Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi bugün Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) insan hakları ihlallerini gözler önüne seren 2020 ABD İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu yayınladı. Rapor ABD’nin siyasi ve sosyal açıdan trajik bir noktaya geldiğini gösteriyor.

Yaklaşık 15 bin karakterden oluşan raporda salgının yarattığı trajedi, Amerikan tarzı demokrasinin siyasi kaosa yol açması, ırk ayrımcılığının azınlıkların durumunu kötüleştirmesi, sosyal huzursuzluğun kamu düzenini tehdit edecek boyutlara ulaşması, zengin ile fakir arasındaki kutuplaşmanın sosyal adaletsizliği şiddetlendirmesi ve uluslararası kuralları çiğneyerek insani felaketlere neden olma gibi içerikler ele alındı.

Raporda ABD nüfusunun, dünya nüfusunun yüzde 5’inden az olmasına rağmen Şubat 2021 itibariyle ABD’de tespit edilen Covid-19 vaka sayısının küresel toplamın yüzde 25’ini aştığına, ölüm sayısının küresel toplamın yüzde 20’sini oluşturduğuna işaret edildi.

Amerikan demokratik sistemindeki düzensizliğin siyasi kaosa neden olduğu ve Amerikan toplumunu daha da parçalandığı dile getirilen raporda, para politikasının kamuoyunu çarpıttığı, seçimlerin zenginler için “tek kişilik bir gösteri” haline geldiği ve insanların Amerikan demokratik sistemine olan güveninin 20 yılın en düşük seviyesine düştüğü belirtildi.

Raporda, Afrika kökenli Covid-19 vakalarının oranının beyazların üç katına ve ölüm oranının beyazların iki katına ulaştığı, bu kesimin polis tarafından öldürülme olasılığının beyazların üç katı olduğu ve Asya kökenli gençlerin dörtten birinin ırkçı nefretin hedefi haline geldiği kaydedildi.

Raporda, ABD’de silah ticareti ve silah olaylarının rekor seviyeye ulaştığına ve insanların sosyal düzene olan güvenini kaybettiğine dikkat çekildi. Raporda, 2020’de ABD’de 41 bin 500’den fazla kişinin silahlı olaylarda hayatını kaybettiği ve ülke genelinde günde ortalama 1,6 yılda toplam 592 kitlesel silahlı saldırının meydana geldiği belirtildi.

Raporda, ABD’de zengin ile fakir arasındaki uçurumun hızla arttığı ve en alttaki insanların hayatlarının perişan olduğu vurgulandı. Raporda, salgının kontrolden çıkması nedeniyle kitlesel işsizliğin yaşandığı ve on milyonlarca insanın sağlık sigortasını kaybettiği ifade edildi.

Salgınla mücadelenin küresel dayanışma gerektirdiği bir zamanda, ABD’nin kendi önceliğini sürdürerek, izolasyonu, tek taraflılığı ve yaptırımı uyguladığı, uluslararası kurumlara baskı yaptığı, küresel güvenlik ve istikrar için en büyük sorun yaratan faktör olduğu savunuluyor.

Öte yandan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, bugün düzenlenen basın toplantısında ABD’deki silahlı saldırılarla ilgili soruyu yanıtladı.

Hua Chunying, ülkedeki azınlıkların güvenliğini, meşru haklarını ve çıkarlarını korumak için ABD’nin somut ve etkili önlemler alması ve insan haklarını koruma taahüdünü yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

Hua Chunying ayrıca Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde sosyal istikrar, ekonomik kalkınma, etnik birlik ve dini uyumun korunduğunu ve Uygurlar dahil olmak üzere tüm Çin vatandaşlarının benzeri görülmemiş haklara ve haysiyete sahip olduğunu kaydetti.