Dumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Barış Adıbelli, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Adıbelli Çin Komünist Partisi (ÇKP) 19. Merkez Komitesi 6. Genel Kurulu toplantısı sonunda yayımlanan bildiriyi değerlendirdi.

Çin’deki yönetim sisteminin dünyanın geri kalanından farklı olduğunu ifade eden Dr. Barış Adıbelli, Çin’de ÇKP’nin politikanın üretildiği yer olduğunu belirtti.

6. TOPLANTIDA ÇİN’E ÖZGÜ SOSYALİZM ÖNE ÇIKTI

Çin’in politikasını merak eden ve izleyenler için bu toplantıların önemli olduğunu vurgulayan Adıbelli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bizde bakış farklı olduğu için ÇKP sıradan bir siyasi partiymiş gibi bir algı oluşuyor. ÇKP aslında devlet adına bütün kararların alındığı yer.

6. toplantı neden önemli? Her şeyden önce ÇKP 100. yılını kutluyor. ÇKP alınan kararların en iyi şekilde denetlendiği merkez. Kararların alınması noktasında özeleştiri dediğimiz önemli bir mekanizma var. Nerede doğrular yapıldı, nerede daha fazlasının yapılması gerekiyor, buna bakılıyor. Toplantı, ‘ÇKP’nin 100 yıllık yolculuğu’ olarak adlandırıldı ve masaya yatırıldı. Hem partinin hem ideolojinin güncellenmesi konusu vardı, ÇKP’nin günün koşullarıyla sürekli iç içe olduğu ve kendini sürekli güncellediği belirtildi. ‘Çin’e özgü sosyalizm’ adı verilen bir düşünceden de kaynaklanıyor bu ve 6. toplantıda en çok tartışılan konulardan biriydi.

Kararların her birinin ayrı bir önemi var. Orta halli refah düzeyine sahip bir toplumun yaratılması, buna Batılı ülkelerde orta sınıf deniyor. Bunun ile ilgili çalışmalar masaya yatırıldı. Çin bu yıl yoksullukla mücadelede başarılı olduğunu açıkladı. Bu dinamik bir süreç, bunu çözdüm, dersiniz yarın bir grup insan işini kaybeder ve tekrar bu değişebilir. O nedenle Çin bunu devam eden bir süreç olarak da değerlendiriyor. ‘Made in China’ denilen bir kavram var, bu da yine masaya yatırıldı.

Pandemiyle birlikte ortaya çıkan üreten ve tüketen Çin toplumu fikri var, hem kendimiz üretelim hem de kendi pazarımız olsun kendimiz tüketelim. Mümkün olduğunda doğrudan yabancı yatırımlara bağlı bir ülke olmayalım, deniyor. Tüketimden maksat onu tüketecek Çin toplumunun refaha ulaşması konusu var. 2017’deki 19. ÇKP Kongresi’nin en önemli kararlarından biri şuydu; o güne kadar Çin sürekli kendisini gelişmekte olan üçüncü dünya ülkesi olarak tanıyordu. Ancak Xi Jinping, 19. ÇKP Kongresi’nde artık Çin’in bu söylemi bıraktığını, Çin’in şu anki statüsünü kabullenip ona göre davranmak gerektiğini söyledi. Xi Jinping, ‘Biz artık sorumlu büyük ülke olacağız.’ dedi. Bunun sonuçlarını 2017’den beri görüyoruz. Çok kutuplu, sistemli dünya savunuluyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bunu kendi hegemonyasına tehdit olarak nitelendirdi ve dikkat ederseniz 19. ÇKP Kongresi’nden sonra süreç başka bir yere gitti.

ÇKP’NİN 100 YILLIK YOLCULUĞU

Alınan kararlar Merkez Komite’nin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci toplantılarında hep dile getirildi ama esas önemli olan 100. yıl olması itibarıyla altıncı toplantıydı. Burada adeta 100. yılın muhasebesi yapıldı. 100 yıllık bir ÇKP var, bu toplantıda ‘ikinci yüzyıl’ diye de bir kavram ortaya konuldu. İkinci yüzyılda yeni, genç, ayağa kalkmış bir Çin hedeflendi. Altıncı toplantıda ikinci yüzyılın yol haritası ortaya konuldu. Bu toplantının diğer ayrıntısı 2022’de 20. ÇKP Kongresi’nin yapılacak olması. 19. ÇKP Kongresi’nde anaysa değişikliği yapıldı, normalde Xi Jinping’in iki dönem devlet başkanlığı yapması gerekiyordu fakat Çin’in içinde bulunduğu koşullar ve Xi Jinping düşüncesinin oturması bağlamında, lider değişikliğinin Çin’i yavaşlatabileceği sonucundan yola çıkılarak anayasa değiştirildi. Lider ömür boyu görevde kalacak anlamına gelmiyor. Lider yine iki dönem yapıp bırakabilir ya da uzatabilir, bu psikolojik sınırı kaldırdı. Dolayısıyla önümüzdeki kongrede Xi Jinping aday olacak mı yoksa yeni bir aday mı gösterilecek? Bu merak ediliyordu 6. toplantıda ancak böyle bir şey olmadı. Benim kanaatim Xi Jinping üçüncü dönemde de devam edecek çünkü alınan kararlara baktığımız zaman hâlâ yapılacak çok iş var. Geçen hafta tartışılan konuların çoğu 2017’de alınan kararların uygulanması üzerine ve 100 yıllık yolculuk daha bitmiş gibi görünmüyor.

ÇKP’NİN EN BÜYÜK BAŞARISI ÖRGÜTLENME VE DİSİPLİN

ÇKP’nin muazzam bir örgütlenmesi var. Köylerden, metropollere kadar muazzam bir örgütlenmesi mevcut. Bir de deneyim var, dünyanın en büyük siyasi partisi şu anda. Çok fazla üyesi olmasına dünyanın en zor üye olunan partilerinden biridir. Çok kalifiye üyeler istiyor, ÇKP sadece politika üretmiyor aynı zamanda bir okul, Çin’e bürokrat yetiştiriyor. ÇKP’nin en büyük başarısı örgütlenme ve disiplindir.”