Tarihte, birçok ülkenin teknoloji alanında Çin’i zora sokmaya çalışmasına dair hadiseler mevcut. 1960 yılında Sovyetler Birliği, Çin’e yardım sağlayan uzmanlarını geri çekmiş, Çin’in silah geliştirme çalışmalarını zorlaştırmıştı. Ancak bu zorluklar, Çin’in ilerlemesini engelleyemediği gibi, Çin’in dış yardım olmadan, kendi gücüne dayanarak ilerleme kaydetmesine vesile oldu. Çin, bu olaydan sadece birkaç yıl sonra atom bombası denemesini başarıyla gerçekleştirdi.

Günümüzde de bazı Batılı ülkeler Çin’i ileri teknolojiler açısından zor duruma sokmaya çalışıyor.

Biden yönetimi, kısa süre önce süper bilgisayar alanında faaliyet gösteren yedi Çinli kuruluşa yaptırım uygulayacaklarını ilan etti. Yaptırım listesinde Wuxi’deki Çin Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi de yer alıyor. Merkezin 2016 yılında geliştirdiği “Sunway TaihuLight” adlı süper bilgisayar, bir dönem “dünyanın en hızlı süper bilgisayarı” unvanına sahipti. “Sunway TaihuLight”, 2020 yılında yayımlanan en son sıralamaya göre, Japonya’dan “Fugaku”,  ABD’den “Summit” ve “Sierra” süper bilgisayarlarının ardından dördüncü sırada bulunuyor.

Dev miktar ve boyutta veri işleyebilen ve yüksek hızda hesaplama gerçekleştirebilen süper bilgisayarlar, savunma, tıp, meteoroloji, finans, enerji, çevre koruma ve imalat gibi farklı alanlarda kullanılıyor.

Şu an bu alanda ulaşılmaya çalışılan hedef, işlem kapasitesi exaflops seviyesinde olan, yani saniyede bir kentilyon işlem yapabilecek süper bilgisayarlar geliştirmek. Bu tür süper bilgisayarların 1 saatlik çalışmasının, 1,3 milyar kişinin 10 bin yıl çalışmasına eş değer olduğu belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin’e karşı uygulamaya başladığı en son yaptırımların “Çin’in Amerikan teknolojilerinden faydalanarak, ABD’nin askerî modernizasyonunun istikrarını sabote etmesini engellemeyi” amaçladığını açıkladı.

Ancak, gerek Çin’in son yıllarda süper bilgisayar kullanım durumuna, gerekse Çin’in faydalandığı teknolojilere bakıldığında, Biden yönetiminin yaptırımlarının bir dayanağının bulunmadığı söylenebilir. Süper bilgisayarların ileri teknolojili silahlar geliştirme alanındaki avantajlarının bilinmesine rağmen, Çin, öteden beri “barış içinde bir arada yaşamanın beş ilkesi”ni izliyor, müdafaa nitelikli bir savunma politikası sürdürüyor. Çin, diğer ülkelere savaş açmadığı gibi, diğer ülkelerin istikrarını bozma girişiminde de bulunmuyor.

Öte yandan, Çin, süper bilgisayarın en temelindeki hesaplama sistemi ve bağlantı arası iletişim alanlarında uzun süredir yerli imkânlarına dayanıyor. Dolayısıyla Çin’in Amerikan teknolojilerinden faydalanarak ABD’nin faaliyetlerini sabote ettiği iddiaları tamamen mesnetsiz.

ABD’nin son yaptırımları, Washington’un ileri teknoloji alanındaki endişelerini de gözler önüne serdi. ABD ile Japonya, dünyada en hızlı süper bilgisayarlara sahip olmalarına karşın, iki ülkenin konumu pek sağlam değil.

Biden yönetimi de Çin’de süper bilgisayar geliştiren kuruluşlara baskı uygulayarak ABD’nin siyasi hegemonyasını ve teknoloji tekelini korumayı amaçlıyor. Ancak Çin’in süper bilgisayar alanındaki Ar-Ge kapasitesine bakıldığında, Washington’un bu çabalarının başarıya ulaşmasının imkânsız olduğu düşünülüyor.

İlk olarak, Çin’in süper bilgisayar sektörü dış müdahaleler nedeniyle durma noktasına gelmedi. Yaptırımlar, Çin’in süper bilgisayar geliştirme hızını biraz düşürmüş olsa da uzun vadede Çin’in bu konuda dışa bağımlılığını kırmasına yol açtı.

Barack Obama yönetimi, 2013-2015 arasında defalarca dünya birinciliği elde eden Çin’in “Tianhe-2” süper bilgisayarına dönük yaptırımlar hayata geçirmiş, ABD’li şirketlerin Çin’e çip satmasını yasaklamıştı.

Ancak Çinli bilim insanları, Intel şirketine ait Xeon Phi işlemciler yerine Çin menşeli Matrix2000 işlemcilerini kullanmak suretiyle “Tianhe-2”nin kapasitesini önemli ölçüde yükseltti.

Yaptırımların devreye sokulmasından altı ay sonra Çin menşeli çipin kullanıldığı “Sunway TaihuLight” adlı süper bilgisayar kullanıcılarla buluştu ve dünya birinciliğini elde etti.

Çin’in süper bilgisayar geliştirme, çip geliştirme ve sistem tasarlama alanlarındaki Ar-Ge teknolojisi giderek olgunlaşırken, Çin bu alanda teknolojik bağımsızlığa ulaştı.

İkinci olarak, Çin’de iç ve dış sirkülasyonun birbirini ilerlettiği bir kalkınma modeli teşvik edilirken, Çin’in süper bilgisayar piyasasının potansiyeli de geniş bir ufka sahip. ABD piyasasının bu açıdan zayıf bir konumda olması, ülkede süper bilgisayar geliştirme çalışmalarının da yavaş ilerlemesine yol açıyor. Çin’de süper bilgisayarlar artık petrol sondajı, havacılık ve uzay, finansal analiz ve savunma gibi alanlarda kullanılıyor.

Çin’in teknolojik avantajları, süper bilgisayar geliştirmesini hızlandırıyor_fororder_TIANHEFOTOSU

Covid-19 aşısı geliştirilirken farmakokinetik simülasyonunda da süper bilgisayarlar önemli rol üstlendi. Özetle, Çin’in kapsamlı olarak kalkınma kapasitesi arttıkça süper bilgisayarlara olan ihtiyacı da artıyor. Bu da Çin’de süper bilgisayarların gelişmesine dinamizm katıyor.

Üçüncü olarak, Çin süper bilgisayar geliştirmede sürdürülebilirlik açısından büyük avantajlara, gerek yazılım gerekse donanım açılarından kendi geliştirdiği kritik teknolojilere sahip.

Bunun yanında, büyük miktarda elektrik tüketimi küresel süper bilgisayar sektörünün gelişmesinin önündeki büyük bir engel. Çin, düşük ısılı süper iletken devreler geliştirme alanında dünyada ilk sıralarda bulunuyor. Bu da yakın gelecekte Çin’in hem yüksek hesaplama kapasitesine hem de çevre dostu süper bilgisayarlara sahip olacağı anlamına geliyor.

Son olarak da Çin, sosyalist sistemin getirdiği avantajlar sayesinde ulusal gücünü kullanarak önemli işleri gerçekleştirebilme olanağına sahip. Çin’in salgınla mücadelede stratejik ilerleme kaydetmesi bunu kanıtladı. Çin’in geçen yüzyılın ortasında geliştirdiği atom bombası, füze ve uyduların yanı sıra yakın zamanda hayata geçirdiği, toplumsal ve ekonomik gelişmeyi yakından ilgilendiren bir dizi proje, dış güçlerin boykotuyla karşı karşıya bulunuyor. Ancak tarihi uygulamalar, boykot ve yaptırımların boyutu ne kadar ciddi olursa olsun, Çin halkının Çin Komünist Partisi (ÇKP) liderliği altında zorluklar ve meydan okumaların üstesinden gelebileceğini defalarca ispatladı.

Çinli bilim insanları, ABD’nin süper bilgisayar alanında uyguladığı yaptırımlara karşı zorluklara boyun eğmeme ruhunu canlı tutarak, yeni nesil süper bilgisayar teknolojisinde yeni ilerleme kaydedecek. Bu bağlamda ABD’nin yaptırımlarının yine boşa çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.