Sanayileşmenin başlangıcından bu yana, insanlık eşi görülmemiş maddi zenginlik yarattı. Ancak, bu refahın doğaya ağır bir bedeli oldu. Bu nedenle, insanlar yeşil bir çevrede yaşamalı, bu yüzden her yıl, nesilden nesle daha fazla ağaç dikmek için kollarımızı sıvamalı ve doğayı önemseyen felsefeyi takip etmeliyiz.

Doğal kaynakların ölçülü kullanımı, ekolojik uygarlığın gerçek özüdür. Daha basit, daha yeşil ve düşük karbonlu bir yaşam tarzını teşvik etmeli, aşırılık ile israfa karşı çıkmalı, yeşil ve sağlıklı bir yaşam kültürü geliştirmeliyiz. Çevre koruma bilincini artırmalı, herkesin rol aldığı bir koruma sistemi geliştirmeli ve ekolojik korumayı toplumumuzda ana akım kültür haline getirmeliyiz.

YEŞİL, DÜŞÜK KARBONLU VE İNOVASYON ODAKLI KALKINMAYI BENİMSEMEK

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 28 Nisan 2019’da Beijing’de düzenlenen Uluslararası Bahçıvanlık Sergisi’nin açılış töreninde dikkat çeken bir konuşma yaptı.

Xi, Kuzey Song Hanedanı’ndan Sima Guang tarafından yazılan Zizhi Tongjian’ın sözlerinden alıntı yaparak “doğal kaynakları ölçülü bir şekilde kullanmanın” önemini vurguladı. Toprakların sunabileceği doğal kaynakların sınırlı olduğunu, bu nedenle kısıtlamalarla ve itina ile kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Unutulmamalı ki, doğanın iyileşmesi için aktif bir şekilde zaman ve alan yaratmak, insanlık için daha verimli ve sürdürülebilir bir yaşam ortamını garanti edebilir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, “berrak sular ve yemyeşil dağların paha biçilmez varlıklardır” fikrini öne sürerek, “ekolojik çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmenin ortak yükümlülüklerimiz olduğunu” sık sık yineledi. Sonuçta, Xi’nin her zaman söylediği gibi “Sadece bir Dünyamız var.”
Yeşil, düşük karbonlu ve inovasyon odaklı kalkınmanın peşinde koşmak, Çin’i modern bir sosyalist ülke olma hedefine doğru yönlendiren çabaların bel kemiği. Çin, 2018 yılında ilk kez ekolojik medeniyet fikrini anayasaya dâhil etti. Ülkenin en son beş yıllık planı, 2030’a kadar karbondioksit emisyonlarını zirveye çıkarma ve 2060’a kadar karbon nötrlüğüne ulaşma vaadinin de yolunu açıyor.

14. Beş Yıllık Plan (2021-2025), 2021-2025 döneminde birim Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) başına enerji tüketimini ve birim GSYİH başına karbondioksit emisyonlarını sırasıyla yüzde 13,5 ve yüzde 18 azaltma sözü veriyor. Diğer yandan Çin ayrıca orman stok hacmini 2030 yılına kadar 2005 yılına göre altı milyar metreküp artırmayı ve kurulu rüzgâr ile güneş enerjisi kurulu kapasitesini 1,2 milyar kilovatın üzerine çıkarmayı da taahhüt etti.

SÖZÜ YERİNE GETİRMEK

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, birçok kez Çin’in eylemlerle izlediği bir hedef olan, insan ve doğa arasında uyumlu şekilde bir arada yaşama taahhüdünü dile getirdi.

Çin, son 10 yılda orman kaynaklarındaki artışta 70 milyon hektarı aşan ağaçlandırma alanıyla dünyada ilk sırada yer aldı. Bu arada Çin’de karasal ekosistem türlerinin yüzde 90’ı ve önemli vahşi hayvan popülasyonlarının yüzde 85’i etkin devlet koruması altında bulunuyor.

Çin günümüzde yenilenebilir enerji alanında dünyanın en büyük yatırımcıları arasında yer alıyor ve küresel kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 30’una sahip.

Ayrıca, Ulusal İstatistik Bürosu’nun verilerine göre, ülkedeki kömür enerjisi tüketiminin payı 2017’de yüzde 60,4’ten 2020’de yüzde 56,8’e düştü ve temiz enerji tüketimi 2016’da yüzde 19,1’den 2020’de yüzde 24,3’e çıktı.

Danıştay Enformasyon Bürosu tarafından 21 Aralık 2020’de yayınlanan enerji gelişimiyle ilgili bir Beyaz Kitap’a göre, 2019 yılına kadar ülkenin karbon emisyonları 2005’teki rakamla karşılaştırıldığında yüzde 48,1 oranında azaldı ve hızlı karbondioksit emisyonu artış eğilimini tersine çevirdi.

Cumhurbaşkanı Xi, en son gerçekleştirilen Çin-Fransa-Almanya video konferansında Çin’in iklim değişikliğiyle mücadele vaatlerine atıfta bulunarak, “Görev son derece zorlu. Ancak Çin sözlerini yerine getirecek.” ifadelerini kullandı.