Haber: Gökhun Göçmen

Türkiye-Çin dostluğunun 50. yılında ticaret hacminin dengeli biçimde büyümesi en büyük beklentiler arasında yer alıyor. Çin’de ilki 2018 yılında düzenlenen Uluslararası İthalat Fuarı’na iki kez Türkiye’den katılımı organize eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister’e göre bunun için sektörlerin birbirini tanıması hayati önem taşıyor. Pelister ile yaptığımız söyleşiyi okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz:

Türkiye-Çin ilişkilerinin geride kalan 50 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerimiz uzun yıllara dayanıyor. Çin Halk Cumhuriyeti dünyada üçüncü, Doğu Asya’da ise en büyük ticari ortağımız. 2020 yılında Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Çin, 16’ıncı sırada, kimya sektörü ihracatı açısından ise 20’inci sırada yer alıyor. Trade Map verilerine göre, Çin dünyada ihracatta birinci sıradayken ithalatta ise ABD’den sonra ikinci ülke konumunda. Kimya sektörüne baktığımızda ise Çin’in kimya ihracatında üçüncü sırada, ithalatında ilk sırada yer aldığını görüyoruz. Dolayısıyla kimya sektörümüz açısından Çin’de büyük bir potansiyel olduğunu biliyoruz.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister

2020 yılında Çin ile 25,9 milyar dolarlık dış ticaret hacmimiz bulunuyor. Ülkemiz 2,8 milyar dolarlık ihracat yaparken, 23 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. 2021 yılı ilk altı aylık dönemde ise ülkemiz 1,8 milyar dolar ihracata karşılık, 15,1 milyar dolarlık ithalat yaptı. Burada daha dengeli bir ticaretin olması ülkemiz açısından önemli. Bununla birlikte, her iki devlet başkanının mutabakatta kaldığı 50 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi var. Dolayısıyla bu çerçevede Çin’e önem veriyoruz. Ayrıca, Çin’in “Bir Yol Bir Kuşak” projesi kapsamında her iki ülkede de ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu proje ile Türkiye ile Çin arasındaki lojistik maliyetlerinin büyük oranda düşmesi, nakliye sürelerinin ise kısalması bekleniyor. Böylece iki ülke arasındaki iş birliklerinin daha da artması bekleniyor.

Geçen yıl pandeminin Çin’de ortaya çıkması ve Çin’de üretimin durması, sonrasında tüm dünyaya yayılması ile karantinaların yaşanması, tedarik zincirinin bozulmasına sebep olmuştu. Dolayısıyla hammadde bakımından yüzde 70 oranında dışa bağımlı olan kimya sektörümüz de bu durumdan etkilendi. Ancak bu yıl ocak-temmuz döneminde Çin’e gerçekleştirdiğimiz kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatımız geçen yıl aynı döneme göre yüzde 59,13 artarak 244,9 milyon dolara ulaştı. Çin’e en çok anorganik kimyasallar, plastikler ve mamulleri, boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları, kauçuk, kauçuk eşya ve eczacılık ürünleri ihraç ediyoruz.

İki ülke sizce birbirini yeterince tanıyor mu?

Çin, Ticaret Bakanlığımız tarafından İhracat Ana Planı kapsamında ülkemizin ihracatta öncelikli pazar olarak ilan edilen 5 hedef ülkesinden biri. Çin’in gerçekleştirdiği ithalat açılımı, Türk ihracatçılarımızın Asya Pasifik Bölgesi’nde yeniden pozisyon alması ve ülke olarak 2023 vizyonumuz çerçevesindeki ihracat hedeflerimize ulaşabilmemiz adına stratejik bir pazar sunuyor. Bu kapsamda Çin’i, Asya Pasifik Bölgesi’ne açılan bir kapı olarak değerlendiriyoruz.

Çin’in 5 yılda 10 trilyon dolarlık ithalat hedefi doğrultusunda ilki 2018 yılında gerçekleştirilen Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın Türkiye milli katılım organizasyonunu iki sene üst üste Ticaret Bakanlığımızın himayeleri ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) koordinasyonu ile İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) olarak biz gerçekleştirdik. Bu sayede Çinli firmalar hem Türk markalarını hem de Türk iş insanlarını daha yakından tanıma fırsatı buldu. Aynı şekilde Türk firmalarımız da Çinli firmalar ile iş birliği imkânı yakaladı. Türk ürünlerine yoğun bir ilgi olduğunu görmek bizleri memnun etti. Fuarlar, ticaret heyetleri gibi etkinlikler tanıtım anlamında güzel fırsatlar sunuyor. Biz de İKMİB olarak hedef ülkelerimizden biri olan Çin ile ikili ticaretimizi artıracak, kimya sektörümüzün ihracatına katkı sağlayacak farklı etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Özellikle kozmetik alanında e-ticaret projesi üzerine çalışıyoruz.

İki ülke arasındaki iş birliği beklentileriniz ve atılması gereken adımlar  nelerdir?

Öncelikle ikili ticaretimizin dengeli bir şekilde gelişmesini arzu ediyoruz. İKMİB olarak yaptığımız faaliyetlerle Türkiye- Çin dış ticaret hacminin artmasına katkı sağlamayı umuyoruz. 9 Ekim 2020 tarihinde, Eski Ticaret Bakan Yardımcımız Gonca Yılmaz Batur’un teşrifleriyle, İKMİB koordinasyonunda, “Çin Kozmetik Sektörü Pazar Araştırması” raporu kamuoyu ile paylaşılmıştı. Çin pazarına bugün sınır ötesi e-ticaret yolu ile girişin Türk Kozmetik ihracatçılarımız için önemli potansiyel taşıdığını değerlendiriyoruz.

Öte yandan Çin Halk Cumhuriyeti 1 Mayıs 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kozmetik ithalatına ilişkin yeni yasal düzenleme ve gereklilikler getirdi. Bu düzenlemeler neticesinde kozmetik marka ve ürünler için bildirim ve kayıt şartları değişti. Dolayısıyla Çin’e olan kozmetik ihracat potansiyelinin artacağını öngörüyoruz.