CGTN / Sultan M Hali 

Batı’nın eğitimli olduğuna, sahte haberleri ve propagandayı küçümsediğine ve gerçeğin savunucusu olduğuna inanılır.

Ne yazık ki Batı, istatistiklerin ortada olmasına rağmen Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesinin sakinleri olan etnik Uygurlara kötü muamele ettiği iddiaları bağlamında ülkeyi hedef almada ve ona karşı suçlar yöneltmede, yalan haberlere ve uydurma hikâyelere itimat ediyor.

“Uygur Soykırımı: Çin’in 1948 Soykırım Sözleşmesi İhlallerinin İncelenmesi” başlıklı bir rapor bol miktarda yalan içeriğiyle Mart 2021’de yayınlandı. Raporu hazırlayanlar, ironik bir şekilde, bunun 1948 Soykırım Sözleşmesinin Uygurların Çin’de devam eden muamelesi hakkındaki ilk bağımsız uzman uygulaması olduğunu iddia ediyorlar.

Bu, Raoul Wallenberg İnsan Hakları Merkezi ile iş birliği içindeki Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü tarafından bölgedeki ciddi ve sistematik zulüm iddialarının sözde ortaya çıkan hikâyelerine yanıt olarak üstlenildi. Bu raporda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut kanıtların kapsamlı bir incelemesine ve uluslararası hukukun sahadaki gerçeklerin kanıtlarına uygulanmasına dayanan bu sözleşmeyi ihlal ederek Uygurlara karşı soykırım yapmanın sorumluluğunu taşıdığı sonucuna varılmaktadır.

Raporda, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in 2014 yılında Xinjiang’da “Teröre Karşı Halk Savaşı” başlatarak Uygurların nüfusun yaklaşık yüzde 90’ını oluşturduğu bölgeleri ön cephe yaptığını iddia ediliyor. Üst düzey yetkililerin, “toplanması gereken herkesi toplayın”, “onları tamamen ortadan kaldırın… köklerini ve dallarını yok edin” ve “soylarını, köklerini kırın, bağlantılarını koparın” talimatlarını yerine getirdikleri belirtiliyor. Yetkililerin, Uygurları insanlık dışı terimlerle tanımladıkları ve Uygurların toplu tutuklanmasını “tümörlerden kurtulmaya” benzettikleri ifade ediliyor.

Bu yetmediği gibi rapor yanlış bir şekilde, Çin’in eş zamanlı olarak çocuk doğurma çağındaki Uygur kadınlarını zorla kısırlaştırma ve Uygur erkeklerini tutuklama, etnik grubun yenilenme kapasitesini engelleme ve grubu bu şekilde biyolojik olarak yok etme niyetini ortaya koyma gibi ikili bir sistematik strateji izlediğini iddia ediyor.

SON 40 YILDA XINJIANG’DAKİ UYGUR ETNİK GRUBUNUN NÜFUSU 12,8 MİLYONA ÇIKTI

Çin, “aile planlaması için kısırlaştırmak”, “doğurganlık seviyelerini düşürmek” ve “kör nokta bırakmamak” dâhil olmak üzere hükümet istatistiklerine ve direktiflerine göre zorla toplu kısırlaştırma, kürtaj ile rahme doğum kontrol aletleri yerleştirmeleriyle Uygurların yoğun olduğu bölgelerde çocuk doğurma yaşındaki kadınları hedef alan, iyi belgelenmiş, devlet tarafından finanse edilen bir doğum önleme kampanyası yürüttüğü öne sürülüyor.

Sadece karalama kampanyasının failleri istatistiklere bakma zahmetine girmiş olsalardı, akıl almaz iddialarını yaymadan önce iki kez düşünürlerdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, bu acımasız iddia sorulduğunda şu cevabı verdi: “Son 40 yılda Xinjiang’daki Uygur etnik grubunun nüfusu 5,5 milyondan 12,8 milyona çıktı ve ortalama yaşam süresi 30’dan 72 yıla yükseldi. Uygurlar da dâhil olmak üzere Xinjiang’daki tüm etnik gruplardan insanlar her bir anayasal ve yasal haktan yararlanır. Xinjiang’daki çeşitli etnik grupların sakinlerinin istikrar, güvenlik, gelişme ve ilerlemeden yararlanmaları onu en başarılı insan hakları hikâyelerinden biri yapar.”

Çin haber ajansı Xinhua, “Doğruluk Kontrolü: Xinjiang’la ilgili konulardaki yalanlara karşı gerçekler” başlıklı makalesinde, doğrulanabilir somut istatistikler aracılığıyla soykırım veya etnik temizlik yapıldığı iddiasını yalanlıyor. Makalede, 2010-2018 döneminde Xinjiang’daki Uygur nüfusunun 2,55 milyon veya yüzde 25,04 artarak 10,17 milyondan 12,72 milyona yükseldiği meydana çıkarılıyor.

Uygur nüfusunun artış hızı, sadece yüzde 13,99 olan Xinjiang’ın toplam nüfusunun üzerinde değil, aynı zamanda Han nüfusunun yüzde 2’si bir yana, yüzde 22,14 olan tüm etnik azınlık gruplarının da üzerinde. Xinjiang’daki 3,09 milyon yoksul insanın tamamı yoksulluktan kurtarılırken, 2014’ten 2019’a kadar bölgenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 919,59 milyar Yuan’dan (140,6 milyar dolar) 1,36 trilyon Yuan’a (207,9 milyar dolar) yükseldi ve yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 7,2 oldu.

Zorla kısırlaştırma iddiaları bile sahte iddialara dayanmaktadır. Xinhua’nın gerçeklik kontrolü, bu kötü niyetli raporların üzerindeki yalan örtüsünü kaldırdı. BBC Newsnight haberlerinin, Uygurlu kadın Zamira Dawut’un bir mesleki eğitim ve öğretim merkezinde “kısırlaştırmaya zorlandığını” iddia etmesi üzücüdür.

Ağabeyi Abduhelil Dawut, Zamira Dawut’un hiçbir mesleki eğitim ve öğretim merkezinde okumadığını doğruladı. Zamira’nın zorla kısırlaştırıldığı suçlamaları da temelsizdir, çünkü

Urumçi Anne ve Çocuk Bakım Hizmetleri Merkezi kayıtlarına göre, üç doğumdan sonra, kendi isteğiyle sezaryen ve tüp taktırmak için bir rıza belgesi imzaladı.

Artan Uygur nüfusunun ezici kanıtları karşısında açık bir soykırım suçlaması hakikat testini geçemiyor.