Global Times / Shen Yi

İngiltere’nin Çin Büyükelçisi Caroline Wilson, salı günü uluslararası medyanın Çin yetkililerini eleştirmesinin neden Çin’den nefret etmek olmadığı ile ilgili Çince yazılmış bir makale yayınladı. Makale Çin toplumunun geniş ilgisini çekti.

Bazı Batılı medya kanalları Çin’de daha fazla eleştirilmeye başlandı. Örneğin, Çin kamuoyu BBC’nin sahte malzemeler ve söylentileri kullanan Çin’le ilgili son haberlerinden çok rahatsız olduğunu ifade etti. BBC haberleri sömürerek çıkarlarının peşinde koşma konusunda çok iyi. Hakikati haber verme görevine sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, İngiliz medya kanalı haberlerinde seçici davranıyor, hatta hakikati çarpıtıyor. BBC’nin Çin ile Rusya gibi haberlerindeki pratik ve tarzı dikkate alındığında, küresel medya kanallarını bilen Çinliler için BBC bir medya kanalı değil, ama daha çok Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve bazı Batılı ülkelerin hükümetlerinin ajanı gibidir.

Batılı birçok insan, Wilson dâhil, Batılı medya kanallarının Çin yetkililerini eleştirdikleri için Çin’de hoş karşılanmadığına inanıyor. Böyle bir görüş doğru değildir.

Medyanın denetleyici rolü hükümetin yönetişim kapasitesini güçlendirmeli ve kamu hizmetini iyileştirmelidir. Ama bazı Batılı medya kanallarının yaptığı şey, Çin sistemini yıkmak amacıyla Çin yetkililerinin hatalarını abartmaktır. BBC’yi ele alalım. Bu İngiliz medya kanalı, Covid-19 salgınının yayılmasını önleme konusunda acınacak bir başarısızlık gösterse bile İngiliz kamuoyunu İngiliz hükümetini yıkmaya çağırmıyor. Bu çifte standarttır.

Çin’de Batı medyasına giderek daha az rağbet edilmesinin nedeni, asıl olarak Çin hükümeti ve Çin’i statüsü ile ilgili eleştirilerinin kendi liberal kavramlarına dayanan hayallere dayanmasıdır.

Temel olarak, Batı medya kanalları farklı çıkar grupları arasındaki bir mücadelenin ürünüdür. Bu kanallar, topluma yapıcı bir değeri ya da kumunun çıkarlarını temsil etmeden, mücadele araçlarıdır. Bazı somut konulardaki eleştirileri Batı kamuoyunun kapitalist sisteme karşı şüphelerini gidermek ve iç çelişkilerden dikkatleri başka yöne çekmeyi amaçlamaktadır.

BATI MEDYA KANALLARI FARKLI ÇIKAR GRUPLARI ARASINDAKİ BİR MÜCADELENİN ÜRÜNÜ

Birçok Batı medyasının oynadığı rol, yapıcı olmak sistemlerinin düzeltilmesi gerektiği anlamına geldiği, ama onların bakış açısından, kendi siyasi mekanizmaları mükemmel işlediği için, yapıcı katkılarda bulunmaktan çok eleştirmektir.

Yeni koronavirüs salgının ilk aşamalarından bu yana Batılı medya kanalları salgının kötüleşmesinden kaçınmak için hükümetlerini etkili biçimde denetledi mi? Kendi yetkililerinin hatalarını ortaya döktü mü?

Çin kamuoyunun hükümeti denetleyebilme gücüne sahip olmasının nedeni, Çin hükümetinin halka hizmet ilkesine uymaya istekli olmasıdır. Bu bağlamda, Çin medyasının ülke ile ilgili olumsuz yayınları hükümetin kendini düzeltmesi için bir motivasyon kaynağı haline gelebilir.

Birçok Çinli, Batı toplumunun Çin’de medyanın denetimini yanlış anladığını düşünüyor. Yanlış anlaşılan bir şey yok. Siyasi sistemi ve ideolojisi onlarınkinden tamamen farklı bir ülke olan Çin’in güçlü biçimde gelişebileceğini görmek istemiyorlar. Görmek istedikleri şey Çin’in çökmesidir. Bir komünist parti tarafından yönetilen bir ülkenin sağlam bir kalkınmayı hak etmediğine inanıyorlar.

Batı medyasının Çin’le ilgili haber verme modeli, bir kişinin, bir kıza, bir kız tavlama ustasının yaklaşımı ile kur yapmasına benziyor. İlk önce Çin’e kapsamlı bir biçimde saldırıyorlar, Çin halkını kendinden şüphe ettiriyorlar, Çin toplumuna eylemleri hakkındaki tek kriterin Batı medyası tarafından takdir edilmek olduğuna ikna etmeye çalışıyorlar. Çin’e kurallar empoze etmeye ve Çin’in her zaman Batı’ya dalkavukluk etmesini sağlamaya çalışıyorlar. Ancak, Batı medyasının haberleri Çin’in nasıl davranacağını etkilemeyecektir.

Büyükelçi Wilson’ın makalesi ayrıca Çin Yabancı Gazeteciler Derneği’nin pazartesi günü yayınladığı yıllık medya özgürlüğü raporuna da göndermede bulunuyor. Dışişleri Bakanlığının açıkladığı gibi, Çin bu derneği asla tanımadı. Çin’in yasa dışı bir örgütün raporunu dikkate almasına ve Çin’le ilgili temelsiz eleştirilerini yanıtlamasına gerek yok.