Global Times

Çin ve Rusya salı günü ortak bir ay uluslararası araştırma istasyonunun kurulması konusunda mutabakat zaptı imzaladı. Planlarına göre, istasyon ayın yörüngesinde ya da yüzeyinde inşa edilecek ve uzun dönemli ve özerk deneyler için kapsamlı bir üs olacak. Bu uluslararası uzay topluluğu için acil bir haberdir.

İlk olarak, plan büyük ihtimalle uygulanacak. Rusya, Sovyetler Birliği döneminde ay keşfi konusunda zengin bir deneyim biriktirdi ve güçlü bir uzay teknolojisi geliştirdi. Çin ay keşfi yarışına geç katılan bir ülke. Uzay mekiği, yeni bir ay görevini henüz tamamladı ve Dünya’da Ay’dan alınan örneklerle geri döndü. İki ülkenin bir araya getirilen teknolojisi ile ayda bir araştırma istasyonunun kurulmasını tamamlayabilecekleri açıktır.

Ayla ilgili bu büyüklükte bir projeyi inşa etmek yıllar alır. Yeni dönemde kapsamlı bir stratejik ortaklık koordinasyonu ile Çin ve Rusya uzun dönemli iş birliği için gerekli istikrarlı siyasi koşullara sahiptir. Bu iş birliği ikili stratejik karşılıklı güveni güçlendirecek ve değişik alanlarda kapsamlı iş birliğini destekleyecektir.

 Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 2017’de Artemis programını başlattı. Programın amacı 2024’ten önce Ay’a astronot göndermekti. Bu uluslararası bir iş birliği projesidir. Avrupa Uzay Ajansı ve Japonya, Kanada, İngiltere, Avustralya ve bazı diğer ülkelerin uzay araştırma ekipleri projeye katılmaya davet edildi. Ancak, Çin ve Rusya projeye katılmadı. Çin ile Rusya’nın ortak ay araştırma istasyonu kurması uluslararası uzay araştırmaları için yeni kanallar ile alanlar açacak ve gerçekten uluslararasılaşmasını güçlendirecektir.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRMEK VE KAYNAK BULMAK İKİ KİLİT ALAN

Teknoloji geliştirmek ve kaynak bulmak iki kilit alan, bunun yanı sıra ekonomik koşullar ve siyasi hareket gücü geliyor. Uzun dönemde, insani kalkınma için kullanılacak kaynakların çoğu dış uzaydan elde edilecek. Bir gün, uzay sanayiinde birçok iş ortaya çıkacak ve gelecek kuşaklar bu alanda şahane değişikliklere tanık olacaklar.

ABD, uzun önemde uzay araştırmalarındaki mutlak avantajını sürdürmeyi ve uzayla ilgili düzenlemelere liderlik etmeyi umuyor ama bu adil değil. Uzay araştırmalarının yönünü belirlemeye katılım ve kuralları belirlemede söz hakkı olmak için, Çin ile Rusya’nın uzay araştırmalarının ön hattında olması ve güç ile gerçek hareketlerle denge ve adilliği desteklemesi gerekiyor. Bu durumda, uzay belirli bir ülkenin üstünlük alanı değil, adil bir alan olacaktır.

Çin-Rusya uzay iş birliği eşit ve karşılıklı fayda sağlamak için gereken koşullara sahip ve hiç kimse diğerine egemen olmayacak. Artemis programı açıkça ABD’nin egemenliği altında ve diğer ortaklar, Avrupa Uzay Ajansı dâhil, ikincil rol oynuyor. Samimi olarak, Çin ile Rusya’nın ortak uzay araştırma istasyonu kurmasının sorunsuz biçimde destekleneceğini ve tamamlanacağını umuyoruz. Dolayısıyla, bu projenin gerçekleştirilmesi ayrıca olumlu bir örnek oluşturacak ve olumlu siyasi sonuçlara da sahip olacak.

Ayrıca, ay araştırmalarında Çin-Rusya iş birliğinin daha büyük uluslararası iş birliğini tetikleyeceğini ve teşvik edeceğini umuyoruz. Batı ve Doğu arasındaki görünmez sınır daha da kırılacaktır. Ama elbette, bu ABD’nin Çin-Rusya iş birliğine gelecekte nasıl tepki vereceğine ve bu iş birliğiyle nasıl ilişkiye geçeceğine bağlıdır.