Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, huzurlu ve barış içindeki Xinjiang’ın Çin’in kuzeybatısında ayakta durduğunu ve dünya halkını Xinjiang’a davet ettiklerini kaydetti.

Kısa süre önce South China Morning Post gazetesinde yer alan bir yoruma göre, Batı dünyası Çin’in terörle mücadelede elde ettiği başarıları kasıtlı bir şekilde yok etmeye çalıştı ve Çin’i Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’inde sözde “soykırım” uygulamakla suçladı. Amerikan yönetimi daha da ileri giderek Doğu Türkistan İslami Hareketi’ni terör listesinden kaldırarak Çin’in terörle mücadelesinin uluslararası meşruiyetini iptal etme girişimde bulundu.

Zhao Lijian, bugün düzenlenen basın toplantısında söz konusu haberi övdü ve Xinjiang’la ilgili konuların şiddetli terör, aşırıcılık ve bölücülük karşıtı meseleler olduğunu hatırlattı.

Çin hükümetinin yasalara göre her türlü terörizme kararlılıkla engel olduğunu ve Xinjiang’da devamlı dört yıldır şiddetli terör olayı yaşamadığını dile getiren Zhao Lijian, ancak Batı medyasının buna kör ve sağır kaldığını ve bazı Çin karşıtı güçlerin hiç kanıt sunmadan Çin’i “soykırım” ile suçladığını ifade etti.

“Çin'in teröre karşı savaşı hakkında Batı'nın size söylemediği şey”_fororder_QQ图片20210416205039

Zhao Lijian, yalanların gerçeği örtemeyeceğini kaydederek, uluslararası toplumun Xinjiang hakkında gerçek ve adil seslere kulak vereceğine inandıklarını belirtti.

Zhao Lijian ayrıca Çin Medya Grubu (CMG) tarafından yayınlanan “Tanrı Dağları’nın Güneyi ve Kuzeyi” belgeselinden bahsederken, belgeselin ondan fazla Xinjiang sakininin hikayelerini anlattığını ve Batı medyasının bakış açısından farklı gerçek bir Xinjiang’ı izleyicilere gösterdiğini belirtti.

South China Morning Post’ta Shan Weijian imzasıyla çıkan “Çin’in teröre karşı savaşı hakkında Batı’nın size söylemediği şey” başlıklı makalede, “Batı’da okumadığımız şey şudur: Terörizm Xinjiang’da kontrolden çıkıyordu ve bugün ciddi bir tehdit olmaya devam ediyor” denildi.

Bölgede ve ülke genelinde düzenlenen terör eylemlerinin ardından Çin’in gerekli tedbirleri aldığına dikkat çekilen makalede, “Çin’in terörle mücadele önlemleri ne kadar sert algılansa bile Amerika Birleşik Devletleri’nin önlemlerine kıyasla daha sönük kalıyor” ifadesi yer aldı.

Aynı makalede Xinjiang’dan çıkan savaşçıların Afganistan’da ve başka yerlerde ABD kuvvetleriyle savaştıkları, birçoğunun yaralandığı, öldürüldüğü veya esir alındığı hatıratıldı ve ABD’nin Guantanamo Körfezi’nde yıllarca 22 Uygur’u tuttuğu belirtildi.

Makalede Trump yönetiminin ETIM’i terör örgütleri listesinden çıkarmasıyla ilgili olarak şöyle denildi:

“5 Kasım 2020’de, ABD başkanlık seçimlerinden iki gün sonra, Trump yönetimi ETIM’i terörist grup listesinden çıkardı. Zamanlama daha manidar olamazdı. Tek bir kalem hareketiyle ETIM destekli terörizm artık ABD için bir sorun değildi ve Çin’in terörle mücadele kampanyasının uluslararası meşruiyeti sorgulanmaya açık hale getirilmişti. Bu, Pompeo’nun görevden ayrılmak için toplandığı gün soykırım ilan etmesine yol açtı. Bunun da zamanlaması önemliydi. Artık savaşacak terörist yoksa, Çin’in politikaları etnik baskı olarak etiketlenebilirdi.”