Global Times / George N. Tzogopoulos

Çin’in tarihi bugünün yol göstericisi, geleceğinin de temelidir. Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 1921’den bu yana aldığı yol 1949’de yeni Çin’in kuruluşu ve sonraki on yıllardaki etkileyici dönüşümü ile iç içe geçmiştir. Bu yolculuk ağır ve zordu. Çin ekonomisi farklı aşamalardan geçtikten sonra sonunda istikrara kavuştu -ilk olarak tarımsal üretimi artırarak ve altyapı işlerini teşvik ederek-. 1978’de başlatılan reform ve dışa açılma süreci kısa sürede küreselleşmiş özellikler alacağı uluslararası ortamda Çin ekonomisinin potansiyelini zincirlerinden kurtuldu ve bu özellikler Soğuk Savaş dönemi sonrasında büyük ölçüde açığa çıktı.

Çin’in ekonomik yolu batılı standartlardan farklı olmasına rağmen, somut sonuçlar üretti. Vatandaşlarının yaşam koşulları Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra sürekli iyileşti ve ülke yabancı şirketlerin çok yönlü yatırımlarının alanı haline geldi. 2001’de Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olması Çin’in beklentilerini hızlandırdı. 20 yıl sonra Çin dünyadaki ikinci büyük ekonomidir. Bunu yaparak, Çin mutlak yoksulluğu yok ederek ilk yüz yıllık hedefine çoktan ulaştı.

ÇİN ULUSLARARASI SİSTEMDE FARK YARATTI

Covid-19 salgını artan Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gerginlikleri ile birlikte belirsizlikler yaratıyor. Çin hükümetinin görevi bu belirsizliklerin uluslararası sistemde neden olabileceği etkiyi en aza indirmek ve ikinci yüzyıllık hedefine 2049’da ulaşmak için sabırla çalışmaktır. Bu koşullarda, ÇKP 19. Merkez Komitesi 6. Genel Kurul toplantısı yeni dönemin politikalarını tasarlarken önceki deneyimlerden yararlandı.

Çin’in uluslararası sistemde fark yaratmasının ana nedeni ülkeyi güçlendirmek umuduyla liderliğinin yaptığı ettiği uzun dönemli planları uygulamaya bağlılığıdır. Süreklilik kesinlikle önemli olsa da 21. yüzyılda teknolojik gelişmeye yapılan vurgu araştırma ve gelişme yoluyla Çin’in gelecek yolunu belirliyor. Birkaç yıl önce, Çin’in uzay yolculukları neredeyse düşünülemez bir şeydi. Ama şimdi bunlar tekrarlanan olaylar ve sıkı ve akıllı çalışmanın getirebileceği meyveleri vurguluyor.

ÇİN KARAKTERLİ SOSYALİZM

Çin hükümeti yeni teknolojilere dayanarak Covid-19 salgınını kontrol altına almayı başardı. Böylece yeni dalgalar ortaya çıkarken bunların yol açacağı bulaşmaları önleyebildi. Çin aşırı önlemler alma cesareti göstererek halkının hayatını ve sağlığını korudu. Aşırı koşullarda insan sağlığını korumadaki başarı bazı fedakarlıklar gerektirir. Çin gelecek yıllarda muhtemelen fırtınalı dönemlerden geçmek zorunda kalacak. Bu onun tarihinde yeni bir şey değil ve geçmişte başarılı olma kararlığına yansıdı. Aynı iradeye şimdi, statik olmayan ama çok hızlı bir şekilde artan gücünün gerçekleşmesinden kaynaklanan kendine güven eşlik ediyor.

Batı ile anlaşmazlıklar gündemin bir parçası ve barışı koruma ile refah yaratma perspektifi ile idare edilmesi gerekir. Dünya 2022’de bir normalliğe dönmeyi beklerken Çin’in bütün dünyada büyümeye katkısı salgın sonrası döneme güvenli geçişi sağlamak için hayati olacak. Çin hükümeti Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne bağlı kalarak, sadece ulusal hedeflerine ulaşmakla kalmayacak aynı zamanda insanlık için ortak geleceği sahip bir topluluk vizyonunu daha da geliştirebilecek. Ülke içinde ve uluslararası olarak büyük sorumluluklar ilerlemenin çerçevesini çizecek ve Çin karakterli sosyalizmin anlamını açıklayacak.