ABD, İran'da rejimi değiştirebilir mi?

ABD, İran'da rejimi değiştirebilir mi?

Strateji; kuvvet, zaman, mekân unsurlarını dikkate alarak, hedefe ulaşmak için izlenen yolu, yapılan uygulamaları, başvurulan yöntemleri, kullanılan araçları içerir. Stratejik güç oluşturmadan, stratejik hedef saptanmadan hiçbir mücadele verilemez. Ne savaş, ne siyaset, ne diplomasi…

Stratejik hedef doğru saptanmamış ise taktiklerin doğru olması yararsızdır. Stratejik hedefe doğru ilerlerken, sık sık durum muhakemesi yapmak, muhasebe çıkarmak, imkân ve kabiliyetlerin hedef için yeterli olup olmadığını denetlemek gerekir. Aksi halde, fırsatları değerlendirmek, risk ve tehditlere karşı önlem almak olanaksızdır.

Stratejiye ilişkin bu kısa ve basit anımsatmayı yapmamızın nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) başkan seçilen Joe Biden'ın kabinesini oluşturmaya başladığı süreçte, ABD'nin müstakbel ve muhtemel hamlelerine ilişkin dillendirilen beklentiler. Konuşulan senaryolar. Başkanın kimliği, dışişleri bakanının kişiliği üzerinden yapılan tahminler. ABD'nin stratejik tercihleri, öncelikleri ve çıkarlarına ilişkin yazılan yorumlar.

Başlıktaki soruya gelince… ABD'nin İran siyaseti, Orta Doğu siyasetinden bağımsız değildir. İsrail'in güvenliği, Suudi Arabistan ve müttefiklerinin güvenlik ihtiyaçlarının temini, enerji kaynakları ve güzergâhlarının denetimi, Rusya ve Çin'in bölgede artan ağırlığının dizginlenmesi, Kürt devletinin kurulması, İran'da rejim değişikliğinin kotarılması, ABD'nin öncelikleridir. Başkan değiştiği için, bu hedeflerin değişmesi beklenemez. İran'ın bölgede artan ağırlığını, Şiiler üzerindeki nüfuzunu, ABD ve İsrail karşıtı tavrı nedeniyle Sünni rejimler arasında olmasa bile Sünni halklar nezdinde edindiği itibarı geriletmek ister ABD. İran'ın yerinde, zamanında, dozunda, muhatabına göre kullandığı söylemlerin (Şiilik, İslam Devrimi, emperyalizm karşıtlığı, Siyonizm karşıtlığı, ABD karşıtlığı gibi…) hayli etkili olduğunu gören ABD için, Tahran'ı dize getirmek, stratejik bir kazanım olarak görülür.

ABD, İRAN'DA REJİMİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

ABD açısından İran, hasım güçler olarak tanımladığı Rusya ve Çin'le birlikte hareket eden, ABD'nin stratejik müttefiki İsrail için büyük tehdit oluşturan, ABD'nin bölgede yakın ilişkilere sahip olduğu Suudi Arabistan ve bu ülkenin liderlik ettiği Arap ülkeleri tarafından sevilmeyen bir güçtür. Enerji zengini olan, Suriye'yi destekleyen, ABD ve İsrail karşıtı hareketlere arka çıkan, elinde Hürmüz Boğazı gibi bir koz bulunan İran'a geri adım attırmak, ABD açısından çok önemlidir. İran'a yönelik yıllardır uyguladığı ambargonun da, stratejinin de, siyasetin de, yaptırımların da temelinde bunlar yatar.

Peki, ABD bu hedeflerine ulaşabilir mi? Hayır. Çünkü nesnel olarak gerilemektedir. Stratejik hedefi ne olursa olsun, imkân ve kabiliyeti zayıflayan, hegemonyası aşınan bir güçtür ABD. Bu temel gerçek, Biden için de geçerlidir ve bağlayıcıdır. Her ne kadar Joe Biden, Obama döneminde imzalanan ve Trump döneminde ABD'nin çekildiği İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin antlaşmaya (P5+1) yeniden imza atacağı yönünde vaatte bulunsa da, İran politikasında büyük değişim beklenmemelidir. ABD; 1979 İslam Devrimi öncesinde sıcak ilişkilere sahip olduğu İran'ı kuşatmak, çevrelemek, rejimini değiştirmek istese de, bunu başaracak güçten yoksundur.

Barış Doster

Daha fazla göster