CGTN / Wang Jin

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, kısa s üre önce Afganistan’daki Taliban’ın temsilcileri de dâhil, Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerinin liderleri ve temsilcileri ile görüştü. Çin, Afganistan’ın komşusu olarak Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasında yapıcı bir rol oynayabilir.

Afganistan’daki güvenlik durumu Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerleri çekilmeye devam ederek kötüleşti. Afganistan’daki hassas durum, Afgan hükümet güçleri ile Taliban arasındaki güç dengesini bozan ABD’nin çekilmesine bağlanabilir. Son birkaç ay içinde Taliban önemli toprak kazanımları elde etti ve ülkenin yüzde 85’ini kontrol ettiklerini iddia ettiler. Taliban ve hükümet arasındaki çatışma çekilmeden hemen sonra arttı.

ABD ve müttefikleri 2001’de Taliban’ı devirdikten sonra ABD Afgan hükümetinin ana destekçisi oldu. Washington, Afgan güvenlik güçlerine Taliban’la savaşmak için askeri destek vermekle kalmadı. Ayrıca Taliban liderlerine karşı doğrudan saldırılar düzenledi ve stratejik öneme sahip bölgeleri güven altına aldı. ABD askerlerini çekmeye başladığında, özellikle Afgan hükümetine uygun biçimde bilgi vermeden, ABD’nin yarattığı büyük iktidar boşluğu ülkede daha fazla kargaşa ve istikrarsızlığı tetikledi.

ABD’nin çekilmesi ayrıca Afgan hükümetinin siyasi meşruiyetini de sarstı. 2001’den sonra, Taliban Afgan hükümetini “ABD kuklası hükümet” diye tanımlarken ve kendisinin meşru olduğunda ısrar ederken, Washington Afgan hükümetini destekledi ve Taliban’ın meşruiyetini reddetti. Ancak ABD Taliban ile bir barış anlaşması yaptığında, bu Afgan hükümetinin meşruiyetinin altını oydu. ABD tarafından temmuz ortasında Afgan hükümeti ile Taliban arasında Doha’da örgütlenen son siyasi görüşme çıkmaza girdi. İki taraf arasındaki fark o kadar büyük ki, ülkenin siyasi yapısı, iktidar ve siyasi yapının düzenlenmesi konusunda bir anlaşmaya varamazlar. Siyasi anlama olmazsa, Afganistan’daki çatışmalar devam edecektir.

Afganistan’ın iç krizi komşu ülkelere de sıçramaya başladı. Bazı Afgan hükümet güvenlik güçleri Tacikistan, İran ile Pakistan’a kaçtı ve Taliban ile Afgan hükümet güçleri arasındaki çatışmalar Afganistan’ın komşuları tarafından yakından izleniyor. Bu durumda, Çin’in Afganistan politikasını son gelişmelere göre yeniden düzenlemesi gerekir.

ÇİN’İN AFGANİSTAN’A KARŞI TUTUMU AÇIK

İlk olarak Çin’in hem Afgan hükümeti hem de Taliban’la ilişkileri devam ettirmesi gerekir. Müzakere masasındaki çıkmaz dikkate alındığında, Çin her iki tarafla diyalog için uygun bir ortam yaratmak için hem Afgan hükümeti hem de Taliban’la bağlantılar kurmak zorunda. Taliban’la bağlantı kuran tek güç Çin değil. Taliban son haftalarda İran ve Rusya tarafından düzenlenen toplantılara katıldı ve herhangi bir yabancı ülkeyle bağlantı kurmaya istekli olduğunu ifade etti. Taliban Afganistan’da büyük bir bölgeyi kontrol ediyor ve ülkede belki de egemen bir güç haline gelecek, ayrıca komşularına karı açık bir tutum sergiliyor.

İkincisi, Çin’in isteklerini Taliban’a iletmesi gerekir. Çin, ülkedeki gerginliği azaltma çabalarının bir parçası olarak Afgan hükümeti ile Taliban arasındaki siyasi diyaloğu teşvik edebilir.

Üçüncüsü, Çin’in Taliban’a kendi kırmızı çizgilerini hatırlatması gerekiyor. Aşırıcılık ve terörizm Çin’in ulusal güvenliği için halen hayati konular. 2001’den önceki Taliban’ın egemen olduğu Afganistan’da aşırılar ile teröristler Afganistan’da sığınak buldular ve hatta Çin’deki sivillere saldırılar düzenlediler. Çin’in Afganistan’da hangi grup iktidarda olursa olsun, bunların Çin’in endişelerini anlamalarını ve özellikle Doğu Türkistan İslam Hareketi olmak üzere terörist gruplardan uzak durmaları gerektiğini anlamalarını sağlaması gerekir.

Çin’in Afganistan’a karşı tutumu açık. Çin Afganistan’ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü, “Afganlar sahip olur, Afganlar yönetir” ilkesi temelinde savunmaya, sorumlu bir komu ve Afgan halkının bir komşusu olmaya devam edecek ve Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanmasında yapıcı bir rol oynayacak.