CRI Türkçe

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerlerinin Afganistan’dan çekilmeye başlamasıyla her gün ajanslarda ülkedeki şiddetin arttığına dair yeni haberler yer almaya başladı. Washington’ın kendi getirdiği istikrarsızlığın akıbetini hiç umursamadan sorumsuzca ve aceleyle ülkeyi terk etmeye çabalaması tepki çekmeyi sürdürüyor.

Bölgede kaos yaratmak peşindeki güçler, son gelişmeler üzerine ellerini ovuştururken, Beijing ise başlattığı yoğun diplomasi trafiğiyle Afganistan’daki durumu bölge ülkeleriyle ele aldı, iç savaşın önlenmesi için adımlar atmaya başladı.

WANG YI’DEN AFGANİSTAN’IN KOMŞULARIYLA TEMASLAR

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, geçen pazartesi günü başladığı dış gezisi kapsamında Afganistan’a komşu üç Orta Asya ülkesini ziyaret etti.

Çin basınında Wang’ın Türkmenistan, Tacikistan ve Özbekistan’daki temaslarının ABD’nin Afganistan’dan çekildiği ve ülkedeki güvenlik durumunun kötüleştiği dönemde gerçekleşmesinin önemli olduğuna dikkat çekildi.

Wang Yi, Orta Asya ülkelerindeki muhataplarıyla gerçekleştirdiği sıkı temasların yanı sıra, Tacikistan ziyareti esnasında da Afgan mevkidaşı Muhammed Hanif Atmar ile bir araya geldi.

Wang, Afganistan’daki taraflar arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını kaydetti.

Wang Yi’nin de söylediği gibi ABD ve NATO güçlerinin “alelacele” çekilmesi, ülkedeki güvenlik tehditlerini artırdı. Şu anki öncelik ise ülke içindeki güçler arasındaki müzakerelerin başlaması ve bir iç savaşın önlenmesi.

XI JINPING’DEN SİYASİ DİYALOG VURGUSU

Afganistan’ın bir iç savaş yaşayarak daha da çok kaosa sürüklenmesi, ülkenin yeniden teröristler için bir sığınağa dönüşmesine yol açabilir ve bu da tüm bölge için güvenlik risklerini artırabilir.

Bu noktada, Çin’in barış görüşmeleri konusunda ortaya koyduğu yapıcı tavra ilaveten, Taliban’a “tüm terörist güçlerle arasına net bir çizgi çekme” çağrısı yapması da Afganistan’ı krizden kurtarabilecek kritik bir öneri.

Orta Doğu, Avrasya ve Asya-Pasifik Platformu (ODAP) Direktörü Ali Semin, CRI Türk’e yaptığı açıklamada, 20 yıldır Afganistan’da bulunan NATO’nun ülkeye istikrar getirmediğinin altını çizdi.

Afganistan’dan yeni bir göç dalgası yaşandığına işaret eden ODAP Direktörü Ali Semin, ülkeden son 6 ay içinde 270 binden fazla kişinin göç ettiğini, ülkedeki istikrarsızlığın bölgeye kötü etkiler getireceğini ifade etti.

Semin, Wang Yi’nin Çin’in Afganistan’da jeopolitik bir amaç gütmediği yönündeki ifadelerinin ve ülkedeki tarafları Çin’de müzakereler düzenlemeye davet etmesinin, Beijing’in Afganistan konusuna sadece güvenlik boyutuyla yaklaşmadığını, aynı zamanda meselenin siyasi boyutuna önem atfettiğini gösterdiğini ifade etti.

Wang’ın temasları sürerken, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping de Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile cuma günü bir telefon görüşmesi yaptı.

Afgan hükümetinin, ülkenin ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını kararlılıkla desteklediklerinin altını çizen Xi, Çin’in daima ulusal uzlaşı ve kalıcı barışa giden temel yolun siyasi diyalog olduğunu savunduğunu hatırlattı.

Çin liderinin dediği gibi, Çin, ülkede “Afgan halkının yönettiği ve Afgan halkının kabul ettiği” bir barış ve uzlaşı süreci istiyor ve “Çin, her zaman olduğu gibi süreçte yapıcı rol oynayacak.”

ÇABALAR İKİLİ TEMASLARLA SINIRLI DEĞİL

Çin, Afganistan sorunu karşısındaki farkındalığı artırma çabalarını ikili temasların yanı sıra bölgesel örgüt ve girişimlere de taşıdı.

Konu, Çin’in çabalarıyla bölgedeki güvenlik açısından hayati bir önem taşıyan Shanghai İş Birliği Örgütü’nün (SİÖ) dışişleri bakanları toplantısında da görüşüldü ve toplantıda Afganistan konulu ortak bir bildiri yayımlandı.

Bunun yanı sıra, Çin’in Kuşak ve Yol inisiyatifinin aktif olarak ilerletilmesi de Afganistan’ın istikrara kavuşması ve bölgenin barış ve huzurunun korunması için büyük önem taşıyor. Zira Çin’in ortaya koyduğu bu inisiyatif, hem altyapı, ekonomi ve ticaret işbirliği hem de beşeri ve kültürel temaslar vasıtasıyla bölge ülkelerini birbirine bağlayacak en somut proje.

İşbirliği projeleri sayesinde bölge ülkeleri arasındaki bağlanırlığın artması, tüm tarafların bölgenin istikrarını korumak için müşterek çaba harcaması sonucunu getirecektir.

Peki Çin, Afganistan sorununda siyasi çözüm arayışını niçin hızlandırmak istiyor?

Çin, stratejik bir bakışla bölgede yeni bir kriz daha çıkmasını önlemeyi istiyor; Çin, insani bir yaklaşımla Amerikan işgaliyle yeterince acı çeken Afgan halkının acılarına yenilerinin eklenmemesini istiyor; Çin, sorumlu bir büyük ülke tavrıyla uluslararası ve bölgesel sorunların büyümeden önlenmesini sağlamayı istiyor.