Global Times / Qian Feng

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, geçen hafta çarşamba günü, Çin-Hindistan ilişkilerinin “çok zor bir aşamadan” geçtiğini açıkladı. Jaishankar, Çin’i açıklama yapmaksızın iki ülke sınırında Gerçek Kontrol Hattı’na (LAC) veya yakınına çok sayıda asker konuşlandırmakla suçladı. Bununla birlikte Jaishankar aynı zamanda Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüşmesinde, “Ona, Çin’den mal sipariş eden bazı şirketlerimizin karşı karşıya olduğu zorlukları incelemenin yardım edebilmesinin en iyi yolu olduğunu söyledim. Görüşmemizden sonra işler hemen değişti.” dedi.

Jaishankar’ın bu açıklaması, birçok üst düzey Hintli yetkilinin mevcut Çin-Hindistan ilişkileri konusundaki duruşunu gösteriyor. Bu ayrıca, Hindistan’ın, Çin-Hindistan ilişkilerinin kısa süreli sınır anlaşmazlığından önceki seviyelere dönmesine yönelik çok kötümser tutuma sahip olduğuna işaret ediyor. İki ülke ilişkileri gerçekten zor bir aşamadan geçiyor. Siyasi görüş alışverişi ve karşılıklı güven ciddi gerilemelere maruz kaldı. Ekonomik ve kültürel değişimler de bu durumdan etkilendi. İki tarafın ilişkilerinin kesilmesi süreci devam ederken, Çin-Hindistan sınırının batı kesimi boyunca devam eden sorunlar tamamen çözülmedi.

Çin ile Hindistan sınır bölgesinden geri çekilmeye başladıktan sonra, tüm bölge genel olarak barışçıl ve istikrarlı kalmaya devam etti. İki taraf diplomatik ve askeri kanallardan yakın temasını sürdürüyor. Her iki taraf ayrıca, sınır bölgesindeki durumun tekrar alevlenmesini istememe konusunda uzlaşıyor.

Çin, Hindistan’a oksijen jeneratörleri sağlamayı sürdürürken, Hindistan Genelkurmay Başkanı General Manoj Mukund Naravane, 27 Nisan’da doğu Ladakh bölgesinde ordunun operasyon hazırlıklarını gözden geçirdi. Bazı Çinli gözlemciler, Hindistan’daki salgın durumu göz önüne alındığında önemli bir sosyal krizin olabileceğinden endişe ediyorlar. Gözlemciler, Hindistan hükümetinin insanların dikkatini içerdeki salgın krizinden başka yöne çevirmek için kasten sınır çatışması bile yaratabileceğinden kaygılanıyorlar.

Bununla birlikte, Hindistan’da mevcut salgın durumunun çok ciddi olduğu düşünüldüğünde, (Başbakan Narendra) Modi yönetimi, genellikle virüsün daha fazla yayılmasını önlemeye odaklanacak. Ayrıca, bazı askeri kaynaklar salgının kontrol altına alınmasında kullanılacağı için Hindistan’ın, sınır bölgesinde bir çatışma yaratmak için fazla gücü ve askeri kaynağı olmayacak.

SINIR ÇATIŞMASI MÜMKÜN DEĞİL

Hindistan medyasında bu hafta başında yer alan haberlere göre, Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh, devam eden salgının önüne geçmek için ordunun Yeni Delhi’de konuşlandırılmasını düşünüyor. Bu durumda, Çin’in sert tutumu karşısında Hindistanlı siyasetçiler sınır bölgelerinde harekete geçmek için acele etmeyeceklerdir. Çin ve Hindistan’ın geçen yıl olduğu gibi bir sınır çatışmasına girmesi mümkün değildir.

Hindistan’da salgının ikinci dalgasının ortaya çıkmasından sonra Çin, Hindistan’a birçok hayati önem taşıyan salgınla mücadele malzemesi sağladı ve Jaishankar, Çin yardımının olumlu sonuçlarının farkına vardı. Örneğin, Çin Dışişleri Bakanı Wang ile 30 Nisan’da yaptığı telefon görüşmesinde Jaishankar, Çin’e iyi niyeti ve dayanışmasının yanı sıra salgında mücadelede malzeme satın almadaki desteğinden ötürü teşekkür etti. Jaishankar ayrıca, Hindistan’ın salgınla mücadele iş birliğinde Çin ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetinde olduğunu ifade etti. Bu, Hindistan’ın Çin’in desteğine önceki tavrıyla karşılaştırıldığında çok daha olumlu bir karşılık gibi duruyor. Bu ileri atılmış önemli bir adım olarak görülebilir.

Hint halkı, Çin’in iyi niyetini yanlış yorumlamamalıdır. İnsanlık için ortak geleceğe sahip küresel toplum çağında Çin, ahlaki bakış açısından Hindistan’a gerekli desteği vermektedir. Biz Hindistan’dan, sözde jeopolitik tavizler vermesini beklemiyoruz. Bunun yerine, Hindistan’da Çin’in desteğini dengesiz jeopolitik ön yargılarla yargılamaktan ziyade, Çin’in iyi niyetini anlayabilecek ve takdirle karşılayabilecek daha fazla anlayışlı ve mantıklı insanların olacağını umuyoruz. Aslında politika, Hindistan’da Covid-19 salgının niçin yayılmaya devam ettiğinin en önemli sebeplerinden biridir.

Çin-Hindistan sınırında doğru ve yanlış zaten çok açıktı. Bununla birlikte Hindistan her zaman Çin ile uzlaşamaz gibi göründü ve suçu Çin’in üzerine attı. Sınırdaki anlaşmazlık uzun sürdüğü için Hindistan’da hala çok güçlü Çin karşıtı bir ortam söz konusu. Ancak gerçekçi sebepler yüzünden Hindistan hükümeti Çin ile ilişkileri rahatlatmak için fırsat arıyor. Dahası Covid-19 salgınında Çin-Hindistan iş birliği Hint halkı arasında mantıklı davranmayı yükseltebilir.

Bununla birlikte Jaishankar’ın söylediği gibi Çin-Hindistan ilişkileri “çok zor bir aşamadan” geçiyor. İki ülke arasında birçok tarihi ve gerçekçi görüş ayrılıkları var. Ayrıca Beijing ve Yeni Delhi arasındaki gerilimin, Covid-19 salgınına karşı iş birliği nedeniyle büyük oranda azalacağını ummak mantıklı olmayacaktır.