CGTN / Ikenna Emewu

Çin geçmişte hiçbir zaman bu sözünde gevşeklik göstermese de çok taraflılık diplomasisini bu yıl daha fazla destekliyor. Bu amacın gereği dünya koronavirüsü yenme zor görev ile yüz yüze geldiğinden bu yana daha da acil hale geldi.

Covid-19 saldırısı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Trumpçı dar görüşlü ve izolasyoncu diplomasinin zirve günlerinde başladı. Eski ABD Başkanı Donald Trump bir Alman ilaç fabrikasını sadece ABD tarafından kullanılacak yeni Covid-19 aşıları üretmeye ikna etti. Bu izolasyoncu diplomasisinin birçok örneğinden sadece biriydi.

Bunun aksine dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, salgına karşı mücadelede bütün dünyayı kapsayan ve yanına alan farklı bir rota izledi. Eylül ayının ikinci haftasında atılan son adım, Avrupa’da ilk olan Sırbistan’da bir Covid-19 aşı fabrikasının inşaatının başlatılmasıydı. Bu dalgayı tersine çeviren ve dünyanın gerçekten salgından gerçekten ve hızla kurtulacağını garanti ederek projeyi hızlandıran bir adımdı. Belgrad’daki fabrikanın temelinin atılması Çin’in dünyaya Covid-19 aşıları ile yardım etme kararlılığını bir kez daha gösterdi ve ülkelerin kitle bağışıklığına daha iyi ve hızla ulaşmalarını kolaylaştırdı.

ÇİN SALGINA KARŞI MÜCADELEDE FARKLI BİR ROTA İZLEDİ

Bundan önce, Çin mayıs ayında Mısır, Brezilya, Meksika, Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile benzer bir iş birliğinin planlarını tamamladı. Bu Okyanusya hariç bütün kıtalara küresel bir erişim demektir. Dünyanın geri kalanı ile birlikte hareket etmeyi zor bulan bazı güçlü ülkelerin deterministik yaklaşımlarının aksine, insani bir yüze sahip temkinli bir diplomatik hareket var. Bu yaklaşım Çin’i Hindistan, ABD ve İngiltere dâhil salgına karşı aşı geliştiren ülkeler arasında istisnai bir konuma taşıyor.

Fabrikanın temel atma töreninde Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Çin ve BAE’den ortaklarla birlikte ülkesinin “bazı küresel sorunları çözmeye çalıştığını ve görünüşe göre çözdüğünü” görmekten duyduğu gururu ve takdiri ifade etti. Fabrikanın üretime başladığı Nisan 2022’den itibaren yılda 30 milyon doz aşı üretmesi planlanıyor. Bu bölgedeki birkaç ülkenin aşı ihtiyacını Çin’in geliştirdiği Sinopharm aşısı ile karşılamayı hedefliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Sinopharm aşısını onaylamasından sonra Sırbistan haziran ayında Çin aşısı ile büyük bir aşılama kampanyasına başladı. Çin küresel ortaklığı çerçevesinde ve asıl olarak Kuşak Yol İnisiyatifi koridoru üstündeki ülkelere yerel olarak Sinopharm aşılarını üretmeleri ve sağlıklı hayatı daha kolay ulaşılabilir ve erişilebilir kılmak için, bilinçli olarak bazı ülkelere yabancı lisans vermeye başladı. Bu diplomatik erdemin, kendileri aşı geliştiremeyen ülkelerde aşı yapımını hızlandırmaya ek olarak, ortak ülkelerin endüstriyel gelişmesi, yerele ekonomilerin iyileşmesi ve iyi niyet dâhil bir dizi yapısal faydaları var. Çin’in bu yaklaşımla daha sağlıklı bir dünyaya yaptığı katkı küçümsenemez ve bu, DSÖ’nün özellikle dünyanın en zayıf halklarının aşıya ulaşabilmeleri dâhil gündemini gerçekleştirmenin en güçlü yollarından biridir.

SIRBİSTAN’DAKİ FABRİKA ÇİN’İN AŞI DESTEĞİNDEKİ KARARLILIĞINI GÖSTERİYOR

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, mayıs ayında dünya güçlerine Covid-19 aşısı geliştiren ülkelerden, aşıya daha iyi ve hızlıca ulaşmayı sağlamanın bir yolu olarak aşı üretiminin yoksul ülkelere de yaygınlaştırılmasını istedi. Direktör malların küresel olarak hareketini etkileyen seyahat kısıtlamaları yürürlükte olduğu için, bunun dünyada daha fazla yerde aşı üretimi ve aşıya erişimi mümkün kılacağını belirtti. Başka her ülkeden fazla olmak üzere, Çin’in buna 9 ülkede yanıt vermesi dünyanın sorumlu bir yurttaşı olmayı ortaya koymaktadır ve Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in, Çin’in salgınla mücadele çabalarında bütün insanlık için bilimden en fazla ve ortak olarak yararlanmayı hedeflemesi gerektiği şeklindeki felsefesinin temelini oluşturmaktadır.

Bu ülkelerde tam kapasite üretim başladıktan sonra, fabrikalar bütün kıtalarda ve yıllık olarak 120 milyon dozdan fazla aşı üretecek ve dünyanın her yerinde aşıya ulaşmayı daha garanti hale getirecek. Bu girişim Çin’in salgının ilk günlerinde ülke DSÖ’ye bol finansal destek verdiğinde, DSÖ ve dünya ile mümkün her yoldan dünyayı salgından kurtarmak için birlikte çalışma sözü ile birlikte 80’den fazla ülkeye uzman ve tıbbi malzeme gönderme sözü verdiği zaman samimi olduğunu ispatlıyor.