Haber / Görüş: Gökhun Göçmen

Çin’in Kapsamlı ve Yenilikçi Trans Pasifik Ortalık Anlaşması’na (CPTPP) başvurusu “zamanlama” parantezine hapsoldu. Çin dış politikasının tek belirleyeni olarak ABD’yi işaret eden inanç, sürecin esas dinamiklerini gölgede bırakıyor. Çin’in CPTPP hamlesi AUKUS denkleminden fazlasına işaret ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avustralya’nın AUKUS Paktı ile Çin’in CPTPP başvurusunun aynı haftaya denk gelmesi tartışmalara yol açtı. Türk uzmanların da aralarında bulunduğu pek çok gözlemciye göre Çin, CPTPP başvurusu ile kendisini Asya-Pasifik’te kuşatmaya çalışan ABD’nin AUKUS paktına anında yanıt verdi.

Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao’nun reddettiği “manidar zamanlama” teorisi, Beijing dış politikasına miyop bakışın son örneğini teşkil ediyor. Oysa küresel gelirin yüzde 15’ini temsil eden ve 11 ülkeyi içinde barından CPTPP, Çin’in gündemine AUKUS ile girmiş değil.

Malların sınırları aşmaya başladığı yıllarda Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üyelik için harekete geçen Çin, fabrikaların sınırları aştığı ve tedarik zincirlerinin hayati hale geldiği koşullara ise bölgesel anlaşmalar ile yanıt veriyor. Dünyanın en büyük ticaret bloku olan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP) ile Çin-AB Kapsamlı Yatırım Anlaşması’na 2020’de imza atan Beijing yönetimi, kasım ayında da CPTPP’ye dönük olumlu mesajlar paylaşmıştı.

“300 GÜNLÜK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ”

Nikkei Asia gazetesi “Çin, CPTPP’ye başvurusunu 300 günlük plan ile yazılı hale getirdi” başlıklı haberinde direksiyonda doğrudan ülkenin lideri Xi Jinping ile RCEP müzakerelerine katılan Başbakan Le Keqiang olduğunu iddia ederken, Beijing yönetiminin 2022’de üyelik beklentisine dikkat çekiyor.

Dünyanın en çok satan ekonomi gazetesi Nikkei Asia’nın iddiaları henüz doğrulanmadı ancak 2022’de CPTPP konusunda gelişmelerin yaşanması sürpriz olmayacaktır. Zira 2022’de CPTPP’nin başkanlığını Japonya’dan devralacak Singapur, Çin’in başvurusunu Malezya ile birlikte olumlu değerlendiren ülkeler arasında yer alıyor.

CPTPP’NİN SİYASİ MESAJLARI

Çin, dünyanın değişimine bir yandan yeni bir küresel ekonomi politikası ile yanıt verirken, ABD ile yaşadığı stratejik rekabeti de göz ardı etmiyor ve elbette CPTPP kararı da bundan bağımsız değil. Buna karşın Çin’in attığı adımın yankısı AUKUS parantezinin/zamanlamasının dışına çıkacak şekilde ayarlandı.

ABD’nin ünlü Foreign Policy dergisi “Açık olan şu ki CPTPP üyelik çabası ile Çin’in kaybedecek değil ama kazanacak çok şeyi var.” satırlarına yer verirken, Çin’in uluslararası ekonomik iş birliğinin başat aktörü olmak istediğinin altını çizdi.  Dergiye göre, Trans Pasifik ortaklığından ayrılarak korumacılığa yönelen ABD, iç politik tartışmalar nedeniyle ahlaki üstünlüğü Çin’e kaptırabilir. Benzer şekilde The New York Times’ın ünlü yazarı Thomas Friedman da 21 Eylül’de kaleme aldığı makalesinde ABD’yi terk ettiği ekonomik bloklara dönmemekle eleştirdi ve “Washington yönetiminin suya ne zaman ineceği belli olmayan denizaltılardan fazlasına ihtiyacı var” mesajı verdi.

Çin’in Global Times gazetesi ise Washington yönetimine dair “Trump’tan Biden’a kadar ABD, ticaret ve ekonomi konularında ABD merkezli bir yönelimi tercih etti. Eğer ABD herhangi bir ekonomik iş birliği paktı ya da ticaret anlaşmasına katılmaya karar verirse bu kendi şartlarını dayatmaktansa taviz vereceği anlamına gelir.” değerlendirmesinde bulunuyor.

“SAĞ OLUN, İLGİLENMİYORUZ” DİYEMEZLER

Beijing yönetiminin CPTPP başvurusu ile bir diğer amacı ise kendisine dönük “ekonomide ceberut devlet” suçlamalarını boşa çıkarmak.  Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao yaptığı açıklamada şimdiden kimi alanları yabancı yatırımcıları engelleyen negatif listeleri daraltmaya ve yüksek dereceli dışa açılmaya hazır olduklarını duyurdu. CPTPP’nin başat aktörlerinden Avustralya ve Japonya ise üyelik talebine mesafeli yaklaşsa da dünyanın en büyük ikinci ekonomik gücüne “İlgilenmiyoruz” yanıtı verebilecek pozisyonda değil.

Avustralya, Kanada, Meksika, Peru, Japonya, Yeni Zelanda, Malezya, Brunei, Singapur ve Malezya’nın 2018’de ilan ettiği CPTPP konusunda tarafların nasıl bir sınav vereceğini zaman gösterecek. Şimdiden kesin olay şey şu ki, Çin’in CPTPP hamlesi AUKUS boyutunu aşan derinliğe sahip olacak.