CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin Halk Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler’deki (BM) meşru statüsüne kavuşmasının ardından 15 Kasım 1971 tarihinde platformda ilk konuşmasını yaptı. O dönem Çin’in Dışişleri Bakan Yardımcısı Qiao Gaunhua liderliğindeki heyette İngilizce tercüman olarak Tang Wensheng bulunuyordu. 50 yıl önce BM Zirvesi’ne katılmak için yola çıkılmasından, New York’taki ünlü konuşmaya kadar geçen süreci ve yaşananları Tang Wensheng Çin medyasına verdiği röportajda anlattı. Röportajdan öne çıkan başlıkları ve yanıtları özetleyerek CRI Türk okuyucularının dikkatine sunuyoruz:

BM Genel Kurulu için New York’a giderken Çin heyeti Rangoon, Karaçi, Kahire, Atina ve Paris’ten geçti. O zamanlar direkt uçuş yok muydu ve yol boyunca nasıl karşılandınız?

Tang: Çin heyeti 9 Kasım 1971 öğleden sonra özel bir uçakla Beijing’den ayrıldı. Heyet, Başbakan Zhou Enlai, Mareşal Ye Jaingying, birçok üst düzey yetkili ve 4 bin sivil ve asker tarafından uğurlandı. Shanghai’da bir Air France uçuşuna geçtik çünkü o dönemlerde bizi New York’a doğrudan götürecek uçuşlarımız yoktu. Ben de tercüman olarak ekipte yer aldı. Uçak o akşam, şimdi Myanmar olan ancak o dönem Burma olarak bilinen ülkenin başkenti Yangon’da durdu. Burada dönemin Burma Dışişleri Bakan Yardımcısı ve diğer yetkilileri tarafından resepsiyonda karşılandık.

Uçak 10 Kasım’ın erken saatlerinde Karaçi’de durdu. Burada da Pakistanlı üst düzey yetkililer tarafından karşılandık ve Pakistan-Çin Dostluk Derneği çiçekler sundu. Benzer şekilde Kahire’de de Mısırlı üst düzey yetkililer tarafından karşılandık ve Atina’ya geldiğimizde havaalanında Yunanistan ile diplomatik ilişkimiz olmamasına rağmen Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri hazır bulundu. Nihayet Paris’e indiğimizde Fransız Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir yetkili bizleri karşılamak için havaalanındaydı.

Bizi hava alanından geceyi geçireceğimiz büyükelçiliğe götüren otobüslerin yanında bizim fotoğraflarımızı çekmek için koşan ya da arabaların üst kısmından çıkan gazeteci dalgasını görünce şaşkına dönmüştük. Ertesi gün sabah gazetelerde fotoğraflarımızın altında Çin elçileri yazıyordu.

New York’a giden uçakta (Amerikan televizyon kanalı) CBC’den Walterbm Cronktie’in delegasyon başkanımızın oturduğu VIP bölüme girdiğini birdenbire röportaj yapmayı başladığını görünce şaşırdık. Daha sonradan öğrendiğimiz üzere biletleri daha önceden almışlar ve akşam showunda heyetimiz yer aldı.

New York’taki Roosevelt Oteli’ne yerleştikten bir sonra yemek salonunda bir fotoğrafçının mutfak kapısının arkasından çıkıp fotoğraflarımızı çektiğini görünce ürktük. Bu bizim gerçekten birer fenomene dönüştüğümüzü hatırlatıyordu.

Heyet Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) geldikten sonra yerelde size dönük nasıl bir tepki vardı? Herhangi bir düşmanca davranışla karşılaştınız mı?

Tang: 11 Kasım öğlen saatlerinde Kennedy Havalimanı’na vardığımızda, 2758 sayılı karara destek veren 23 ülkenin BM daimi temsilcilerinin yanı sıra, BM Protokol Danışmanı ve Türkiye’den bir yetkili tarafından karşılandık.

11 Kasım öğlen öğle saatlerinde Kennedy Havalimanı’na vardığımızda, 2758 sayılı karara destek olan 23 ülkenin daimi temsilcilerinin yanı sıra diğer ülkelerin daimi temsilcileri, BM protokol başkanı, New York Belediyesi yetkilileri, yüzlerce Amerikalı dost ve gurbetçi Çinliler tarafından karşılandık. Daha sonra Dışişleri Bakanı olacak heyetimizin başkanı Qiao Guanhua, Başbakan Zhou Enlai’nin talimatıyla asfaltta kısa bir konuşma yaparak şunları kaydetti:

“Çin Halk Cumhuriyeti hükümet heyeti olarak BM 26. Genel Kurulu’na katılmak üzere bugün New York’a gelmek bir zevk. BM merkezine, bizleri karşılamaya gelen çeşitli ülkelerin temsilcilerine ve tüm dostlarıma teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çin ve dünya halkları her zaman dost olmuştur. Çin hükümeti, Barış İçinde Yaşamanın Beş İlkesi temelinde sürekli olarak diğer ülkelerle ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesini desteklemişti. Çin hükümeti her zaman mazlum halkların, ulusların özgürlük ve bağımsızlıklarını kazanmalarını, dış müdahalelere karşı çıkmalarını ve kendi kaderlerinin efendileri olmak için verdikleri haklı mücadeleleri her zaman destekledi. Çin hükümetinin belirlediği politikaları takip edecek olan heyetimiz BM’de barışı seven, uluslararası barış davasının adaleti destekleyen ve insanlığın ilerlemesini teşvik eden tüm ülkeler ile birlikte çalışacak. ABD halkı muhteşem ve halklarımız arasında bir dostluk var. Bizler New York ve Amerikan halkının her kesiminden insanlara iyi dileklerimizi iletmek için bu fırsatı değerlendirmek istiyoruz.”

Delegasyonun Çin Halk Cumhuriyeti’ni temsil eden resmi bir sıfatla BM Genel Kurulu’na katılması nasıl bir histi? Heyet, salona girerken coşkulu bir alkış almıştı. O zamanki atmosferi hatırlıyor musunuz?

Heyetimiz 15 Kasım sabahı ilk kez BM Genel Kurulu konferans salonuna girdi ve üzerinde “Çin” yazan kartın arkasına oturdu. Farklı ülkelerden delegeler yorulmaksızın fotoğraf çeken gazetecilerle çevirili şekilde bizlere tebriklerini sunmak için geldiler. BM 16. Genel Kurulu’ndaki tartışmalar çoktan bitmişti, o sabah konferans salonuna insanları çeken şey Çin Halk Cumhuriyetini ağırlamak için yapılan özel bir oturumdu.

Konferans saat 10.30’da BM 26. Genel Kurulu’na başkanlık eden Adam Malik’in karşılamasıyla başladı ve ardından ABD, Japonya ve Sovyetler Birliği dâhil olmak üzere 57 ülkenin konuşması saat 18.00’a kadar devam etti. Oturum devam ederken giderek artan sayıda ülke görüş bildirmek için adlarını yazdılar ancak zamanın kısıtlı olması sebebiyle bu mümkün olmadı. Buna karşın herkesin konuşması konferans kayıtlarına dahil edildi.

Karşılama konuşmalarının ardından Çin heyetinin başkanı Qiao Guanhua, gürleyen alkışlar arasında bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmanın içeriği, Cumhurbaşkanı Mao Zedung’un heyet Çin’de ayrılmadan paylaştığı bilgilere dayanıyordu. Konuşmanın tam metni ertesi ABD’nin New York Times gazetesinde yayımladı.

O günden bu yana 50 yıl geçmesine rağmen BM’yi kontrol edemedikleri zaman küçümseyenler olsa da, BM hâlâ uluslararası meselelerin iş birliği yoluyla ele alınmasında temel bir kurum olmaya devam ediyor Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in açıkça belirttiği üzere “Çin, BM ile iş birliğini yeni bir düzeye taşımak için aktif çabalarına devam edecek.” Dolayısıyla daha iyi bir dünya inşa etmek umuduyla geleceğe bakabileceğimize inanıyorum.