Genel olarak çok taraflılık üzerinde küresel bir konsensüs olsa da çok taraflılığın anlamları ülkeden ülkeye değişiyor.

Çin çok taraflılığı küresel yönetişi iyileştirmek ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde serbest ticareti güçlendirmek için ülkeler arasında ilişkiler kurulması süreci olarak görüyor.

Çin için çok taraflılık, küresel ve bölgesel düzenlemelerin niteliğini biçimlendiren, katılımcı ülkeler arasındaki çıkarların birbirinden ayrılmazlığını ve anlaşmazlıkları çözme mekanizması içeren belirli niteliksel ilkelerden oluşuyor. Çok taraflılık farklılıkları bir kenara koyma ve ortam zeminler arama ile de ilgilidir.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping çevrim içi düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Davos Gündemi’nde geçen hafta pazartesi günü yaptığı konuşmada, Donald Trump yönetiminin tek taraflılığının ve korumacılığının meydan okuduğu çok taraflılık ile küreselleşmesinin faydalarını bir kez daha vurguladı. Çin neredeyse bütün diğer ülkelerle benzer şekilde, tek taraflılığa karşı çıkıyor ve “çok taraflılığın uluslararası sorunları danışmalar yoluyla ele almak” ve dünyanın geleceğine “birlikte çalışarak” karar vermekle ilgili olduğunu vurguluyor.

Ekonomisini küresel ekonomi ile daha da bütünleştirerek ve ekonomik küreselleşmeye katkılarını artırarak, Çin küreselleşmenin daha kapsayıcı, dengeli ve herkesin yararına olmasına yardımcı oldu. Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi küreselleşme ve çok taraflılığa güç kattı.

KUŞAK YOL İNİSİYATİFİ ÇOK TARAFLILIĞA GÜÇ KATTI

Çin’in çok taraflılık anlayışı Amerika Birleşik Devletleri’ninkinden (ABD) ve Avrupa Birliği’nden (AB) çok farklıdır. ABD’nin pratiği en iyi durumda, ayrımcı, dışlayıcı ve ABD istisnacılığını yansıtan “seçici” birçok taraflılık olarak tanımlanabilir. Ayrıca ABD Amerikan değerlerini evrensel değerler olarak, ABD-merkezli kuralları uluslararası kurallar ve ABD’nin liderlik ettiği ittifak sistemini çok taraflılık olarak görüyor.

Yeni ABD Başkanı Joe Biden’ın ABD’nin dost ülkeleriyle ileri teknoloji ittifakını ve sözüm ona demokrasi ittifakını devam ettirme ve Trump’ın Çin karşıtı politikalarını tamamen terk etmeme kararı, hoşa giden ve yeni bir başlangıç retoriğine rağmen yeni yönetimin bile, belki de ABD çıkarlarını en üst seviyeye çıkarma umuduyla tek taraflı politikaları terk etme konusunda seçici olduğunu gösteriyor.

27 üye ülkenin oluşturduğu bir ekonomik blok olarak AB şimdiye kadar, çok taraflılığın önemini vurguladı fakat AB normlarını çok taraflı kurallar haline getirmeye eğilim gösterdi ve Çin ile AB çok taraflılık konusunda geniş bir anlayışa sahip olsalar da AB, ABD ile yakın güvenlik ve askeri ittifakından derin biçimde etkilenmiş durumda.

Gerçek bir uluslararası örgüt çok taraflılığın geçerliliğini savunan bir platform olmalıdır. Birleşmiş Milletler (BM) gerçek bir uluslararası örgüttür ve BM Sözleşmesi genel olarak uluslararası ilişkilerin yönergesi olarak kabul edilmiştir. Çin bu nedenle BM’nin kapsayıcı çok taraflılığın gelişmesini gözetmesini önerdi.

Çin bağımsız ve barışçı bir dış politika sürdüren dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak, insan yönelimli iç yönetişim ilkesini insan haklarına da uygulamaktadır ve egemenlik ilkesi temelinde BM Sözleşmesi’ni savunurken, her türlü dış müdahaleye karşı çıkmaktadır.

ÇİN HER TÜRLÜ DIŞ MÜDAHALEYE KARŞI ÇIKMAKTADIR

Çok taraflı anlaşmalarda, farklılaşmış yükümlülükler tek tek ülkelerin ulusal gücüne, özellikle onların ekonomik gücüne bağlı olmalıdır.

Xi, yaptığı konuşmasında dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar girift ve karmaşık olduğu için bu sorunların ancak çok taraflılığı geliştirerek ve insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir topluluk kurarak ele alınabileceğini söyledi. Bunu başarmak için ülkelerin kapalılık ile dışlama yerine açıklık ve kapsayıcılığa bağlı kalmaya devam etmeleri; kendisinin egemenliğini istemek yerine uluslararası kurallar ve uluslararası hukuku takip etmeleri;  çatışma ile karşı karşıya gelmek yerine birbirleriyle danışma ve iş birliği içinde olmaları ve değişikliği reddetmek yerine zamana uymaları gerekir.

Kapsayıcı olmamanın ve sürdürülebilir olmayan kalkınma sorunları çözmek için çok taraflı platformların küresel yönetişim sisteminde reform yapılmasına yardım etmesi gerekir.

Çok taraflılık farklı ülkelerin farklı tarihler, kültürler, siyasi sistemler ve kurumlara sahip olmasının doğal sonucudur ve ülkelerin bir kenara atılmadan ya da koşullara boyun eğdirilmeden kendi kaderlerine kendilerinin belirlemesi gerektiği varsayımına göre çalışır.

Bu nedenle, ülkeler kendi ulusal koşulları temelinde kendi kalkınma rotalarını seçmek zorundadır. Karşılıklı saygı ve karşılıklı öğrenme temelinde barış içinde bir arada yaşama peşinde olmaları gerekir. Çok taraflılık ve insan uygarlığına ivme kazandırmanın yolu budur.

China Daily / Wang Yiwei