China Daily / Ikenna Emewu

2020’de Çin Civil Engineering Construction Corp tarafından sürdürülen ve bir metro, şehirlerarası tren yolu ve Abuja havaalanını içeren Abuja birleşik ulaşım projesini belgelerken Çin’in yüksek hızlı tren yollarını nasıl geliştirdiği konusunda detaylı okumalar yaptım.

Ülkeler arasındaki iş birliği altyapıyı iyileştirmek ve ekonomik kalkınmayı güçlendirmek için önemlidir ve Çin’in Afrika’ya krediler yoluyla sunduğu şey, iş birliğidir. Yine de bazı yerleşik çıkar sahipleri Çin’in Afrika ülkelerine verdiği krediler hakkında konuşurken, her uluslararası kredi anlaşmasının Uluslararası Para Fonu tarafından kendi Kredi Uygulanabilirlik Değerlendirmesi kurallarına uygunluk bakımından incelendiğinden bahsetmezler. Bu Çin ile Afrika ülkeleri arasındaki geçerli IMF kurallarına dayalı kredi anlaşmalarının Afrika’yı kredi tuzağına sokacak gizli tuzaklar içermediği anlamına gelir.

Bu yılın başlarında, Nijerya-Çin diplomatik ilişkilerinin 50. yılını kutlayan bir etkinlikte, Nijerya Dışişleri Bakanı Geoffrey Onyeama’ya sözde Çin kredi tuzağını sordum. Nijerya’nın Çin’den kredi almadan önce bazı diğer ülkelere ve uluslararası kuruluşlara başvurduğunu ama her zaman Çinli kredi verenlerin en iyi koşul ve şartları önerdiğini gördüklerini söyledi.

Britanya’daki Jubilee Debt Campaign (JDC) tarafından Ekim 2018’de yayınlanan bir belgeye göre, Çin’in Afrika ülkelerine 2000 ile 2017 arasında verdiği krediler 143 milyar doları buldu. Ama JDC Afrika’nın IMF ve Dünya Bankası verilerine göre, fiili kredi borç yükümlülükleri şöyle: Çin 100 milyar dolar (yüzde 24), Paris Kulübü 40 milyar dolar (yüzde 10), Dünya Bankası 66 milyar dolar (yüzde 16), IMF 18 milyar dolar (yüzde 4), diğer uluslararası kuruluşlar 61 milyar dolar (yüzde 15), özel sektör (Çin özel sektörü dışında) 132 milyar dolar (yüzde 31). Yani toplam 417 milyar dolar.

Bu verilere göre Çin, Afrika’ya en çok kredi veren ülke. Ama diğer kredi verenlerin durumu ne? Paris Kulübü ABD, Japonya, Avustralya ve Güney Kore ile büyük Avrupa ekonomilerinden oluşuyor. Dünya bankası ve IMF ile diğer çokuluslu kurumların tamamı da Batı’ya ait. Dolayısıyla, Batılı ülkeler ve onların kurumları Afrika’ya en çok borç veren kaynaklar, yüzde 76 oranında. Eğer biri, Afrika’ya bir borç tuzağı kuruyorsa, o Çin değil, Batı.

ÇİN VE BATI’NIN AFRİKA’YA KARŞI DIŞ POLİTİKALARI FARKLI

Bazıları Çin’in Afrika’ya verdiği kredilerin miktarının çok büyük olduğunu iddia ederken, Çin’in geçen 12 yılda her zaman Afrika’ya en çok yatırım yapan ülke olduğunu göz ardı ediyor, bu kredilerin dışında Çin’in Afrika’daki yatırımlarının da Afrika ülkelerine yarar sağladığını gösteriyor. Yine de Çin’in Afrika’daki yatırımları Avrupa ve Latin Amerika’da yaptığı yatırımların miktarı ile karşılaştırılamaz. Çin’in doğrudan yabancı yatırımlarının (FDI) yüzde 5’i Afrika’ya yapılıyor ve bu Avrupa ülkelerindeki ile karşılaştırıldığında çok düşük bir oran. Çin’in 2016 ile 2018 arasındaki Afrika ülkelerine yaptığı FDI Avrupa Birliği’nin (AB) Afrika’daki toplam FDI’sından yüzde 12 daha fazla. Bu da Çin’in Afrika’ya ilgisinin kredilerin ötesine geçtiğini kanıtlıyor.

2015 ve 2016’da Çin’in Avrupa’daki FDI’sı toplam dış yatırımlarının yüzde 60’ını oluşturuyor. Ama Çin’in Afrika’ya yaptığı yüzde 5’lik yatırım Batı tarafından “kölelik” ve borç tuzağı olarak açıklanıyor. Belki de bu propagandayı yayanlar Çin’in Afrika’dan çıkmasını istiyordur. Ama Çin bunu yapmayı reddettiği için, Çin karşıtı güçler Çin’in kredilerinin ve yatırımlarının Afrika ülkelerinde yarattığı faydaları gizlemek için her türlü dikkat dağıtıcı şeyleri kullanıyor. Ve ABD Barış Enstitüsü 2018’de, Çin şirketlerinin Afrika ülkelerindeki projelerindeki işçilerin çoğunu Çin’den getirdiği iddialarının aksine, Çin’in yürüttüğü projelerdeki Çinli işçilerin yerel işçilere oranının 1’e 20 olduğunu ve büyük ölçüde yerel işçileri tercih ettiğini kabul etti. Bu değerlendirme benim belgelediğim Nijerya’nın Abuja-Kaduna tren yolu projesiyle ilgiliydi. Ancak, Çin ve bazı gelişmiş ülkelerin Afrika’nın iyiliği için birlikte çalışması olasılığı çok düşük. İlk olarak, çünkü iki taraf arasında böyle bir ortaklığı gerçekleştirmek uzun zaman alacaktır. İkincisi, Çin ile Batı’nın Afrika’ya karşı farklı dış politikaları var ve bunları uyumlu hale getirmek kolay olmayacaktır.

Tek olasılık, bunu bir hükümetler arası ajans ya da ajanslar aracılığıyla yapmaktır. Gelişmiş ekonomilerin dâhil olduğu bilinen tek çok taraflı kurum G20’dir ve G20’nin asıl olarak ortak devletlerin yararıyla ilgili olan kendi gündemini bir kenara iterek Afrika yanlısı projeleri tartışıp uygulamasının diplomatik olasılığını tahmininde bulunmam.