Akademisyen Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Çin’in nüfusunun azaldığı iddialarını, Çin Başbakanı Li Keqiang ile Almanya Başbakanı Merkel görüşmesini ve Japonya’nın Bölgesel Kapsamlı Ortaklık Anlaşmasını (RCEP) onaylamasını değerlendirdi.

Asya’dan ekonomi konusunda son günlerde gelen birkaç önemli haberin olduğunu belirten Altay Atlı, Çin nüfusundaki değişimle ilgili Financial Times’da yer alan iddiaları ve iddialara verilen yanıtları yorumladı:

“Çin nüfusunun azalmaya başladığı yönünde bir haber çıktı. Bunun üzerine Çin tarafından bir açıklama geldi. Çin Ulusal İstatistik Ofisi bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, 2021’de Çin nüfusu azalmamıştır, artmıştır. Bununla birlikte öngörülene göre, 2022’den itibaren Çin nüfusu azalmaya başlayabilir. Yaklaşık 50 yıldır sürekli olarak artan Çin’in nüfusu azalmaya başlayabilir. Bu bir öngörü ancak sanıyorum yakında net rakamlar da gelecek. Çünkü Çin’de bir nüfus sayımı yapılıyor. Geçen 1 Kasım’da bir nüfus sayımına başlandı. 1,4 milyarlık bir ülkeden bahsediyoruz nüfus sayımı o kadar da kolay olmuyor. Henüz tam sonuçlar da ortaya konmuş değil. 7 milyon görevle ev ev dolaşarak demografik bilgileri topluyorlar. Bunların verileri hazır olduğu zaman çok net bir tablo görebileceğiz. Açıkçası ben de o verileri merakla bekliyorum çünkü sadece nüfusu saymıyorlar aynı zamanda pek çok başka veri de toplanmış oluyor. 10 yılda bir yapılıyor zaten bu çalışmalar. Ama beklenti 2022 yılından sonra Çin nüfusunun düşmeye başlayabileceği yönünde.

Çin’de uygulanan tek çocuk politikası birkaç sene önce kaldırıldı. Sonuçta uzun yıllardır süren bir uygulamaydı. Başta Japonya olmak üzere Asya’daki yaşlanan nüfus durumu Çin’de görülebilir. Çin tabii buna karşı tek çocuk politikasını kaldırdı. Şu anda evli çiftlerin daha fazla çocuk yapması da devlet tarafından destekleniyor. Çin için önemli olan burada azalmanın önüne geçebilmek. Nüfus yaşlanıyor yani Japonya’nın yaşadığı şey de bu. Japonya’daki nüfus hızla azalıyor aslında. Şu anda Japonya’da çift başına düşen çocuk sayısı 0,7 bir bile değil. Bu da ekonominin üzerinde bir baskı oluşturuyor. Çünkü çalışan vergi ödeyen kesim azalırken, çalışmayan emekli olan kesimin payı artıyor. Bundan ekonomideki tüketim de etkileniyor. Bu yüzden Çin açısından bu şu an istenen bir şey değil.

ÇİN-ALMANYA GÖRÜŞMESİ

Çin Başbakanı Li Keqiang, video konferans yoluyla Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü. Bu görüşmede birçok konu ele alındı. Çin’in Avrupa ile olan ilişkilerinden Almanya çok önemli bir yer tutuyor. Son dönemde pandemiye rağmen iki ülke arasındaki ticaretin arttığını görüyoruz. Örneğin, yılın ilk çeyreğinde Çin’in Almanya’dan yaptığı ithalatlar yüzde 28 artmış. Çin’in Almanya’ya ihracatı ise yüzde 60 artmış.

Kapsamlı yatırım anlaşması konusunda endişeler var. Avrupa iş dünyası bu anlaşmanın bir an önce yürürlüğe girmesini ve Çin’de daha rahat yatırım yapabilmeyi bekliyor. Avrupa ile Çin arasındaki siyasi anlaşmazlıklar şiddetlenirse bu anlaşmanın yürürlüğe girmesini geciktirebilir. Bu da iş dünyasının istediği bir şey değil. Bunu Almanya’dan da duyduk diğer Avrupa ülkelerinden de duyduk. Birçok Alman markalarının Çin’de yatırımları var ve bunu artırmak istiyorlar. Dolayısıyla burada diyalog önemli. O yüzden Başbakan Li ile Merkel arasındaki görüşme önemli.

JAPONYA RCEP’Yİ ONAYLADI

15 ülkeyi bir araya getiren serbest ticaret anlaşması Japonya tarafından onaylandı. Kimler vardı, kısaca bir hatırlayalım. ASEAN’ın 10 üyesi var. Bunun dışında Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda var. 15 ülke bunu imzaladı şimdi meclislerde onaylanması bekleniyor.

Çin, Singapur ve Tayland’da da onaylanma süreçlerinin artık tamamlandığı haberleri de geliyor. Bir noktadan sonra bu tamamen yürürlüğe girecek. Japonlar açısından bakacak olursak, Japonya’nın ASEAN ülkeleriyle zaten anlaşması vardı. Çin’in de vardı, Avustralya’nın da vardı. Burada önemli olan arasında anlaşma olmayan ülkelerin de artık serbest ticaret kapsamına alınması. Bu anlaşmayla birlikte Japonya’nın ihraç ürünlerinin yüzde 80’i Çin pazarına sıfır vergiyle girebilecek ve aynı şekilde Çin mallarının da yüzde 80’i Japonya’da vergisiz olarak girebilecek. Bence bu RCEP’nin getirdiği yenilik.”