Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) beş daimi üyesinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) veto kartı, İsrail saldırganlığının en önemli kalkanıdır. ABD, bugüne kadar İsrail’e karşı çıkarılması istenen onlarca kararı konseyde veto etmiştir.

ABD son olarak geçen hafta, BMGK’nin İsrail’in Doğu Kudüs ve Gazze saldırılarına son vermesi çağrısı içeren ortak açıklamasını engelledi.

ABD’nin bu tutumu, aslında BM’nin varlık nedenini de sabote ediyor…

ÇİN: ABD ENGEL YARATMAMALI

Aynı zamanda BMGK’nin dönem başkanı olan Çin, video konferans yoluyla düzenlenen ve halka açık olan Güvenlik Konseyi’nin Filistin-İsrail toplantısında ABD’yi uyardı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’nin engellemesi nedeniyle Güvenlik Konseyi’nin şimdiye kadar bu konuda bir adım atamadığını belirterek, ABD’yi engel yaratmaması için uyardı ve Güvenlik Konseyi’nin bir daimi üyesi olarak sorumluluk üstlenmeye çağırdı.

Wang Yi, “ABD, gerginliğin azaltılması, güvenin tesis edilmesi ve siyasi çözüm için uluslararası toplumla birlikte BMGK’ye destek vermeli.” dedi.

Wang Yi ayrıca İsrail-Filistin gerginliğinin tehlikeli boyutlara ulaştığına dikkati çekerek uluslararası toplumu derhal hareket etmeye çağırdı.

Filistin halkının samimi bir dostu olduğunu vurgulayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, BMGK’nin sorunun çözümünde bir fark yaratıp yaratamayacağını dünya halklarının yakından izlediğini ve tarihin de kaydettiğini belirtti.

Çin’in bu çıkışı, ABD’nin İsrail’e BM’de kalkan olan tavrına karşı doğrudan bir uyarı olarak oldukça önemli…

ÇİN’İN 4 AŞAMALI ÇÖZÜM PLANI

BMGK’nin dönem başkanı Çin’in Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’yi uyardığı toplantıda, mevcut gerilime karşı dört aşamalı bir çözüm planı açıkladı:

1) Çin’e göre en önemli öncelik, ateşkes ve şiddetin durdurulması.

2) Çin’e göre insani yardım acil bir ihtiyaç. Bu nedenle İsrail bir an önce Gazze ablukasını kaldırmalı ve uluslararası toplum Filistin’e yardım etmeli.

3) Çin’e göre başta BM olmak üzere Arap Birliği, İslam İş Birliği Teşkilatı ve bölgede önemli etkiye sahip ülkeler aktif rol oynayarak, “geniş ve etkili bir barış geliştirme çabası” oluşturmalı.

4) Çin’e göre “iki devletli çözüm” sorunun temel çıkış yoludur. Çin, “iki devletli çözüm” temelinde barış görüşmelerinin mümkün olan en kısa sürede başlatılmasını ve 1967 sınırına dayanan, başkent Doğu Kudüs olan, tamamen egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını destekliyor.

NEO-ABDÜLHAMİTÇİLİK HABERCİLİĞİ

Çin, İsrail konusunda ABD’yi BMGK’de bu şekilde sıkıştırırken, AKP’nin haber ajansı gibi çalışan Anadolu Ajansı ise tuhaf bir haber yaparak abonelerine servis etti.

Betül Yürük imzalı, 12 Mayıs tarihli “ABD’den BMGK’nin Kudüs açıklamasına engel” başlıklı haberi, yukarıda belirttiğimiz ABD’nin İsrail’e kalkan olan son hamlesini konu etmişti.

Ancak haberin ilerleyen satırlarında araya sokuşturulan “özel amaçlı” yorumlar, Anadolu Ajansı’nın amacının haberden çok, AKP’nin “yanlış dış politikasının” sözcülüğü olduğunu ortaya koydu.

Anadolu Ajansı, BMGK’deki tutumu nedeniyle ABD’yi haber yaparken, şu yorumla Çin ve Rusya’yı da hedef aldı: “Uluslararası barış ve güvenliği sağlamakla sorumlu BM’nin en güçlü organı Güvenlik Konseyi, son yıllarda veto gücüne sahip ülkeler Rusya’nın Suriye’de, Çin’in Myanmar’da, ABD’nin ise İsrail-Filistin sorunun çözümündeki yanlı tutumları nedeniyle hiçbir somut adım atamıyor ve meşruiyetini kaybetmekle eleştiriliyor.”

Suriye’de Türkiye ile iş birliği yapan Rusya’yı ve ABD’yi İsrail konusunda uyaran Çin’i aynı haber içinde ABD ile birlikte hedef almak, sözde dengecilik yapan tipik bir Neo-Abdülhamitçilik haberciliği olmuş!

Mehmet Ali Güller