CGTN

Çin, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 1 Temmuz’da kuruluşunun 100. yılını kutladı. 1949’dan bu yana ÇKP, Çin’in iktidar partisidir ve neredeyse 100 milyonluk üyesiyle tarihteki en büyük siyasi partidir.

Çin kendisini (resmi döviz kurları ile yapılan hesaplamaya göre) dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve (satın alma paritesine göre hesaplandığında) en büyük ekonomisi haline getirdi. Çin tarımsal ürünler imalat, demir ve çelik, çimento, beton, kimyasal fiber, otomobil, bisiklet, masa üstü bilgisayar ve cep telefonlarının yanı sıra 200’den fazla büyük sanayi ürününün en büyük üreticisi oldu.

Dünyanın en büyük nüfusuna sahip olan Çin her yıl başka herhangi bir ülkeden daha fazla üniversite mezunu veriyor. En uzun yüksek hızlı tren yolu ağını kurdu ve kentleşme oranını yüzde 70’e yaklaştırdı. Ortalama ömür beklentisi, okur yazarlık ve nüfusun ortalama boyu hep artıyor. Çin, 2020’nin sonunda ülkede mutlak yoksulluğun ortadan kaldırıldığını ilan etti. 2030’da karbon salımının zirve yapması ve 2020’de karbon nötre ulaşma sözü verdi. Çin, Birleşmiş Milletler (BM) barış güçlerine en büyük katkıyı yapıyor.

Çin, ÇKP ile Çin halkı bir bütün olarak Çin’in dönüşümü ve modernizasyonundan büyük gururu duymak için her türlü nedene sahip. Tarihsel bakımdan, Çin’in büyük başarıları, bütün bu başarıların saldırgan savaşlar, diğer ülkelerin işgali, diğer halkların haklarının engellenmesi, diğer ulusları köleleştirmek ya da diğer ülkelerin kaynaklarını yağmalayarak değil, Çin halkının sıkı çalışması ve fedakarlıklarıyla barışçı biçimde gerçekleştirilmiş olması bakımından daha da olağanüstü.

ÇİN HER ZAMAN BARIŞTAN YANA OLDU

İspanya, Portekiz, İngiliz imparatorluklarının yükselişi ve Amerika’da yerli halkın yok edilmesi ile Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) siyahların yüzlerce yıl köleleştirilmesiyle ve 1. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında mihver devletlerinin yükselişi ile karşılaştırıldığında Çin’in yükselişi barışçıydı ve bir bütün olarak insanlık için büyük büyüme fırsatları yarattı.

Çin’in dış dünyaya açılmaya başladığı 1978’den bu yana, iç istikrarı ve dışarda barışı korumaya ve kalkınmayı desteklemek, öncü gücü ÇKP olan ulusun ve bir bütün olarak Çin halkının birincil önceliği oldu. Aslında, istikrar, barış ile kalkınma tutarlı ve ayrılmaz bir paradigma içinde birleşti. İstikrar olmadan, kalkınma söz konusu olamaz. Hiç kimse kargaşa ve kaos içindeki bir ülkeye yatırım yapmak istemez. Savaşlar ve çatışmalar bir ülkenin zenginliğini tüketir, genel olarak halk için hiçbir fayda sağlamaz. Kalkınma ve geçim şartlarının sürekli iyileşmesi olmadan istikrar kaos, anarşi ve devrime neden olabilir.

Çin’in antik felsefesi basit ve şıktır? “Başkalarının sana yapmasını istemediğin şeyleri sen de diğerlerine yapma.” İstikrarı, bazen ne pahasına olursa olsun, koru, bazen ne pahasına olursa olsun barışı destekle, savaşı önle ve her zaman Çin’deki bütün insanların genel yararı için büyüme ve kalkınmadan yana ol.

Eğer iyi yönetişimin ve iyi yönetimin gerçek kriteri halk adına, halk için ve halk tarafından ise, Çin geçirdiği muazzam dönüşüm ve Çin halkının hayat standartlarının dikkate değer ölçüde iyileştirilmesi nedeniyle birinci sırada olmalıdır. Üstelik Çin şimdi dünyada barışın ve kalkınma için iç istikrar peşinde koşmanın büyük bir savunucusu haline geldi. Dünyada hiçbir ülke tekel hakkına ya da kendi değerlerini diğer ülkelere empoze etme hakkına sahip değil. En iyi yol, diğer ülkeleri yağmalayıp sömürmek yerine, birbirini anlamak ve herkesin yararına kalkınma ile büyümeyi teşvik etmektir.

Çin kendisi için olağanüstü bir büyüme yolu belirleme konusunda benzersizdi ve şimdiye kadar mükemmel başarılar elde etti. İleri gitmek için, bütün insanlığın yararına istikrar, barış ve kalkınmayı desteklemeye devam etmekte doru şeyleri yapma konusunda büyük güvene sahip olmak gerekir.