriledikçe, bölge ülkeleri kazançlı çıkıyor.

Barış Doster

Daha fazla göster