Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Atlı, son dönemde gündeme gelen Avustralya-Çin ilişkilerindeki gerilimi değerlendirdi.

Çin ile Avustralya arasında yaklaşık bir yıldır artmakta olan bir gerilim yaşandığını kaydeden Altay Atlı, son haftalardaki gelişmelerin gerilimi daha farklı boyutlara taşıdığını bildirdi.

Avustralya’nın Victoria eyaletinde Kuşak ve Yol kapsamındaki iki Çin yatırım projesinin iptal edildiğiyle ilgili bir haber geldiğini aktaran Dr. Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Aynı günlerde Avustralya’nın kuzeyindeki mevcut bir Çin yatırımının, Darwin Limanı yatırımının gözden geçirileceği, gerekirse buradaki yatırımın iptal edilebileceği haberi geldi. O süreç devam ediyor. Yaşananlar Avustralya’da yeni çıkartılan bir yasayla ilgili. Yasa ülkedeki yabancı yatırımların gözden geçirilmesi ve daha ince eleyerek onay verilmesini gerektiriyor.

Özellikle Çin yatırımlarının mercek altına alındığını görebiliyoruz. Covid-19 salgınının başlarında Avustralya hükümeti, Covid-19’in nereden çıktığıyla ilgili bir uluslararası soruşturma yapılması söyleminde bulundu. Çin tarafından kendisini hedef alan bir açıklama olarak görüldü. O zaman Trump yönetimi buna ‘Çin virüsü’ diyordu. Çin’e karşı suçlamaları vardı ve Avustralya’nın buna katılması olumsuz karşılandı. Karşılıklı atılan adımlarla gerginlik tırmanmaya başladı.

GERİLİM AVUSTRALYA’DAKİ ÜRETİCİLERİ ETKİLEDİ

Çin, Avustralya’ya karşı bazı vergileri artırdı. Avustralya’dan yapılan ithalata vergi artışları getirdi. Avustralyalı üreticiler bunan etkilendi ve buna karşılık olarak Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde birtakım şikâyetlerde bulundu.
Her iki ülke geçen kasım ayında imzalanan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (RCEP) da parçası aslında. Yani iki ülke de ortak serbest ticaret anlaşmasına imza koymuş oldu. Ama bu anlaşmanın parlamentolar tarafından onaylanması gerekiyor.

Ticaret savaşları ekonomileri nasıl etkiliyor? Çin ekonomisi çok daha büyük bir ekonomi. Çin, Avustralya’dan yapacağı alımları başka bir yere kaydırabiliyor. Kömürde Avustralya’dan alımları keserken, Kolombiya’dan artırdığını görüyoruz. Çin, demir alımının üçte ikisini Avustralya’dan sağlıyor ve bunu başka yerden ikame etmesi mümkün değil. 2020 yılında Avustralya’nın Çin’e ihracatı 113 milyar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları olarak gerçekleşmiş.

AVUSTRALYA’NIN ABD’YE DAHA YAKIN OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ

Çin’in Avustralya’daki yatırımlarının azaldığı da karşımızda duruyor. Son 15 yılda Avustralya’ya çok ciddi bir Çin yatırımı artmıştı. Avustralya açısından bakacak olursak dış politikasında iki önemli ayrım vardı. Bir taraftan ABD ile çok güçlü ilişkiler var, bir yandan da ekonomik olarak Çin ile çok kuvvetli bağları var. Avustralya’nın dış politikası bunların arasında denge kurmak üzerine oldu. Avustralya’nın, ABD ve Çin’e karşı biraz daha mesafeli olalım isteği de var. Bence şu anda Avustralya’nın ABD ile daha yakın olduğu ve Çin’e karşı biraz daha mesafeli olduğu bir dönemdeyiz. Bu ne kadar daha devam eder, göreceğiz.

Avustralya’da ciddi bir Çin diasporası var. Avustralya’daki üniversite öğrencilerinin 10’da 1’i Çin’den gelen öğrenciler. Kamuoyu araştırmalarına baktığımızda Avustralya’nın Çin’e olumlu bakanlarının oranı yüzde 65’ten yüzde 15’e inmiş. Yani kamuoyu görüşü bu kadar da hızlı değişebiliyor. İki ülke için de dalgalı bir döneme giriyoruz.”