ABD başkanı gerçeklerden kaçıyor

ABD başkanı gerçeklerden kaçıyor

Almanların ünlü devlet adamı Otto von Bismarck, "Siyaset, mümkün olanı yapma sanatıdır" der. Olanaklarla, hedefler arasındaki uyuma işaret eder. Sözü; siyasetçiler, diplomatlar, askerler, bürokratlar, patronlar başta olmak üzere, tüm yöneticiler için öğreticidir. Ne var ki, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, son dönemde attığı adımlarla, mümkün olanı değil, mümkün olmayanı zorluyor adeta. Hem iç siyasette gündemi değiştirmek ve dikkatleri dağıtmak hem de bir dış düşman yaratıp dış politika başarısı elde etmek için attığı adımlar, özellikle de Çin karşıtı adımlar, dönüp ABD ekonomisini de vuruyor. Neden mi? Tartışalım…

Anımsanacağı üzere Trump, göreve geldikten sonra, önce Çin'i içeriden karıştıracak adımlar attı. Sonra, Çin'e karşı ticaret savaşlarını gündeme getirdi. İkisinden de beklediği sonucu alamadı. Sonrasında Çin şirketi Huawei'ye yaptırım kararı aldı. Son olarak da Tik Tok ve Wechat'in faaliyetlerini yasakladı. Diplomatik düzlemde ise Çin'e karşı ABD öncülüğünde Hindistan, Japonya ve Avustralya'yı içeren bir girişim başlattı. Çin'i dışlayacağını, kuşatacağını, yalnızlaştıracağını, ticari açıdan zorlayacağını düşündü. Başaramadı…

ABD BAŞKANI GERÇEKLERDEN KAÇIYOR

Oysa ABD'nin başarısızlığının sebebi belli: Hem Çin'in gücü hem de ABD'nin Çin'le yakın ticari ilişkileri, Trump'ın adımlarını boşa çıkarıyor. Çünkü 14,3 trilyon dolarlık bir ekonomiye, 3,1 trilyon dolar döviz rezervine sahip bir ülke var karşısında. ABD ise bilimde, teknolojide, sanayide, üretimdeki üstünlüğünü kaybediyor. Dahası, önemli iç gerilimler, toplumsal kırılmalar yaşıyor. O nedenle öfkeleniyor. Öfkelendikçe de saldırganlaşıyor. Dolayısıyla daha fazla hata yapıyor.

Tüm bunların yanında, ABD'nin dev şirketlerinin Çin'le olan ilişkileri de, Trump'ın elini kolunu bağlıyor. Zira ABD şirketlerinin, Çin'e bağımlılığını görmezden geliyor. Örneğin; dünyada piyasa değeri 2 trilyon doları geçen ilk ABD şirketi olan Apple (İlk şirket, Suudi Aramco. Apple'ı 1,7 trilyon dolar ile Amazon takip ediyor), üretim üssü olarak Çin'i tercih ediyor. Şirketin, 270 milyar dolar olan cirosunun beşte biri Çin'den geliyor. Ayrıca,  ABD'nin 5 büyük çip üreticisinin Çin'le ticari ilişkilerinin hacmi de dikkat çekiyor. Satışlarının dörtte biri ile yarısı arasında değişen dilimini Çin'de yapıyorlar. ABD'de satılan akıllı telefonların yüzde 70'i de Çin'de üretiliyor. Örnekler çoğaltılabilir…

Ayrıca, Çin'in iç pazarının büyüklüğü, orta sınıfın gelişmesine koşut olarak tüketimin artması ve çeşitlenmesi, alternatif pazarlar bulma konusundaki kabiliyeti de, ABD'nin hesaplarını bozuyor. O nedenle Asya Pasifik'teki hamleleri, Hint – Pasifik stratejisi havada kalıyor.

ABD'nin yeni bir "Soğuk Savaş" başlatması da olanaksız. Çünkü ittifak ilişkileri, ittifakların işleyişi ve disiplini farklı. Küresel iktisadi işleyiş ve ticari ilişkiler farklı. Kültürel yakınlaşma, iletişim ve ulaşım olanaklarının çapı, insan hareketliliği farklı. Soğuk Savaş döneminin ideolojik kamplaşması söz konusu değil. Salgın hastalığın bir kez daha gösterdiği üzere, uluslararası iş birliğini zorunlu kılan gelişmeler de öne çıkıyor.

Kısacası, güç dengeleri değişiyor. ABD ise gerçeklerle inatlaşıyor.

Barış Doster

Daha fazla göster