CGTN / Daryl Guppy

2020 yılında karmakarışık Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçimi, Çin’in başarılı dijital sektöründeki son düzenleyici değişiklikler hakkında bir tartışma başlatmak için garip bir yer gibi görünüyor. Yine de bu, büyük veri, Çin’in son adımlarını destekleyen özel şirketlerin zenginerkinin eline geçtiğinde ne olduğuna dair gözlemlerdir. 

Elbette, kapitalizmin kaynakları sömürü amacıyla ve sosyal sorumluluğa sınırlı biçimde dikkat ederek dağıtma biçimi bakımından felsefi bir temeli vardır. Bu Marks’ın “Das Kapital”inin eleştirel gözlemlerinden biriydi ve sosyal demokrasi hareketlerinin temelini attı. Temel kavram, kontrolsüz kapitalizmin eylemlerinin herhangi bir sosyal ve çevresel etkilerine aldırmadan işçileri sömürmesidir.  

Hükümetin rolü, kapitalizmi frenlemek ve onu sosyal olarak sorumlu ve duyarlı hale getirmektir. Bu kontrolsüz kapitalizmin övüldüğü Amerikan yaklaşımından farklı olan felsefi bir konumdur. Ancak bu bile daha da ileri gidebilir ve ABD’de özel ellerde tutulan büyük verinin bazen yozlaştırıcı etkisinin nasıl yönetileceğine dair artan endişeler söz konusu. Cambridge Analytica’nın, seçimleri etkilemek için “temizlenmiş” verileri kullanması ilk endişe işaretlerini artırdı. Sosyal medyanın yıkıcı rolü, Facebook gibi medya devleri söz konusu olduğunda sosyal sorumluluğun eksikliği konusundaki kaygıları yükseltti. 

ABD, Ocak 2020’de gizemli sosyal medya platformlarının başarısız darbede oynadığı role rağmen, bu etki söz konusu olduğu zaman şaşkına döndü ve büyük ölçüde ilgisizdi. ABD faaliyetlerinin keskin bir gözlemcisi Çin’in artan kaygıları var. Çin’deki yatırımcılar, bu düzenlemelerin niçin değiştiğini daha iyi anlayabilmeleri için bu endişelerin temelini değerlendirmelidir. Bu “bekle ve gör” yaklaşımını yansıtan SoftBank CEO’su Masayoshi Son’a ait Vision Fund şirketi Çin’deki yeni yatırımlarını kesiyor. 100 milyar dolarlık Vision Fund, Çinli işletmelerin dünyada en tanınmış fon sağlayıcılarından biridir. Japon milyarder, yeni düzenlemelerin etkisi netleşinceye kadar ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyeceğini söyledi. 

ŞİRKETLER İZİN ALMADAN KULLANICI VERİLERİNİN TOPLANMASINI YASAKLADI

Çin, büyüyen büyük veri tekelini kırmak amacıyla harekete geçme ihtiyacını değerlendirmek için tasarlanmış bir dizi soruşturma başlattı. Batılı yatırımcılar için en dikkat çekeni, Jack Ma’nın Ant Group ve Didi Global şirketleriyle ilgili anti-tröst soruşturmalarını kapsayan soruşturmaydı. Gecikmiş olsa da bu eylemler kontrolsüz kapitalizmin tekelci davranışının olumsuz etkileri hakkında artan kaygıları yansıtıyor. Onlar, Amerika ortamında en açık şekilde görünen etkilerdir ve Çinli yetkililer sosyal medya devlerinin ve büyük veri toplamalarını kontrol eden diğerlerinin aynı yozlaştırıcı etkisinden kaçınmaya kararlıdır. 

Çinli düzenleyiciler, Siber Güvenlik İnceleme Önlemlerini güncelledi. Bu değişiklikler, 1 milyondan fazla kullanıcının verilerini işleyen operatörlerin, denizaşırı ülkelerde listelenmeden önce güvenlikle ilgili incelemeler için siber uzay düzenleyicisine kayıt olmasını zorunlu hale getirdi. Ulusal güvenlik, sınır ötesi veri değişiminde iç ve dış yabancı şirket davranışları dikkate alındığında artan bir endişe kaynağıdır.

Bazı Batılı uzmanlar, bunu Çin’in teknoloji devleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmak için bir adım olarak görüyor. Ancak ortak fikir, kullanıcı verilerinin süper platformlarda toplanması ve bu verilerin, sosyal olarak sorumlu bir şekilde kullanılmasını sağlama niyetidir. Düzenleyici değişiklikler, teknoloji şirketlerini yasa dışı veri toplamadan ve veri kullanımından kısıtlamak için tasarlandı. Mayıs ayından bu yana şirketler, açıkça tanımlanmış temel kişisel bilgilerin dışında izin almadan kullanıcı verilerinin toplanmasını yasakladı.

DÜZENLEYİCİ ÇERÇEVE İÇİNDE FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLER İYİ YATIRIM FIRSATLARI SUNUYOR

Bu tutum, sosyal medya şirketlerinin ve diğer büyük veri toplayıcılarının artan bir şekilde, genellikle açık izin mekanizması olmadan izinsiz ve ayrıntılı kişisel bilgiler topladığı ABD’de müdahale etmeme yaklaşımına tamamen terstir. Tırmanarak büyüyen bu kimlik ayrıntıları hırsızlığı, Avrupa Birliği (AB) düzenleyicilerini kaygılandırdı ve onlar sosyal medya şirketlerine karşı bazı önlemler alıyorlar.

Çin’deki yeni düzenlemeler büyük şirketleri, tekelci uygulamalar konusunda daha fazla dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Bu sadece Çin’e özgü bir durum değil. ABD’de tekel konumundaki AT&T telefon şirketi 1984 yılında uyarıldı ve daha sonra zorla “Baby Bells” adıyla bölündü. 

Çinli şirketler ile SoftBank gibi yabancı gruplar artık, veri yönetimi ve kişisel gizliliğin korunması konusunda daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini biliyorlar. Giderek daha ayrıntılı kişisel bilgilerin kontrolsüz biçimde toplanması engellenmiştir. Bazıları, Çin’in veri gizliliğinin korunması ve tekelcilik karşıtı tutumunun, gizlilik bilincine sahip Batı ortamında benimsenen birçok önlemden çok daha güçlü olmasını garip buluyor. Yeni düzenlemelerin niçin uygulamaya konulduğunu anlamak yatırımcılar için daha etkilidir. Düzenleyici çerçeve içinde faaliyet gösteren şirketler, iyi yatırım fırsatları sunmaya devam ediyor.