CGTN / Bobby Naderi

Çin’in, özellikle teknoloji, ulaştırma ve altyapı olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) yatırımının yanı sıra Çin teknoloji firmalarına ABD’nin yatırımı görmezden gelinemeyecek ve baltalanamayacak kadar önemlidir. Onlar el ele gidiyorlar ve Beijing ile Washington için ileriye doğru yol almak adına bir öncelik olarak kalmaları gerekiyor.

ABD hükümeti ve medya kuruluşlarının sayısız raporuna göre, tahviller dışında büyük Çin yatırımlarının önde gelen alıcısı ABD olmuştur ve hâlâ da öyledir. Çin anlaşmaları, Amerikalıların hiçbir siyasi koşula bağlı olmadan kendi seçimlerini yapmalarına olanak sağlayan gönüllü, yarar sağlayan ve karşılıklı işlemlerdir.

Büyük Çin alımları, kentsel mülkiyet, altyapı ve büyük şirketler ile bireysel aile evleri gibi arzu edilen varlıkları elinde bulunduran Amerikalılara fayda sağlıyor. Çin yatırımları ile ithalatı ayrıca küresel salgın sırasında birçok Amerikan işletmesini ve kırsal toplumlarını desteklemeye yardımcı oluyor.

Bu zemin karşılığında Beijing bir değiş tokuş bekliyor ve bu, ABD’nin askeri veya gözetleme teknolojisi sektörleriyle bağlantıları olabilecekleri gibi temelsiz suçlamalarla Çinli şirketlere yatırım yapmasının yasaklanmamasını da kapsıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin’in söylediği gibi, bu siyasi amaçlı adımlar sadece serbest piyasa kuralları ve düzenine, Amerikalı ve Çinli yatırımcıların çıkarlarına zarar veriyor. 

Maalesef, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin bu hafta tam olarak yaptığı şey buydu; “ulusal güvenlik kavramını genellemek ve ulusal gücü kötüye kullanmak.” Biden, gerçekleri tamamen hiçe sayarak ve herhangi bir gerekçe olmadan, ABD’li şirketlerin savunma ve gözetleme teknoloji sektörleriyle bağlantılı olduğu iddiasıyla düzinelerce Çinli şirkete yatırım yapmasını yasaklayan bir başkanlık emrini imzaladı. Bu uzağı göremeyen adım Wall Street’de işlem gören Çinli şirketlere zarar vermek için tasarlandı ve hatta şirketleri ABD borsalarında hisse senedi arz ederken daha ihtiyatlı davranmaya itebilecektir.

ABD YASALARI VE YÖNETMELİKLERİ YENİLİĞE ALAN BIRAKMALI

Herhangi bir gerekçenin gösterilmediği bu önlemle ABD’li yatırımcıların 59 Çinli şirketten finansal çıkar elde etmesi yasaklanıyor. Bu 59 şirket arasında Aero Engine Corp. of China, Aerosun Corp., Fujian Torch Electron Technology ve Huawei Technologies gibi şirketler de bulunuyor. Bu adım, şimdiye kadar Çinli şirketlere karşı alınmış en güçlü önlemlerden biri ve Biden yönetiminin, Çin ile rekabet edebilmek için kendi umutsuz çabasında eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kullandığı yasadışı taktiklerin birçoğunu benimsediğinin başka bir işaretidir.

Ve gerçek şu ki, Çin bir rakip değil, dost ve ortaktır. ABD, Çin’in faydalı ve önemli yatırımını yasaklamamalıdır. Çin yatırımları, ABD’nin ekonomik ve finansal ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı oluyor ve sonuç olarak kendi sınırları içinde ve küresel çapta ilerlemek için doğrudan yabancı yatırıma güvenen ülke çapındaki sayısız işletme ve topluluğu destekliyor.

Gerçekten Çinli yatırımcıların ABD’nin ekonomik başarısına katkısı hâlâ önemli ve inkâr edilemez olmaya devam etmektedir. Sınırlı bütçeler ve sürekli gelişen ulaştırma altyapısı ve ekonomik ihtiyaçlar olduğu zamanlarda, Çin yatırımları özellikle büyük işletmeler, tarım, sanayi üretimi, ulaştırma ile altyapı finansmanı söz konusu olduğu zaman ekonomik ve teknolojik boşluğun kapanmasına yardım ederek, ABD’nin büyümesi ve genişlemesinin önemli bir parçası olmuştur. 

Büyük işletmelerin yanı sıra ulaşım ve altyapı sektörleri Çin yatırımlarından faydalanırken, ABD’nin Çinli yatırımcılar için uygun teknolojik projeleri belirlemek ve proje anlaşmalarının geliştirilmesini cesaretlendirmenin yanı sıra diğer alanlara odaklanması da gerekiyor. ABD yasaları ile yönetmeliklerin, Çinli yatırımcıları işletme, finansal, teknolojik ve altyapı yatırımlarına çekmek için yeniliğe yeteri alan bırakıp bırakmadığına bakmak gerekiyor.

Bu durumda, aksi halde sadece ABD’nin kendi ekonomik gelişmesi ile büyümesi yavaşlayacak ve hatta küresel teknolojik egemenliğini sürdürmek için uzun vadeli stratejisine zarar verecektir. Daha da kötüsü üçüncü taraflar, ABD’de yatırım yapmaktan vazgeçeceklerdir. Onların New York’ta yatırım yapması yasaklanır veya hevesleri kırılırsa, kesinlikle küresel ticari güvenin güçlü olduğu Hong Kong ve Shanghai gibi küresel finansal merkezlerde yatırım yapacaklardır.

Bütün bu olanlar, Biden yönetiminin ABD’li yatırımcıların Çinli şirketlerde finansal çıkarlar aramalarının yasaklanması kararının umursamaz ve kendi kendini engelleyen bir karar olduğunu gösteriyor. Bu ziyankâr strateji, ABD’nin teknolojik egemenliğini herhangi bir şekilde sürdüremez. 

Wang’ın savunduğu gibi, Washington’ın izlediği yolu değiştirmesi ve “hukukun üstünlüğüne ve piyasaya saygı duyması, hatalarını düzeltmesi ve küresel finansal piyasa düzeni ile yatırımcıların yasal hakları ve çıkarlarına zarar veren eylemleri durdurması için” asla çok geç değildir.