Haber: Gökhun Göçmen

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin bölge temasları devam ederken, Beijing yönetiminin de 5 maddelik Orta Doğu istikrar önerisinin hatları ortaya çıktı. CRI Türk’e konuşan İRAM Başkan Vekili Hakkı Uygur’a göre Çin’in sahneye çıkması önemli ancak ABD’nin varlığı sınırlandırıcı bir etki yaratabilir.

Çin’de sona eren ve ülkenin en yüksek siyasi etkinliği olarak özetlenebilecek İki Toplantı sırasında kameralar karşısında geçen Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, yeni dönemde “Sino-Arap” bağlarının yeni bir aşamaya geçeceğini duyurmuştu. Çin’in halen Arap ülkelerinin en büyük ticareti partneri olduğunu anımsatan Wang, yıllık basın toplantısında “Kuşak ve Yol İnisiyatifi iş birliğindeki kilit projeler devam ediyor. 5G, yapay zekâ ve uzay çalışmaları gibi yüksek düzeyli yeni teknoloji alanlarında iş birliği gelişiyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 6 Orta Doğu ülkesini ziyaret etmeye 24 Mart’ta başlayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İki Toplantı sırasında verdiği bu sözleri taçlandırmak için kolları sıvadı. Wang, ilk durağı olan Suudi Arabistan’da Çin-Körfez Serbest Ticaret Anlaşması gibi kapsamlı projeleri masaya yatırmasının yanı sıra Beijing yönetiminin Orta Doğu’da istikrarı sağlamak için inisiyatif alabileceğini saklamadı.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, 24 Mart’ta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman bile buluştu.

Dubai merkezli Al Arabia sitesine konuşan Wang, Yemen’de ateşkesin sağlanması planlarını destek sunacaklarını, İsrail-Filistin barışı için iki ülkeden temsilcileri Çin’e davet edebileceklerini ve genel anlamda bölgede 5 maddelik bir genel uzlaşı sağlanması gerektiğini dile getirmiş ancak ayrıntılara girmemişti.

UZUN ERİMLİ BARIŞIN ÇERÇEVESİ

Dışişleri Bakanı Wang’ın ardından Çin’in Suudi Arabistan Büyükelçisi Chen Weiqing “ArabNews” sitesine yazdığı makalede 5 maddelik uzlaşı önerisini kamuoyuna duyurdu. “Çin- Suudi Arabistan yeni yollarda iş birliğinde” başlığını taşıyan makalede şunlar kaydedildi:

“Wang, ziyaret sırasında Orta Doğu’da güvenlik ve istikrarın sağlanması için 5 maddelik bir inisiyatif önerdi. Wang, bölgede bulunan ülkeleri birbirine saygı göstermeye, eşitlik ve adaleti öne çıkarmaya, nükleer silahların yayılmasının önlenmesini başarmaya, kolektif güvenliğe katılmaya ve kalkınma planlarını hızlandırmaya çağırdı. Çin, Orta Doğu’da uzun erimli barışı ve istikrarı teşvik etmek için üzerine düşen rolü oynamaya hazırdır.”

“ÇİN’İN SAHNEYE ÇIKIŞI BAŞLI BAŞINA ÖNEMLİ”

Çinli diplomatların bahsi geçen 5 maddelik öneriye ilişkin hangi mekanizmaların devreye sokulacağı ise Dışişleri Bakanlığı’nın 26 Mart tarihli açıklaması ile netleşti. Beijing yönetimi “Orta Doğu’da güven mekanizması” için Körfez ülkelerine Çin’de diyalog toplantısı önerirken, hali hazırda mevcut olan Çin-Arap Ülkeleri Kalkınma Forumu ile Orta Doğu Güvenlik Forumu’na katkı sunulmaya devam edileceği aktarıldı. Orta Doğu’nun jeopolitik rekabetin dışında tutulmasını talep eden resmi açıklamanın İran ile ilgili bölümünde Biden yönetimine nükleer anlaşmaya dönme ve yaptırımları kaldırma çağrısında bulunuldu. 

Uzmanlara göre Wang’ın Suudi Arabistan ve Türkiye’nin ardından İran İslam Cumhuriyeti’ni ziyaret etmesi kimi ipuçları sunuyor. Zira, İran hem Nükleer Anlaşma’nın tarafı olması hem de başta Riyad yönetimi olmak üzere kimi Körfez ülkeleri ile ihtilaflarının bulunmasından ötürü denklemin merkezinde yer alıyor.

İRAM Başkan Vekili Hakkı Uygur

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkan Vekili Hakkı Uygur’a göre, yükselen bir güç olarak Çin sahneye çıkışı başlı başına önemli olmasına karşın, sorunun taraflarından birinin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olması süreci karmaşık hale getiriyor. ABD’nin Trump’ın döneminde nükleer anlaşmadan çekilmesini ve Biden yönetiminin de İran’a dönük maksimum taleplerinin çözüm yolunu tıkadığını düşünen Hakkı Uygur “Türkiye’de dâhil olmak üzere tüm aktörler İran’ın anlaşmadan hakları olduğunu söylüyor. Buna karşın daha önemlisi ilkesel bir durum çünkü ABD, tüm dünyanın gözü önünde orman kanunlarını anımsatacak anlaşmadan ayrıldı. Bunu başka bir konuda yine yapabilirler.” yorumunda bulundu.

ABD SÜRECİ BALTALAMAK İSTEYEBİLİR

ABD’nin uluslararası ilişkilerde attığı adımları “Oyunun ortasındayken oyunun kurallarını değiştirmek.” olarak tanımlayan Hakkı Uygur, Washington yönetiminin bölgede oyun kurucu rolünü bırakmak istemeyeceğinde ısrarcı. Bu bağlamda, Türkiye ve Brezilya’nın 2010 yılındaki inisiyatifinin ABD tarafından baltalandığını anımsatan Uygur, CRI Türk’e verdiği demeçte “Amerika’nın nezdinde barışı üçüncü taraflar değil yalnızca kendileri getirebilir.” diye konuştu.

İran’ın uranyum takasını öngören anlaşmaya dönemi ABD lideri Barack Obama sessiz kalmayı tercih etmiş, ülkenin önde gelen gazetelerinden Washington Post “Washington yönetiminin diplomatik stratejisinin tehdit edildiğini” savunmuştu.