CGTN / Wu Changhua

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın iklim elçisi John Kerry’nin Çinli mevkidaşı Xie Zhenhua ile görüşmek için Shanghai’ya yaptığı ziyaret iklim hırsını kaldırmak ve iklim eylemini ilerletmek için acilen ihtiyaç duyulan ikili iş birliğini üretmeyecektir.

Anchorage’da yakın zamandaki görüşme ile karşılaştırıldığında, birbirini 20 yıldır tanıyan iki iklim çarı arasındaki bu buluşma daha samimi ve nazik olmalı. Ancak sonuç değişmeyecek, Çin’i insanlığa karşı “kötü adam” olarak resmedecek başka bir ABD suçlama dalgası kendini gösterecek. Çin’in buna yanıt vermeye fikren ve manen hazırlıklı olması gerekiyor. Başarısızlık, yeni ABD yönetiminin Çin’e yönelik politikasının bir sonucu. Biden yönetiminin Çin ile karşı karşıya geldiği ilk üç aylık destanı, potansiyel iş birliğinin temelini tam anlamıyla felce uğrattı ve gerekli saygı ve güveni daha da paramparça etti. ABD dış politikasının stratejik öncelikleri bağlamında, Çin ile ilişkiler “21. yüzyılın en büyük jeopolitik testi” ve Çin stratejik bir rakip ve ulusal güvenlik tehdidi olarak görülüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele etmek ve yeşil enerji devrimini yürütmek, dünyanın en büyük ekonomisi ve karbon salgılayıcısı ABD’nin ciddi ve aynı zamanda gerekli bir taahhüdü olmasına rağmen, ABD’nin Çin ile yüzleşmek ve güvenliğini sağlamak için gündeminin ilerlemesine, teknolojide liderliği ve ulusal güvenliği korumak için tedarik zincirlerini yeniden inşa etmesine yardımcı olmak için siyasi ve jeopolitik bir taktiğe dönüştürüldü. Müttefikler ve ortaklarla ilişkileri yeniden canlandırma çabası da öyle. Müttefiklerini, Çin’le yüzleşmek için birleşik bir cephe oluşturmak üzere bir araya getirmek ve kendi avantajını elde etmek için Çin ile ekonomik olarak ayrılmak.

Sonuç olarak, Çin ile iklim eylemi üzerinde çalışmanın yüksek sesle duyurulan arzusu ve önemi, yükselen Çin’i kontrol altına almak için her türlü çabayı gösterirken ve Çin’in küresel temiz enerji dönüşümüne katkısını karalamak için her türlü çabayı sarf ederken utanmadan kendi kendine ilan ettiği iklim liderliğiyle küresel iklim yönetişimi masasına geri dönmek için başka bir oyundur.

ABD’nin “Çin takıntısı” ve “hızla maske değiştirmesi” isyan ettiriyor. Çin’in hem teknoloji Ar-Ge’sindeki hem de temiz enerji teknolojilerinin sanayileşmesindeki yükselişi, ABD’nin uzun süredir iddia ettiği küresel teknoloji liderliği için büyük bir tehdit olarak görülüyor. Çin’in küresel iklim çözümlerine ve eylemlerine katkısı küresel topluluk tarafından kabul edildi, ancak Biden Yönetimi için ABD’nin “istisnai üstünlüğü” için bir risk.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ” İKİ TARAFLI BELİRLEYİCİ BİR KONU DEĞİL

Biden, Çin’i, rekabet yarışını kazanmak amacının açıkça ifade edildiği Altyapı Yasası için siyasi destek ve onayı “canlandırmaya ” ve “heveslendirmeye” yönelik ABD’nin çıkarlarına en büyük tehdit olarak konumlandırıyor. Küresel olarak, yönetim birleşik bir anlatıyı tekrarlıyor, ABD küresel iklim liderliğine geri döndü ve Çin’in ABD ile çalışmayı reddetmesi, iklim tehditleriyle mücadelede ABD liderliğinin ne kadar kritik olduğu olgusunu güçlendiriyor.

Şimdiki konu, Dünya Günü için planlanan Washington İklim Liderleri Zirvesi. Zirveye Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’e yapılan davet dâhil olmak üzere 40 devlet başkanının bir araya getirilmesi planlanıyor. Ancak profesyonel meslektaşım Rachel Kyte’nin “Zirve bir tiyatrodur ve eğer önemli bir parçası varsa son derece etkili olabilir.” düşüncesini yineliyorum. Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu’nun dekanı ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri için bir iklim danışmanı olan Rachel, bunu gayet iyi söyledi, “bu en önemli parça ABD’nin iklim değişikliği ile mücadele planıdır”.

Dolayısıyla, ABD’nin en önemli parçası ne olursa olsun, yükümlülükleri ve sorumluluklarının yanı sıra kapasitesiyle uyumlu olacaktır. İklim değişikliği, insanlık için küresel olarak paylaşılan varoluşsal bir tehdittir. Küresel eylemler ve yanıtlar gerektirir. Dünyanın en büyük iki ekonomisi ve yayıcıları olarak ABD ile Çin ortaklığı, bulmacanın önemli bir parçası olmaya devam ediyor, fakat iklim değişikliği bilhassa iki taraflı olarak belirleyici bir konu değil. Çin’e iklim eylemi konusunda “şantaj yapmak” işe yaramayacak, ancak eski bir Çin deyişine göre kesinlikle ne ekersen onu biçersin.