China Daily / Ibrahim Chowdhury & Ekaterine T. Vashakmadze & Li Yusha

Geçen yılki güçlü bir toparlanmadan sonra dünya ekonomisi zorlu bir 2022 yılına giriyor. Gelişmiş ekonomiler büyük teşvik paketleri ve hızlı aşılama süreci sayesinde hızla toparlandı, ancak birçok gelişmekte olan ülke mücadele etmeye devam ediyor. 

Dünya Bankası’nın Küresel Ekonomik Görünümü raporunda vurgulandığı gibi, aşılama oranlarındaki eşitsizlikler, artan gıda ve emtia fiyatları, kırılgan varlık piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer gelişmiş ülkelerde sıkılaştırma politikası görünümü ile devam eden jeopolitik gerilimler arasında yeni varyantların yayılması, gelişmekte olan ülkeler için zorlu bir zemin yaratıyor.

Küresel bağlam ayrıca, geçen yıl anahtar büyüme faktörü olan ihracatın performansını azaltarak, Çin’in 2022 yılındaki görünümü konusunda sıkıntı yaratacak. Dünya Bankası, 2021 yılındaki yüzde 8 oranındaki güçlü bir toparlanmanın ardından Çin’in büyümesinin 2022 yılında yüzde 5,1’e düşerek, potansiyeline -tam kapasitede sürdürülebilir büyüme oranına- yaklaşmasını bekliyor. 

Gerçekten de 2021 yılının ikinci yarısında büyüme bu seviyenin altında kaldı ve bizim tahminimiz bir miktar politika gevşemesi olacağını varsayıyor. Büyümenin ivme kazanmasını beklememize rağmen, görünümümüz küresel aşağı yönlü risklerin yanı sıra içeriye bağlı olmaktadır. Yeni Omicron varyantı ve diğer oldukça bulaşıcı varyantlar dâhil olmak üzere içeride Covid-19 salgının yenilenmesi, ekonomik faaliyette daha büyük aksamalara yol açacak, daha geniş tabanlı ve uzun süreli kısıtlamalar gerektirebilir.

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDEKİ GERİLEMENİN EKONOMİYE ETKİSİ BÜYÜK

Gayrimenkul sektöründe ciddi ve uzun süreli gerilemenin bütün ekonomide önemli yansımaları olabilir. Bu ters rüzgârlar karşısında Çinli siyaset yapıcılar her şeye karşın durumu kontrol altında tutmalıdır. Bizim son Çin Ekonomik Güncellememiz, yatırıma dayalı teşvikler yoluyla iç talebi desteklemenin eski taktik kitabının sadece gayrimenkul sektöründe riskleri artıracağını ve Çin’in kamu altyapı stoku doyum noktasına yaklaştığı için giderek daha düşük getiriler sağlayacağını iddia ediyor. Bunun yerine sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için Çin’in ekonomisini üç boyutta yeniden dengelemenin zorlu yoluna bağlı kalması gerekiyor. Bunlardan ilki, dış talepten iç talebe ve yatırım ve sanayiye dayalı büyümeden, tüketime ve hizmetlere daha büyük bağlanmaya değişim, ikincisi, yeniliği teşvik etmede ve sermaye ile yeteneğin tahsisinde piyasalar ve özel sektöre daha büyük rol ve üçüncüsü, yüksek karbonlu ekonomiden düşük karbonlu ekonomiye dönüşümdür. 

Bu yeniden dengelemeyi sağlama işinin hiçbiri kolay değildir. Bununla birlikte Çin Ekonomik Güncellemesinin işaret ettiği gibi, yapısal reformlar, yüksek kaliteli yeni bir büyüme yoluna geçişle ilgili ödünleşmenin azaltılmasına yardımcı olabilir. 

İlk olarak mali reformlar, sosyal güvenlik ağları ile sağlık ve eğitim konusundaki harcamaları desteklerken, daha fazla artan oranlı vergi sistemi yaratmayı amaçlayabilir. Bu ihtiyacı hane halkı tasarruflarını azaltmaya yardımcı olacak ve böylece iç tüketime yönelik yeniden dengelemeyi desteklerken, hane halkları arasındaki gelir eşitsizliğini de düşürecektir. 

İkincisi, dijital platformlarda tekelleşme karşıtı hükümlerin sıkılaştırılması ve çevrim içi tüketim hizmetlerine uygulanan bir dizi kısıtlamadan sonra yetkililer, yeniliği ve verimlilik artışını teşvik etmek amacıyla dikkatlerini piyasa rekabetinin önündeki kalan engellere çevirmeyi düşünebilirler. Örneğin, korunan hizmetler sektörünün daha fazla açılması, yüksek kaliteli hizmetlere erişimi düzeltebilir ve yüksek değerli hizmet işlerine yönelik yeniden dengelemeyi destekleyebilir (Dünya Bankası’nın raporundaki özel bir odak noktası). Çin’in hane halkı kayıt sistemi olan “hukou”yu tüm kentsel alanlarda yürürlükten kaldırarak iş gücünün dolaşımı üzerinde kalan kısıtlamaları ortadan kaldırmak, Çin’in büyük kentlerindeki canlı hizmet ekonomilerinin büyümesini eşit biçimde destekleyecektir. 

Üçüncüsü, örneğin emisyon ticaret sistemi kurallarının kapsamının genişletilmesi ve sıkılaştırılması yoluyla karbon fiyatlandırılmasının yaygın kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasını, ülke çapında ticareti ve dağıtımını teşvik etmek amacıyla enerji sektörü reformları, sadece çevresel faydalara yol açmayacak, aynı zamanda Çin’in ekonomisinin daha sürdürülebilir ve yenilik temelli büyüme modeline dönüşümüne de katkıda bulunacaktır. 

SİYASET YAPICILAR RİSKLERİN FARKINDA

Buna ilaveten daha sağlam bir kurumsal ve banka mevzuatı çerçevesi manevi zararların azaltılmasına katkıda bulunacak, dolayısıyla para politikasının gevşetilmesi ve finansal risk yönetimi arasındaki ödünleşmeyi düşürecektir. Krediye erişimdeki çarpıklıkların giderilmesi -özel ve devletten borçlananlar arasındaki kalıcı faizleri yansıtıyor- daha yenilikçiliğe dayalı, özel sektör öncülüğündeki büyümeye değişimi destekleyebilir. 

Çin’de son kırk yıldaki reform ve dışa açılma sürecindeki verimlilik büyümesi özel sektör liderliğinde olmuştur. Modern teknolojilerin yayılması ve küçük özel şirketler arasındaki uygulamalar yoluyla gelecekteki verimlilik kazanımlarının kapsamı büyük kalmaya devam etmektedir. Bu kazanımları sağlamak devletin sahip olduğu şirketlerle eşit şartları oluşturmayı gerektirecektir. Devletin sahip olduğu şirketler, salgın sırasında istihdamı istikrara kavuşturmak, temel hizmetleri vermek ve bazı durumlarda yerel hükümetlerin bütçe açıklarını kapatmak için yararlı bir rol oynamış olsa bile, düşük karlar ve geçmişte verimlilik artışı oranları göz önüne alındığında, büyümenin bir sonraki aşamasını yönlendirme yetenekleri şüphelidir. 

2022 yılında yetkililer önemli ölçüde daha zorlu bir politika ortamıyla karşı karşıya kalacak. Yetkililerin, gayrimenkul sektöründeki zorlukların daha geniş bir ekonomik sıkıntıya dönüşmesini sağlamak için ihtiyatlı ve finansal ve para politikalarını yeniden ayarlamaya hazır olmaları gerekecektir. Son zamanlardaki politika gevşemesi, siyaset yapıcıların bu risklerin gayet farkında olduklarını gösteriyor. Ancak büyümeyi potansiyele yakın istikrarlı bir yolda tutmak amacıyla yetkililerin, benzer şekilde devamlı şekilde daha büyük seviyelerde kurumsal ve yerel yönetim borçları biriktirme risklerine karşı dikkatli olmaları gerekecektir. Yüksek kaliteli büyümeye dönüşüm, tüketim, hizmetler ve yeşil yatırımlara yönelik ekonomik yeniden dengelemeye ihtiyaç duyacaktır. Geçmiş geleceğin rehberiyse, piyasalara ve özel sektör girişimine güvenmek, gerekli yapısal değişikliği hızlı ve asgari maliyette başarmak Çin’in en iyi şansı olacaktır.