CGTN / Wang Li

Afganistan’ın Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başını çektiği ve NATO müttefikleri tarafından desteklenen terörle mücadele adı altında bir savaşla mahvolduğu açıktır. Prensip olarak savaş, terörle mücadele adına yürütüldüğü için küresel toplum tarafından desteklendi.

Yine de ABD, 20 yıllık savaşın ardından parçalanan bu topraklardan askerlerini resmen çekmeye karar verdi. Dolayısıyla, genel olarak dünya ve özellikle büyük oyuncular adalet ile barış namına savaşın doğasını, ilerlemesini ve sonuçlarını düşünmeleri gerekiyor.

Çin,1955’ten bu yana tanıdığı Afganistan ile barışçıl bir ilişki sürdürüyor. İki ülke daha sonra 1960 yılında, dostluk ve karşılıklı saldırmazlık antlaşmasını imzaladı. Çin, o zamandan beri, Afganistan’da ne olursa olsun, anlaşmaya uyuyor. Çin, istikrarlı, birleşik, gelişmiş ve dost bir Afganistan’ın son derece memnuniyetle karşılandığını yineledi. Bu amaçla Çin, ülkedeki iktidarın barışçıl geçişinde yapıcı bir rol oynamaktadır. Afganistan’da devam eden iç savaşa rağmen Çin, iletişim ve ulaşım gibi büyük altyapı projelerine istikrarlı bir şekilde yatırım yaptı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Afganistan’daki barış ile uzlaşma sürecini olumsuz etkileyecek ve ciddi şekilde müdahale oluşturacak herhangi bir düşüncesiz eylemi önlemek amacıyla yabancı askerlerin sorumlu bir şekilde geri çekilmesi gerektiğini söyledi. Buna göre, Özbekistan ve Tacikistan da dâhil olmak üzere Afganistan’ın tüm komşularının, Afgan iç barış sürecini tam olarak desteklemek için zorlukların üstesinden gelinmesi ve ilerlenmesi konusunda pozisyonlarını koordine etmeleri gerekiyor.

ÇİN, AFGANİSTAN’IN YENİDEN İNŞASINDA SORUMLU BİR ROL OYNAYACAK

Afganistan’ın en büyük komşu ülkesi ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin, ABD’nin çekilmesi sonrası dönemde üç kilit noktayı öne sürüyor.

Birincisi, Afganistan’daki barış ve uzlaşma süreci, Birleşmiş Milletler (BM) ile ilgili kararların gereklilikleri doğrultusunda “Afgan öncülüğünde ve Afganların sahip olduğu” ilkesini izlemelidir.

İkincisi, Afganistan’ın siyasi düzenlemeleri gelecekte eşitlik ile adalet açısından tüm etnik grupları ve siyasi partileri kapsamalıdır.

Üçüncüsü, gelecekteki Afgan ulusal yönetişim yapısı, herhangi bir dış müdahale olmaksızın ülkenin kendine özgü ulusal koşullarına ve kalkınma ihtiyaçlarına uymalıdır. Çin, müdahale etmeme politikasını bir kez daha yineliyor ve bölgesel barış ile istikrar açısından güvenli ve hoşgörülü bir ülke olacak yeni bir Afganistan’ı memnuniyetle karşılıyor.

Şimdi, Çin’in Afganistan’ın yeniden inşasında ve bölgesel barış ile istikrarı yeniden tesis etmede yapıcı ve sorumlu bir rol oynayabileceği açıktır. Birincisi, Çin hiçbir zaman tek başına hareket etmediği için, üçü yakın komşusu olan Orta Asya ülkelerine Afgan sorununun nihai çözümüne gereken katkıyı yapmak için çağrıda bulunuyor. Daha sonra, Shanghai İş Birliği Örgütü’nün (SCO) iki önemli oyuncusundan biri olarak Çin, SCO’nun Afganistan’da uzun vadeli barış ve istikrar için gereken rolünü oynayacağını öne sürüyor. Üçüncüsü, Çin’in yakın zamanda kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladığı Rusya, Pakistan ve İran ile stratejik ortaklıkları var.

KAZAN-KAZAN YAKLAŞIMI VURGUSU

Bu nedenle ABD liderliğindeki NATO varlığının, savaşın mahvettiği Afganistan’daki ortak çıkarlara ve bölgedeki istikrara yönelik bir tehdit olarak görüldüğüne dair görüş belirten Çin, Rusya, Pakistan ve İran, Taliban hareketinin katılımıyla bir koalisyon hükümetinin kurulmasına ilişkin anlaşmalar yoluyla Afganistan İslam Cumhuriyeti’ndeki iç savaşı sona erdirmek için yapıcı ve kapsayıcı bir çözümde birbiriyle bağdaşan çıkarları paylaşıyorlar.

Özetle Çin, uluslararası iş birliğinden istikrarlı ve etkili bir şekilde ders almıştır. Çok taraflı gruplar tarafından yapılan saha araştırmalarına göre Çin, karşılıklı ihtiyaç duyulan ürünler için genellikle Rusya ve Türkiye’ye ihracata yönelik endüstriyel kapasite oluşturmak amacıyla yerel ortaklarla birlikte ortak girişimler geliştirdi.

Bu eğilim başka yere de yansıdı, örneğin Çin ile Çinli firmalar yerel talepleri dinliyor ve buna göre faaliyetlerini ayarlıyor. Elbette, Çin diplomatik hedeflerinin peşinden gidiyor ve bunu eski kültürü ile Afganistan da dâhil olmak üzere dünyaya mevcut kazan-kazan yaklaşımı uyarınca yapmaya devam edecek.