Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi dün, Beijing’de süren 13. Ulusal Halk Meclisi’nin yıllık toplantısı kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuştu. Wang,”İster Çin aşısı, ister başka bir aşı olsun, güvenilir olduğu sürece bu aşılar iyi aşılardır. Yetkin bütün ülkeler, aşıların tüm dünya halklarına eriştirilmesini ve tüm halklarca satın alınabilmesini sağlamak için ellerinden geleni yapmalı.” diye konuştu.

Çin’in aşıları küresel bir kamu ürünü olarak sağlama taahhüdüne uyan bu açıklama, sorumlu bir ülkenin çabalarını ve üzerine düşeni üstlenme cesaretini yansıtıyor.

Aşıların küresel kamu ürünü niteliğini kabul eden, aşı alanındaki uluslararası iş birliğine aktif olarak katılan ve aşıların adil şekilde dağıtılması için çaba harcayan Çin, Covid-19 aşılarıyla ilgili çalışmalarını da yoğunlaştırıyor.

Çin tarafından üretilen 17 aşının klinik testlere başlaması, Çin aşılarına 60’tan fazla ülkede kullanım onayı verilmesi, acil ihtiyaç sahibi 69 gelişen ülkeye aşı bağışlanması, 43 ülkeye aşı ihraç edilmesi, barış koruma personeli ile Olimpiyat Oyunları’na katılan sporculara aşı temin edilmesi gibi adımlarla Çin, dünyaya bu konudaki taahhütlerini somut hareketlerle yerine getirdiğini gösteriyor.

Daha da önemlisi, Çin’in aşı ihracatı veya bağışı, ne jeopolitik hedefe ulaşmayı amaçlıyor, ne de herhangi bir siyasi şart taşıyor. Bu bağlamda, Çin’in temin ettiği aşılar gelişen ülkeler için bir can simidi olarak değerlendiriliyor.

Çin’in söz konusu girişimleri, bazı gelişmiş ülkelerin aşı stoklayarak “bağışıklık uçurumu” yaratma eylemlerinin ne kadar uygunsuz olduğunu ortaya koydu ve siyasi amaçla Çin’in aşılarını karalamayı hedefleyen yalanları da çürüttü.

Fakat, Çin gibi az sayıda ülkenin çabası salgının üstesinden gelinebilmesi için yeterli değil. Salgının küresel çapta kontrol altına alınması için bütün kabiliyetli ülkelerin ihtiyaç duyan ülkelere, özellikle de gelişen ülkelere aşı yardımı sağlaması gerekiyor.