Xinhua

Eğer Covid-19 salgını bize bir şey öğrettiyse, bu herkes güvende olana kadar kimsenin güvende olamayacağıdır. Bu iklim değişikliğine de kolayca uygulanabilecek bir derstir.

Çin, dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak, sayısız diğer toplumsal ve ekonomik önceliklerle karşı karşıya olmasına rağmen iklim değişikliği konusunda verdiği sözlere büyük bir bağlılık gösterdi. Beijing karbon salımını 2030’da zirveye çıkarma ve 2060’da karbon nötre ulaşma iddiasını açıkladı. Bu insanlık için ortak bir geleceği olan ortak bir topluluk kavramını gerçekleştiren bir harekettir.

Bu iddialı söz, Çin’in karbon salımında benzeri görülmemiş bir azalma gerçekleştirmesi ve karbon zirvesinden karbon nötre tarihte her ülkeden daha hızlı ulaşması gerektiğini gösteriyor.

Ancak, verdiği sözler son yıllardaki somut karbon azaltma başarılarına dayanıyor ve bu nedenle başarılabilir. Örneğin, Çin’in karbon yoğunluğu 2019’un sonunda 2005 düzeyinin yüzde 48,1’ine düştü. 2012’den 2019’a Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılsa (GSYİH) yıllık ortalama yüzde 7 büyürken, bu ekonomik kalkınmayı başarmak için tüketilen enerji sadece yılda ortalama yüzde 2,8 arttı.

Ülkenin açık hedeflerinin yönlendirdiği yerel hükümetler ve işletmeler kendi karbon azaltma planlarını belirledi. Shanghai karbondioksit salımlarını, ulusal hedeften 5 yıl önce, 2025’te zirveye çıkarma sözü verdi. Beijing, Guangdong, Jiangsu ve Hainan da 14. Beş Yıllık Plan’larına (2021-2025) karbon zirvesini aldı ve somut yol haritaları belirledi.

ÇİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA VERDİĞİ SÖZLERE BÜYÜK BİR BAĞLILIK GÖSTERDİ

Ülkenin hidro, rüzgâr ve fotovoltaik enerji üretimlerinin her biri birikmiş inşa edilmiş kapasite bakımından dünyanın zirvesindeyken, teknolojik gelişmelerin getirdiği yenilenebilir enerji Çin’in iklim hedeflerine ulaşmasında vazgeçilmez bir rol oynuyor.

Sonuç olarak, Devlet Konseyi Enformasyon Bürosu’nun Aralık 2020’de yayımladığı bir enerji beyaz kitabına göre, ülkenin enerji tüketiminde kömürün oranı 2019’da 2012 rakamlarına göre yüzde 10,8 düştü.

Nisanda en diğer büyük markaların yanı sıra, son elektrikli araç modelleri NIO, Geely ve BYD, bu yılki Shanghai oto show’unda manşetlere çıktı.  Huawei ve Xiaomi dâhil yeni oyuncular piyasadan pay kapmak için bu endüstriye giriyor.

Zaten dünyanın önde gelen NEV piyasası olan Çin’de yeni enerji araçlarının (NEV) satışı, Çin Otomobil Üreticileri derneği verilerine göre, her yıl roket gibi artarak 2,8 katına çıktı ve bu yılın ilk çeyreğinde 515 bine ulaştı.

Çin kendi konumuna yararlı bir şekilde iklim değişikliği sorununu ele aldı. Somut eylemler olmadan hiç kimse güvende olamayacağı için iklim değişikliği yapısal olarak küresel boyutta ele alınmalıdır. Birlemiş Milletler (BM) Çerçeve Anlaşması ve Paris Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalar dünya için bir karbon nötr planı sundu. Şimdi eylem zamanı.