China Daily

Covid-19 salgınını kontrol altına alabilen ilk büyük ekonomilerden biri olan Çin’in son ticari verileri, küresel bir üretim üssü ve küresel bir pazar olarak ikili rol oynamasının pandemi sonrası toparlanmaya destek sağladığını gösteriyor.

Çin Gümrük Genel İdaresi tarafından pazartesi günü yayınlanan verilere göre, Çin’in dış ticareti mayıs ayında yıllık yüzde 26,9 arttı. Ülkenin dış ticareti bu yılın ilk beş ayında 14,76 trilyon yuan’a ulaştı. 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 28,2 ve 2019’a göre yüzde 21,6 artış gözlemlendi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin kendi ekonomisini Çin’den ayırmaya ve diğer ekonomileri de buna uymaya teşvik etmeye yönelik girişimlerine rağmen, Çin’in dört büyük ticaret ortağı olan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Avrupa Birliği (AB), ABD ve Japonya ile olan ticareti artış gösterdi. Bu yılın ilk beş ayında Çin’in ASEAN’la ticareti yüzde 29,2, AB ile yüzde 28,7, ABD ile yüzde 41,3 ve Japonya ile yüzde 14,9 arttı.

Sadece Çinli işletmeleri değil, aynı zamanda kendini ve diğer gelişmiş ekonomileri de etkileyen ABD’nin koyduğu gümrük vergileri, teknolojik yaptırımlar ve yatırım yasakları şeklindeki ticaret engelleri olmasaydı, Çin’in AB, ABD ve Japonya ile ticareti muhtemelen daha da yüksek olurdu. Bu da iki ekonominin ayrışmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Buna rağmen, Çin’in dış ticaretinin, devam eden Covid-19 salgınınının yanı sıra ABD’nin ham madde fiyatlarını yukarı çeken sınırsız parasal genişlemesinden ve Çin ekonomisini kontrol altına almak için yoğunlaşan çabalarından olumsuz yönde etkilendiğini kabul etmek gerekir.

ÇİN ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER İÇİN GÜVENİLİR VE KÂRLI BİR KAYNAK

Bu gelişmelerden darbe alan Çin’in ihracatı, mayıs ayında nisan ayına göre yüzde 0,4 azalırken küçük ve orta ölçekli işletmeler artan baskılarla karşı karşıya kaldı. Bu ters rüzgârlar esmeye devam ederse, Çin’in ihracatı artan aşağı yönlü baskıyla karşı karşıya kalacak ve ithalatının performansı, iç talebi teşvik etme boyutuna bağlı olarak değişecektir.

Hükümet, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik desteklerini güçlendirmeli ve ülkenin yüksek kaliteli kalkınma arayışınının artan enflasyon baskısına karşı durabileceğini güvence altına almalıdır.

Buna rağmen veriler, Çin’in küresel sanayi ve tedarik zincirlerindeki konumunun sarsılmaz olduğunu gösteriyor. Çin, çok uluslu şirketler için güvenilir ve kârlı bir kaynak olmaya devam ediyor. AB Ticaret Odası tarafından salı günü yayınlanan İş Güveni Anketi 2021’e göre, Çin’de faaliyet gösteren AB işletmelerinin yüzde 68’i gelecekteki büyümeleri konusunda iyimser.