Akademisyen Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasında Alaska’da konuşulan iklim değişikliği ile mücadele konusunda, fosil yakıt kullanımını sıfıra indirme çalışmalarını değerlendirdi.

Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Alaska’da ABD ve Çin birçok konudaki anlaşmazlıklarını yüz yüze aktardı. Ancak anlaşmazlıkların dışında bir konu daha vardı. ABD ve Çin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda fikir birliğine vardılar. Bu iki büyük ülkenin dünyanın karşı karşıya olduğu en temel sorunlarla ortak mücadele etmeleri olumlu bir başlangıç.

Çin açısından baktığımızda, geçen yılın eylül ayında Birleşmiş Milletler’in (BM) pandemi toplantısında Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, ‘Covid-19 pandemisi insanlığa bir yeşil devrim ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.’ ifadesini kullanmıştı. Devrim olarak bahsetmişti bundan. Bu tek bir ülkenin meselesi değil, bu bütün insanlığın bir konusu.

ÇİN’İN SIFIR KARBON HEDEFİ

Çin için 2060 yılında sıfır karbona erişmek mümkün mü? Bu kolay değil ancak 40 yıldan bahsediliyor. Çin’in karbon salınımlarından en büyüğünün kaynağı kömür tüketimi. Sanayi de ve elektrik üretiminde kömür kullanılıyor. Şu anda Çin’in tükettiği enerjinin yüzde 60’a yakını kömürden geliyor. Çok ciddi bir dönüşüm gerekiyor ve bu oldukça mümkün de görünüyor. 14. Beş Yıllık Plan’da birtakım hedefler ortaya koyuldu. Bu birden sıfıra indirilmiyor.

Çin son yıllarda yenilenebilir enerji konusunda son derece atak. Yani rüzgâr, güneş enerjileri konusunda kapasite artırımının devam etmesi çok önemli. Enerjinin kullanım alanında da bir değişim gerekiyor. Arabalarda, fabrikalarda büyük bir dönüşüm gerekecek.

FOSİL YAKIT SEKTÖRÜ ÇALIŞANLARI İÇİN DÖNÜŞÜM GEREKİYOR

Ekonominin kendi içinde birtakım dengeler de var. Çin’de kömür sektöründe çalışan kişi sayısı 5 milyon. Kömür santralleri kapatılınca bu insanlar nerede çalışacaklar? Bu ekonominin bir bütün olarak değiştirilmesini gerektiren bir durum. Bu yapıldığında Çin’in de büyük kazancı olacak dünyanın da büyük bir kazancı olacak. Küresel ısınmaya yönelik hedeflerin tutturulması için bu önemli. Kısa vadede Çin için bunun maliyeti olacak ancak orta ve uzun vadede bunun getirisi önemli olacak.

PETROL İHRAÇ EDEN ÜLKELER ACİL DÖNÜŞÜM BAŞLATMALI

Artık diğer ülkeler de petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar üzerinden gerçekleşecek projelere desteklerini kısıtlamalı. Yenilenebilir enerjili projelere desteklerin artırılması gerekiyor. Küresel ekonomi açısından da bunun sonuçları olacak. Çin petrol, doğal gaz, kömür ithal eden bir ülke. Aynı zamanda petrol, doğal gaz ve kömürü ihraç eden ülkeler de var. Bu ülkeler için Çin büyük bir alıcı. Çin’in bu ülkelerden alımları azaltması nasıl bir sonuç yaratacak? Bu şimdiden hazır olunması gereken bir konu aslında. Gelirleri petrol, doğal gaz ve kömüre bağlı ülkeler kazandıkları gelirleri ülkelerinin ekonomilerinin diğer sektörlerinin geliştirilmesi için kullanmalı. Pandemiyle birlikte çevreye karşı duyarlılığın ön plana çıkması, petrol ihraç eden ülkeler için de dönüşümü daha acil konuma sokuyor.

ABD ve Çin’in bile tek başına çözebileceği bir sorun değil küresel ısınma ve Alaska toplantılarının en önemli konusu olarak kayıtlara geçecek.”