CGTN / Timothy Kerswell

2021 Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. kuruluş yıl dönümü. İnsan haklarının bir anlaşmazlık noktası olarak ortaya çıktığı bir uluslararası atmosferde ÇKP’nin insan haklarını geliştirme konusundaki bazı önemli başarılarını incelemeye değer. Çin halkı eskisinden daha iyi yaşıyor ve ÇKP’nin tarihsel rolü bunun büyük bir nedeni.

Çin’in gerçekleştirdiği ilerlemelerle birlikte, bazen ÇKP’nin bu dönüm noktası oluşturan yıl dönümüne ulaşmak için aşması gereken zorluklar bazen kolayca unutuluyor. Geri sosyal ve ekonomik yapılar, Afyon Savaşları’nın neden olduğu yarı sömürgelik ve Japonya’nın sürekli Çin’i sömürgeleştirme çabaları ve bunun neden olduğu yıkımlar, ÇKP’nin iktidarı ele geçirdiği 1949’a kadar ülkeyi bir harabeye çevirdi. O sırada her yıl ağır açlık çeken halkın ortalama ömür beklentisi 35,8 idi ve nüfusun yüzde 80’i okuma yazma bilmiyordu. Bunu 2021’de düşünmek hayli zor.

ÇKP’nin hikâyesi Çin’in bağımlılığını devam ettirmeye ve sıradan insanları her türlü haktan yoksun bırakan eskimiş sosyal sistemleri savunmaya kararlı çok çeşitli iç ve dış güçlere karşı halk egemenliğini kurma isteği ile başladı. Haklar soyut evrensel değerlere dayanmaz, aksine somut ulusal değerlere dayanır. ÇKP’nin liderliğinde birçok işçi ve köylü ilk kez siyasete karıştı. Bu miras, oy verme ve seçimlere katılma hakkının tanındığı ve böylece sıradan insanların yönetime katılmasına izin verilmesiyle, bugüne kadar devam etti. Çin’in birçok etnik grubunun temsilcilerini içeren ve işçi ile köylülerin temsilcilerinin büyük ölçüde temsiline sahip olan Ulusal Halk Kongresi dünyanın en temsili siyasi kurumlarından biridir.

Çin Halk Siyasi Danışma Kongresi (CPPCC) ile danışmacı demokrasiyi uyguluyor. Son üç yılda sıradan insanlar CPPCC’ye binlerce öneri yaptı ve bunların çoğu kabul edildi ya da geliştirildi. Köy ve kır taban daimi komiteleri ile taban demokrasisi uygulanıyor. Dahası, ÇKP yaklaşık 92 milyon üyesi ile dünyanın en büyük ve en geniş temsilci partilerinden biridir.

İlk aşamalarda, ülke zengin olmaktan başka her şeydi ve yine de ÇKP geniş çalışan kitlelerle yakın bağları ile çok az kaynakla çok fazla şey başardı. ÇKP iktidara gelmeden uzun zaman önce hakların iyileştirilmesini ve özellikle tarım devrimi stratejisinin bir parçası olarak geçinme hakkına öncelik verdi. Parti eski feodal sistemin savunucularının ve Japon emperyalistlerinin baskısı altında on yıllar boyunca toprak reformuna halkın desteğini oluşturdu. Çin’deki toprak reformu feodalizmi sona erdirdi. Bu reform 20. yüzyılda hakların geliştirilmesi bakımından en önemli olaylardan biriydi ve milyonlarca insana sürdürülebilir bir hayat sağladı.

ÇKP ayrıca Çin’de kadın haklarını geliştirmek için uzun dönemli bir kampanya sürdürdü. ÇKP devrimci dönemden başlayarak çok eşliliğe karşı yasalar çıkardı, ayarlanmış ve anlaşmalı evliliği yasakladı ve ülkenin kontrolünü ele geçirdiği bölgelerinde cariyeliği sona erdirdi. Özgür evliliğin desteklenmesi ve evlilikten sonra kişisel malların paylaşılması kadınlara kamu hayatına daha fazla katılım için siyasi ve ekonomik bir temel sağladı. Çin’in kurtuluşundan sonra çıkarılan ilk yasalardan biri, Çin’in toplumsal yapısını ve cinsler arası ilişkilerde devrim yapan Evlilik Yasası’dır. Bu kararlar, kısmen Çin’in dünyada emek gücüne kadın katılım oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri olmasının ve kadınların yüksek düzeyde siyasi ve ekonomik özgürlüğe sahip olduğu bir toplum olmasının nedenidir.

ÇKP’NİN TARİHSEL ROLÜ

ÇKP bir hak olarak eğitim fikrini geliştirdi. Kurtuluştan önceki Çin’de işçi sınıfı ya da köylülerin çocuklarının eşit eğitim hakkına sahip olması fikri, nadiren düşünülebilir bir rüyaydı. Bu rüya ÇKP’nin kontrol ettiği bölgelerin her birinde, cahilliğe karşı uzun bir mücadeleye başlamak için okullar, eğitim sezonları, gece sınıfları ve okuma gruplarının kurulmasıyla gerçekliğe dönüştürüldü. Çin’in son zamanlardaki ekonomik başarılarının önemli bir nedeni geniş bir eğitime sahip emek gücüne sahip olmasıdır.

Bu bir rastlantı değil, ÇKP’nin ilkokul eğitimine yönelik eğitim yatırımlarına öncelik verme politikasının sonucudur. Bu uluslararası anlayışın tersine cesur bir siyasi karardı ve yeni bağımsızlığına kavuşmuş gelişmekte olan ülkelerin çoğu üniversite sektörüne yatırımlara öncelik verdi. Ancak sonraki on yıllarda geleneksel gelişme anlayışı evrensel temel eğitime doğur dönmeye başladı ve Çin’in on yıllar önce aldığı kararın doğruluğunu onayladı. Bu dünyanın Çin’in oluşturduğu örneği izlediği son olay olmayacak.

Nüfusu eğiterek toplumsal ve ekonomik yapıda reform yaparak kalkınmanın temelleri atıldıktan sonra, hakların daha da iyileştirilmesi ekonomik kalkınmaya bağlıdır. Çin’in reform ve dışa açılma dönemi insanlık tarihinde yoksulluğun en çok azaltıldığı bir dönem oldu ve Çin’in modernizasyonu ile daha sonra yoksulluğu ortadan kaldırmasının ekonomik temellerini yarattı. Etkileyici bir şekilde, Çin bu dönüm noktasını kölelik veya emperyalizm ya da bir emperyalist gücün desteği olmadan geçti.

Şu anda ÇKP’nin gözetimi altında Çin’in 2020’de yoksulluğun ortadan kaldırılması ya da Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile diğer ülkelerle refahın paylaşılması gibi daha önceden düşünülemeyecek şeyleri kitlesel ölçekte yapabileceği yeni bir dönemdeyiz. Çin ve ÇKP gelecekte sayısız zorlukla karşı karşıya olmaya devam edecek. Buna rağmen, parti insan haklarını geliştirme ve halkın geçim şartlarını iyileştirme konusunda uzun bir geçmişe sahip. ÇKP halk merkezli misyonuna devam etme konusunda kendine güven duymak için her türlü nedene sahip.