Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying bugün düzenlenen basın toplantısında, geçen hafta sonu düzenlenen Çin- Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üst düzey stratejik diyaloğuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Hua Chunying, ABD’nin daveti üzerine Çin’in, ABD ile Çin-ABD üst düzey stratejik diyalogu düzenlemek için Anchorage’a gittiğini söyledi. 
Hua bu diyalog sırasında “Çin ve Amerika Birleşik Devletleri kendi iç ve dış politikaları, Çin-ABD ilişkileri ve önemli uluslararası ve bölgesel ortak endişe konuları etrafında samimi, derinlemesine, uzun vadeli ve yapıcı iletişimler yürüttüler” dedi.
Hua Chunying, iki tarafın diyalog ve iletişimi sürdürme, karşılıklı yarar sağlayan iş birliği yapma, yanlış anlaşılmaları önleme, çatışmalardan kaçınma ve Çin-ABD ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde gelişmesini teşvik etme konusunda anlaştıklarına işaret etti.
Sözcü Hua şunları ekledi:
“Çin kendi egemenliği, güvenliği ve kalkınma çıkarlarıyla ilgili konularda sağlam tavrını açıkladı ve ABD’nin bunu daha net bir şekilde anladığına inanıyorum. Çin, egemenliğin ve toprak bütünlüğünün temel prensipler olduğunu açıkça ABD’ye işaret etti. ABD, Çin’in ulusal egemenliği, güvenliği ve kalkınma çıkarlarını savunma kararlılığını ve Çin halkının ulusal onuru ve meşru hak ve çıkarları koruma iradesini küçümsememelidir.”
Hua Chunying, ABD’nin Taiwan konusunda “Tek Çin” politikasına bağlılığını yeniden teyit ettiğini söyledi. 
Hua’nın verdiği bilgiye göre, her iki taraf da pandemiyle mücadelenin yanı sıra iklim değişikliği alanında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeye kararlı. Diplomatik misyonların yeniden açılması ve medya mensuplarının normal faaliyetlerine dönmesi gibi hususlar da Alaska’da masaya yatırıldı.
AMERİKAN DEĞERLERİ NE KADAR EVRENSEL?
Alaska görüşmesinde Çin’de diplomasinin en yüksek ismi Yang Jiechi’nin “ABD uluslararası toplumu temsil etmiyor” sözü büyük dikkat çekmişti. Basın toplantısında bu ifadeyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Sözcü Hua Chunying “Birleşik Devletler ve onun birkaç sözde müttefiki uluslararası toplumu temsil edemez. Aslında dünyadaki çoğu ülke ABD’yi uluslararası toplum olarak tanımıyor, Amerika Birleşik Devletleri’nin değerlerini uluslararası değerler olarak görmüyor.” dedi.
“ÇİN VE ABD’NİN ORTAK DOST ÇEVRESİ OLABİLİR” 
Hua Chunying hem Çin hem de Amerika Birleşik Devletleri halklarının, aynı zamanda ABD’nin bazı müttefikleri dâhil olmak üzere dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğunun, Çin ve ABD’nin barış içinde bir arada yaşamalarını umduklarını vurguladı.
Hua “Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ortak bir dost çevresi olabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin büyük bir ülke olarak sahip olması gereken özgüven ve tavrı göstereceğini ve diğer ülkeleri taraf seçmeye zorlamayı bırakacağını umuyoruz.” dedi.
Hua Chunying ayrıca Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Çin’e yapacağı ziyaretin zamanlamasına dair bir soruya yanıt verirken, “diplomatik ilişkilerde herhangi bir ziyaretin her iki tarafça önceden müzakere edildiğini” hatırlattı. Hua “Çin-Rusya ilişkilerinin gelişmesi herhangi bir ülkeye yönelik değildir.” dedi.
Lavrov’un Alaska’daki Çin-ABD görüşmelerinin ardından Çin’i ziyaret edecek olması bazı medya organlarında spekülasyon konusu yapılmıştı. Lavrov ile Wang Yi’nin, Çin’in Guangxi eyaletinin merkezi Guilin’de görüşecekleri açıklandı.
Hua, Çin-Rusya ilişkileriyle ilgili olarak basın toplantısında şu ifadeleri de kullandı:
“Dünya ne kadar çalkantılıysa, Çin-Rusya iş birliği o kadar sağlam bir şekilde ilerlemelidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin başını çektiği Batılı ülkeler, uzun zamandır, diğer ülkelerin içişlerine sözde demokrasi ve insan hakları bayrağı altında keyfi bir şekilde müdahale etmiş, dünyada pek çok soruna yol açmış ve hatta kargaşanın, savaşların kaynağı haline gelmiştir. Çin ve Rusya her zaman omuz omuza durmuş, arka arkaya yakın iş birliği içinde çalışmış, dünyadaki hegemonyaya ve zorbalığa kararlı bir şekilde karşı çıkmış ve dünya barışını ve istikrarını korumanın temel dayanağı haline gelmiştir.”