Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bugün Beijing’de yoksullukla mücadelede kapsamlı zafer kazandıklarını ilân etti. Xi, Çin’in yoksulluğu ortadan kaldırma misyonunu başarıyla tamamladığını, böylece insanlık için ulu bir mucize yarattığını kaydetti.

Dünya geneline bakıldığında, Çin dışında bu kadar kısa süre içinde milyonlarca kişiyi yoksulluktan kurtarabilen başka ülkenin bulunmadığı göze çarpıyor. Çin geçen 8 yıl içinde yılda ortalama on milyon kişiyi yoksulluktan kurtardı. Bu başarı, diğer ülkelerde hayal bile edilemeyecek bir ilerleme niteliğinde. Analistler, Çin’in yoksullukla mücadele hızına hayran kaldıklarını belirterek, Çin’in bu başarısının sırrını deşifre etmeye çalışıyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bugün yaptığı konuşmada, Çin’in sıra dışı yoksullukla mücadele sürecini hatırlatıp Çin’in bu alandaki çalışmalarını özetledi. Xi, Çin’in başarı sırrının Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) liderliği, halk merkezli gelişme konsepti ve sosyalist sistemin avantajları olduğunu anlattı. Xi’nin açıklamaları dünya kamuoyunun yoğun ilgisini çekti.

Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak Çin’in yoksullukla mücadele çalışması, insan haklarını korumada kaydettiği gözle görülür ilerlemeyi yansıtırken, küresel yoksullukla mücadele sürecini de hızlandırdı. Rakamlara göre, Çin’in küresel yoksullukla mücadeleye sağladığı katkı oranı yüzde 70’i aştı ve Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Sürdürülebilir Gündeminde belirlenen hedeflere on yıl erken ulaşıldı.

BM Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Çin Temsilcisi Matteo Marchisio basına verdiği demeçte, Çin’in uygulamalarının yoksulluğu ortadan kaldırmanın bir hayal olmadığını, tam anlamıyla gerçekleştirilebilecek bir misyon olduğunu kanıtladığını kaydetti. Çin’in deneyimlerinin, yoksullukla mücadelede nihai zafer kazanmanın bu çağda bile mümkün olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Marchisio, “Bu, Çin’in küresel yoksullukla mücadeleye yaptığı en değerli katkıdır.” diye konuştu.

Nitekim Çin’in iktidar partisi ÇKP yoksullukla mücadele, halkın yaşamını iyileştirmek ve ortak refaha kavuşmak gibi çalışmaların sosyalizmin özü olduğunu vurgulayarak, bu nedenle yoksulluktan kurtulmanın bir bitiş noktası olmadığını, sadece yeni bir yaşam ve yeni mücadelenin başlangıcı olduğunu savundu.