Xinhua

Dünyanın en kalabalık ülkesinde, mutlak yoksulluğun sona ermesi, tarihi bir dönüm noktasından başka bir şey değildir.

Yoksulluğu azaltmak, insanlık için ortak ve devam eden bir sorundur. 1,4 milyar nüfusu bulunan Çin, geçen on yılları, özellikle 2012 yılından bu yana, emsalsiz çabalarla bu sorunu aşmak için kullandı.

Sonuç; 100 milyon insanı sekiz yılda yoksulluktan kurtarmak ve mutlak yoksulluğa veda etmek. 100 milyon için değişimler gerçek, hasta bir adamın tedavi olabilmesi, bir annenin işinin olması, bir ailenin harap bir barınaktan kurtulması ya da bir öğrencinin okula gitmek için artık bir uçuruma tırmanmak zorunda kalmaması. Yaşamlarının iyileşmesi, bu insanlara umutlar ve hayaller sağlıyor. Ülkenin, yoksulluğa karşı mücadelesinde tam zaferini kutlamak adına geçen hafta perşembe günü yapılan toplantı, büyük mücadelenin kazanılmasının ulusun kararlılığı, karakteri ve gücünü ispat etmesi açısından birçok kişide güçlü duygular uyandırdı.

Yoksulluğu ortadan kaldırmak, insanların yaşamlarını düzeltmek ve ortak refahı sağlamak için sosyalist fikirlerden ilham alan Çin Komünist Partisi (ÇKP), yoksullukla mücadeleyi, siyasi hedeflerinin en üstüne koydu. ÇKP’nin çabaları, basit ve net bir amaçtan kaynaklanıyordu, insanlara gerçek faydalar sağlamak. Bu çabalar, ne siyasi puan kazanma ne de diğer ülkelerin sistemleri ya da yönetimleriyle rekabet için savaş alanı yaratma niyeti güdüyor.

Çin, kendi yoksulluk sınırını 2010 yılındaki sabit değerlerle kişi başına yıllık geliri 2 bin 300 yuan ya da satın alma paritesine göre, kişi başına günlük 2,3 dolar olarak belirledi. Bu, Dünya Bankası’nın, kişi başına günlük 1,9 dolar olan kıstasından daha yüksektir. 2020 yılına kadar, bir kişi yılda 4 bin yuan’dan daha az kazanıyorsa, yoksul olarak listelenebilir.

ÇİN DÜNYA ÇAPINDA YOKSULLUĞUN AZALTILMASINA YÜZDE 70 ORANINDA KATKIDA BULUNDU

Sayısal hedeflerin yanı sıra Çin, yoksul insanların “iki güvenceye” (yeterli gıda, yeterli giyim) ve “üç garantiye” (zorunlu eğitime erişim, temel tıbbi hizmetler ve güvenli barınma) sahip olmasını sağladı. Çin, yoksulluğu azaltma çabasında kalite ve standartlardan ödün verilmemesini sağlamak için en katı değerlendirmeyi yaptı. Dünya Bankası verilerine göre, Çin, son 40 yılda dünya çapında yoksulluğun azaltılmasına yüzde 70 oranında katkıda bulundu.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in, son sekiz yılda kesilmeyen ilgisi ve devamlı baskısı, ivmenin sürmesini sağladı. Xi’nin liderliği altında, yoksulluğa karşı mücadele, yoksulluğun azaltılmasının bir uzlaşma ve sürekli eylem çağrısı olduğunu Çin yaşamının her dokusuna işlendi. 

Bilgeliği ve yöntemleri araştıran Çin, yoksulluğa karşı mücadelede büyük bir deneyim biriktirdi.

Neredeyse cerrahi bir hassasiyetle, ülke hedeflenmiş yoksullukla mücadele veri tabanı oluşturdu ve yoksullukla mücadelede farklı insanlar için özel reçeteler hazırladı. Esneklik ve ustalıkla, çiftçiler yeni ürünleri denemeyi ve yeni sığır türü yetiştirmeyi başardılar. Kitlesel seferberlikle, 3 milyon “birinci kâtip” ve kadro, yoksulluğu yok etmeye yardım etmek için köylere gönderildi. Hem kamu, hem de özel sektör yoksulluğu azaltma projelerine destek verdi. Hükümet fonlarının desteğiyle, yollar ve köprüler inşa edildi ve 9,6 milyondan fazla insan daha uygun bölgelere yeniden yerleştirildi. Uygun kontroller ile denetim mekanizmaları, yoksulluğun azaltılmasının geçen yıllara direnebilmesini sağladı.

Çin’de eski bir laf vardır, “Bir adama bir balık verin ve onu bir günlüğüne besleyin; ona nasıl balık tutulacağını öğretin ve onu bir ömür boyu besleyin.” Dış desteğe ilaveten Çin, yoksullar arasında, kendine güven yoluyla yoksulluktan kurtulma bilincini geliştirdi. Eğitim programlarıyla becerilerini iyileştirmeye odaklandı ve onlara bağış yapmak yerine iş sağladı. Bu şekilde, yoksullar, yoksulluğu azaltma programlarına daha fazla dâhil oldular.

Mutlak yoksulluğa ve bölgesel yoksulluğa karşı zafer, ÇKP liderliğinin ve Çin karakterli sosyalizmin gücünü gösteriyor.

ÇİN DAHA FAZLA MUCİZENİN BAŞLANGICINI İŞARET EDİYOR

Çin’in yoksulluğu azaltması başarıdır, henüz bir son nokta değildir. Çin, küresel olarak gelişmekte olan en büyük ülke olmaya devam etmektedir. Dengesiz ve eşitsiz kalkınmadan dolayı halen sorunlarla karşı karşıyadır. Tam yoksulluğu ortadan kaldırmak, yeni bir başlangıç noktasıdır. Çin, yoksullar için destekleyici politikalar ve yardımın istikrarlı kalacağı beş yıllık geçiş dönemi dâhil olmak üzere, yoksulluğun azaltılması ve kırsal kesimlerin canlandırılmasındaki başarıları sağlamlaştırmak amacıyla düzenlemeler yaptı.

Dünyada birçok ülkede zenginler ve yoksullar arasındaki büyük uçurum olan 700 milyon kadar aşırı yoksul insan bulunuyor. Çin’in zaferi, cesaretlendirici bir işareti gösteriyor. Küresel yoksulluğun azaltılmasının hızını artırdı, bu yüzden aşırı yoksulluğun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik güveni pekiştirdi.

Çin, içeride yoksullukla mücadele verirken, ayrıca diğer gelişmekte olan ülkelerde de bu yöndeki çabaları aktif olarak destekledi. Çin, yardımlar ve Kuşak Yol İnisiyatifi gibi girişimler aracılığıyla diğer ülkelerdeki insanlar için refah ve fırsat yaratmaya kararlıdır. Bütün yollar Roma’ya çıkar. Hiçbir ülke körü körüne diğerlerinin adımlarını takip etmemeli ya da tek geçerli ülke gibi onların kalkınma yollarını izlememelidir. Ancak, Çin’in yoksulluğu azaltmadaki zaferi, planlamadaki bütüncül yaklaşımı ile uygulamadaki azmi göz önüne alındığında, en azından umut yarattı ve özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olmak üzere, dünyaya değerli bir referans sağladı. 

Geleceğe bakıldığında, Çin, ortak gelişme ve kazan-kazan iş birliği ruhu içinde uluslararası toplumda değişimler ve karşılıklı öğrenme beklemektedir. Çin, ayrıca yoksulluğu azaltmanın faydalarının, dünya çapında daha fazla insana ulaşmasının sağlanmasını istemektedir. Çin’in, mutlak yoksulluğa karşı savaştaki zaferi diğer bir başlangıcı, çalışılması gereken daha fazla mucizenin başlangıcını ve daha parlak bir geleceğe giden yolu işaret ediyor.