CGTN / Maitreya Bhakal

Herhangi bir kimse, başka bir kişiyi siber saldırı düzenlemekle suçlayabilir. Siber saldırı konusunda, Amerika’nın savaşa girmek ve milyonlarca insanı öldürmek için bahane üretmesi gibi, hiçbir kanıt gerekmiyor. Siber saldırıları hazırlayanların tam tespitini yapmanın zorluğu, sadece onları suçlamanın kolaylığıyla eşleşiyor.

Gerçek ya da hayali, “kaynakları ve yöntemleri” korumak adına her daim kanıtları saklayabilirsiniz. Ve birine gerçekten baskı yapılırsa kanıtlar kolayca uydurulabilir (tıpkı Amerika’nın savaşları gibi).   

SİBER SUÇLAMANIN SÜPER GÜCÜ

Haberleri dinleyen (ve inanan) biri, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) dünyanın en zayıf ülkesi ve siber saldırılar karşısında en savunmasız ülkesi olduğunu düşünürse affedilebilir.

ABD’li yetkililer ve medyası (elbette kanıt olmaksızın) Rusya ve Çin’i, ABD seçimleri, e-mail hizmetleri, nükleer laboratuvarları, elektrik şebekeleri, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Dışişleri Bakanlığı, Hazine Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, FBI, Personel Yönetimi Bürosu, ABD aşı araştırma, Pokemon ve aklınıza gelebilecek her şeye siber saldırılar düzenlemekle suçluyor. ABD yönetimi, diğerlerini bu kadar siber saldırı düzenlemekle suçladığında, bunun nedenlerinden birinin basitçe yansıtma olup olmadığı merak ediliyor.

ABD’NİN MÜDAHALELERİ ÇOK AÇIK

ABD, kendi altyapısına yönelik siber saldırılar konusunda kanıt olmaksızın suçlama yapabilirse, bunu başka bir ülkeye saldırılar için yapması hatta kendi vicdanı için yapması daha kolay olacaktır. ABD, kendi stratejik kazanımları için iki ülke arasındaki farklılıkları istismar ederek, onlarca yıldır Hindistan-Çin sorunlarına umutsuzca girmeye çalışıyor.

Genellikle ABD’nin müdahaleleri o kadar açık oluyor ki, kendini gülünç duruma düşürüyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasında arabuluculuk önerdiğinde her iki ülke de öneriyi reddederek, boşa zaman kaybetmedi. Hindistan ile Çin, çok fazla hemfikir olmayabilir, ancak Hindistan ve Çin, ikili konulara bu tür utanç verici müdahalelere kesinlikle karşı oldukları konusunda uzlaştılar.

ABD’nin, Hindistan-Çin arasındaki görüş ayrılıklarını istismar etme girişimlerini siber alana genişletmeye karar vermesi şaşırtıcı olmaz. Hindistan ile Çin’in, son zamanlarda tartışmalı sınır bölgesinden karşılıklı olarak çekileceğini açıklaması ve Hindistan’ın birkaç Çin yatırımına yeşil ışık yakması, ABD’yi iki ülke arasında daha fazla düşmanlık yaratma hevesini harekete geçiriyordur.

Rastlantıya bakın ki, iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığı tam da sona erme işaretleri verdiğinde, ABD’nin pek çok “özel” siber saldırı istihbarat şirketlerinden biri olan Recorded Future (CIA’den fon alıyor) bir rapor açıkladı. Raporda, Çin’in, ne zaman isterse milyonlarca insanın elektriğini kesmekle tehdit eden, kritik öneme sahip enerji altyapısına kötü niyetli bir kod yerleştirdiği iddia edildi. Esas itibarıyla, hikâyenin çıkış kaynağı, ABD rejiminin propaganda organı olması için seçtiği New York Times’tan başkası değildi.

HİNDİSTAN’DA ELEKTRİK KESİNTİLERİ GARİP BİR DURUM DEĞİL

Her zaman olduğu gibi, propaganda kampanyası, yenisi yaratma zahmetinden kurtulmak için mevcut konuları istismar etmekten faydalandı. Efsane, sınır anlaşmazlığının zirvede olduğu Ekim 2020’de, Mumbai’nin büyük bir enerji kesintisiyle karşı karşıya olduğu zaman başladı. Hindistan makamları, internet çıkışı trafiğinin Çin’den olduğu gibi ipuçlarına dayanarak kesintilerden Çin yönetimini sorumlu tuttu.

Ayrıntılı bir soruşturmadan sonra Çinli bilgisayar korsanlarının Mumbai’nin elektrik kesintisiyle ilgileri olduğuna ilişkin sağlam kanıtlar olmadığı sonucuna varıldı. Enerji Bakanı yakınlarda yaptığı açıklamada, kesintilere “insan hatasının” yol açtığını ve bununla birlikte bilgisayar korsanlığı faaliyetinin tespit edildiğini, ancak kesintilerle bağlantısının bulunmadığını ifade etti. Bakan ayrıca, saldırıların Çin ya da Pakistan tarafından yapıldığına dair kanıt olmadığını sözlerine ekledi.

Enerji Bakanlığı açıklamada daha da ileri giderek, özellikle, ABD’li şirketin ve New York Times’ın haberinde Çin devleti destekli olduğunu iddia ettiği bilgisayar korsancılığı şirketinin tam adını (Red Echo) verdi ve uygun önlemler alındığı için kritik enerji altyapısına zarar gelmediğini ileri sürdü.

CIA destekli şirket raporunda meşhur bir kaçamak bırakarak, “Bu arada, kesinti ve tanımlanamamış kötü amaçlı yazılım türünün keşfi arasında iddia edilen bağlantı, doğrulanmamıştır.” sonucuna vardı. Hindistan hükümeti, New York Times gazetesinde yer alan suçlamaları resmi olarak ne reddetti ne de teyit etti. Birçok Hintli uzman ise, kötü amaçlı kodun Çin’den gelen bir “işaret” ya da “uyarı” olduğunu savundu.

Mumbai’deki elektrik kesintisi yüzünden tren seferleri durdu, borsa ve hatta hastanelerin çalışması etkilendi. Bununla birlikte asıl kesinti yaklaşık iki saat sürdü, kentin banliyölerinin bazı kesimleri yarım gün kadar elektriksiz kaldı. Yine de Hindistan’da elektrik kesintileri garip bir durum değil. Her ne kadar ülke elektrik altyapısını iyileştirmede önemli adımlar atsa da elektrik sarfiyatı ve etkinliği önemli sorun olmaya devam ediyor. Çin’i elektrik kesintileriyle ilgili suçlama girişimleri, bu alanda zaten pek çok eksikliğe maruz kalanlar için çok az fark yaratacaktır.