CGTN / Danny Haiphong

Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. yıl dönümü sebebiyle düzenlenen kutlamalarda yaptığı konuşmadan bir ay önce dahi Çin’de coşku hakimdi. Amerikalılar, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) iki yüzyıl önce kuruluşunu kutlamak için ise Çin’deki kutlamalardan üç gün sonra toplandılar. Kutlamalar için heyecan yaratmak isteyen Beyaz Saray, sosyal medyada bir pikniğin maliyetinin 2021’de 0,16 dolar düştüğünü yayınladı. Beyaz Saray’ın açıklaması, Xi Jinping’in konuşmasının Çin halkında yarattığı coşkuyu tahmin edilebileceği gibi sosyal medyada toplayamadı.

ABD, Çin’e karşı tehlikeli bir şekilde agresif bir duruş sergilemeye devam ederken, iki kutlama arasındaki farklılıklardan çıkarılması gereken bir ders var; liderlik önemlidir. ABD şu anda bir liderlik krizi yaşıyor. Tarihsel eşitsizlikler ve kurumsal hissedarların güçlenmesi, toplumun her alanında durgunluğa yol açmıştır. Irkçılık, Amerikalı siyahileri orantısız yoksulluğa, polis şiddetine, hapsedilmeye ve tüm sosyal göstergelerde kötü sonuçlara maruz bırakmaya devam ediyor. Yerli Amerikalılar topraklarından mahrum bırakıldılar. Yerleşimci sömürgeciliğinin neden olduğu sayısız felaket için adalet Yerli Amerikalılar için halen yerini bulmadı. ABD’deki ırkları fark etmeksizin işçilerin çoğu, bir acil durumda 400 dolarlık faturayı karşılayamayacak durumdalar.

ABD siyasi liderliği, insanların ihtiyaçlarına uyum sağlamak yerine statüko uğruna daha inatçı politikalara yöneldi. Biden yönetimi, evrensel sağlık, öğrenci borçlarının hafifletilmesi ve geçim ödemeleri gibi herkesçe desteklenen politikaları izlemek yerine askeri bütçeyi artırdı. Biden yönetimi, hapishane nüfusunu azaltmak yerine Pentagon’dan yerel polis departmanlarına yapılan silah transferlerini artırdı.

“LİDER” OLABİLMEK

ABD başkanlarının kamuoyu onaylarını yüzde 45’in üzerinde tutmakta zorlanmaları şaşırtıcı olmamalı. Nüfusun çoğunun desteklediği politikalarda bile değişimin gözlenmesi zordur. Covid-19 salgını sırasında insanların canları mevzu olduğunda dahi ABD’de değişim gerçekleşmesi zor bir olgudur. Çin böyle bir sorunla mücadele etmiyor. ÇKP, adaptasyonu yönetim modelinin ana hatlarından biri olarak gördüğünden halk desteğini sürdürmeye devam ediyor. ABD ve Batı’daki birçok kişiye, ÇKP’nin hem kurum içinde hem de dışında eleştiriye izin vermediği öğretilmiştir, fakat bu kesinlikle yanlıştır.

ÇKP, 1921’de yaklaşık 50 üyeyle siyasi yolculuğuna başladı. Mao Zedong ve Zhou Enlai gibi ÇKP liderleri, parti savaş ağaları ve saldırgan yabancı güçlerle ölümcül karşılaşmalar yaşarken sayısız tartışmalar yaptılar. Bu, ÇKP’nin kent-temelli bir örgütlenme modelinden daha kalabalık kırsal kesime odaklanan bir modeli benimsemesine yol açtı. Bu karar, Çin’in “aşağılama yüzyılını” kati olarak sona erdirmede çok önemli bir değişiklik olmuştur.

Uyum gösterme, 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’ni kuran ÇKP liderliğindeki devrimin ardından yönetimde bir tema olmaya devam etti. Son 72 yıl boyunca ÇKP, sosyalist inşa sürecinde sürekli olarak reformlar uyguladı ve hatalarını kabul etti. Sosyalist gelişmedeki erken başarılar mutlak yoksulluğu ortadan kaldırmayı başaramadı. ÇKP, ekonomiyi hızla geliştirmek ve açmak için reformlar geliştirerek yanıt verdi. Hızlı pazar odaklı büyüme, siyasi yolsuzluk ve dengesiz kalkınma gibi yeni sorunlar yarattı. ÇKP, hem parti disiplinini yenileyerek hem de ülkedeki yoksulluğu azaltma mücadelesindeki liderliğini güçlendirerek bu zorlukları ele aldı.

ÇKP’nin uyum sağlama yeteneği sayesinde elde edilen başarılar küçümsenemez. Çin, yenilenebilir enerji ve gelişmiş teknolojide dünya lideri haline geldi. Aşırı yoksulluk ortadan kaldırıldı ve toplumun her kesimi için yaşam standartları iyileşmeye devam ediyor. ÇKP, hem Covid-19 ile mücadelede insan hayatını başarılı bir şekilde koruma hem de virüse karşı mücadelelerinde sayısız ulusa dayanışmayı yayma kapasitesini göstermiştir. Bu gibi nedenden dolayı ÇKP, 95 milyonluk büyüyen bir üyeliğe ve yüzde 90’ın üzerinde bir onaya sahiptir.

Siyasi liderlik, toplumun kalkınma modelinin meşruiyetini yansıtır. ABD’li yetkililer, seçimler büyük ölçüde zengin bir azınlık tarafından dikte edilse de, “demokrasi”yi temsil ettiklerini iddia ediyorlar. Irksal düşmanlık ve askeri saldırganlıkla karakterize edilen ABD neoliberal kapitalizm modeli, nüfusun geniş kesimleri nezdinde meşruiyetini kaybediyor. Irk düşmanlığı ve askeri saldırganlıkla karakterize edilen ABD neoliberal kapitalizm modeli, nüfusun geniş kesimleri nezdinde meşruiyetini kaybediyor. Vatandaşlarının yüzde 60’ından fazlası iki büyük partiye alternatif bir üçüncü partiyi destekliyor ve çok sayıda genç yetişkin daha eşitlikçi bir toplum istiyor. Aksine, genç yetişkinler ÇKP’nin üçte birini oluşturuyorlar ve bu oran büyümeye devam ediyor. Çin halkının liderlerini tercih ederek seçtikleri açıktır. Aynı şey ABD için söylenemez.