CGTN / Gu Xuewu

Çin Başbakanı Li Keqiang ve Almanya Başbakanı Angela Merkel 28 Nisan’da, iki ülke arasında stratejik bir koordinasyon mekanizması olan Çin-Almanya hükümetler arası danışmalarının 6. toplantısına video aracılığıyla birlikte başkanlık yaptı. Bu toplantı, mekanizmanın 2011’de kurulmasından sonra ilk kez yapılan üç şeye tanık oldu.

İlk olarak, iki taraftan 25 bakan toplantıya katıldı. Bu toplantıların tarihindeki en kalabalık katılımdı. İkincisi, ilk kez iki hükümet Amerikan hükümetinin Çin’e karşı Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Avrupa ortak tepkisi için açıkça çağrı yapmasından sonra stratejik bir danışmada bulundu. Üçüncüsü, ilk kez ikili danışmalarda bu kadar çok konu ele alındı. Bu Beijing ile Berlin’in ortak olarak bölgesel sıcak konular ve küresel düzenin gelişmesi üzerinde ektide bulunma arzusunu ortaya koyuyor.

Almanya Başbakanı’nın 28 Nisan akşamı yaptığı açıklama ve ertesi gün Çin Dışişleri Bakanlığının açıkladığı ortak açıklamanın dikkatli biçimde incelenmesi, gelecekteki 20 kadar iş birliği alanından 12’sinin ikili ilişkilerin ötesinde doğrudan bölgesel ve küresel konuları ilgilendirdiğini ortaya koyuyor.
Az görülen bir hareketle, iki ülkenin dışişleri bakanları Myanmar askeri hükümetini daha fazla can kaybı ve kan dökülmesini önlemeye çağırdı. Washington’ın Birleşmiş Milletler (BM) mekanizmalarını Myanmar cuntası üzerine baskı yapmaya çağırmasından farklı olarak, Beijing ve Berlin Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) ülkedeki anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesinde hayati bir rol oynaması gerektiğini belirtti. Beijing’in bölgesel büyü bir gücün Myanmar’ın içişlerine karışmasından uzak durma tutumu, Alman hükümetinden oy birliği ile destek görmüş gibi.

Daha etkileyici bir biçimde, ABD’nin Orta Doğu’da kontrolünü yitirdiği bir zamanda ve Rusya, Suriye’de riskli bir yol izlerken, Beijing ile Berlin, BM liderliğindeki çabaların Libya’da iç savaşı önleme ve ulusal uzlaşmayı sağlamasına, Yemen’de ateşkes ve siyasi güreşmelerin başlamasına, Suriye konusunda siyasi çözüme sağlam bir destek verdi. Özellikle, Çin’in Suriye’de Beşar Esad yönetiminin meşruiyetini tanıması artık, Çin ve Almanya’nın ülkede barışı desteklemesinin önünde bir engel gibi görünmüyor.

KÜRESEL DÜZEN VURGUSU

Beijing ve Berlin ayrıca Afganistan’la ilgili iş birliğine de açık ilgi gösterdiler. Her iki taraf Afgan barış sürecini ileriye götürülmesine ve ülkenin erken bir zamanda barış ve istikrara yeniden kavuşmasına destek olmak istediklerini belirttiler. İki ülke farklı hedeflere sahipken, NATO birliklerinin çekilmesinden sonra barışçı ve istikrarlı bir Afganistan Beijing için, İslami aşırıcıların kendi sınır Xinjiang’daki sınır bölgelerinden uzak tutulmasını sağlama bakımından ve Berlin için Afgan mültecilerin Almanya’ya göçünün sona ermesini beklemek bakımından stratejik öneme sahip olacak.

Güney Çin Denizi konusunda, Berlin’in Beijing’in büyük dış güçlerin, komşu ülkelerle bölgesel anlaşmazlıklarına müdahalesine karşı çıkması üzerindeki tutumu da yumuşamış görünüyor. Dikkate değer biçimde iki taraf Çin ve Almanya’nın BM Deniz Yasası Sözleşmesi’nin tarafları olarak kural-temelli bir deniz düzenine saygı duyduklarını vurguladılar. ABD bu sözleşmeyi imzalamadı.
Daha da önemlisi, Almanya, Çin ile ASEAN ülkeleri arasında etkin bir Güney Çin Denizi davranış kuralları belirlenmesi üzerindeki görüşmeleri memnunlukla karşıladığını söyledi ve tarafları diyaloğu sürdürmeye, anlaşmazlıkları barışçı yollardan çözmeye ve gerginlikleri besleyecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı. Bu tutum, ABD’nin yorulmadan Çin’i “Güney Çin Denizi’nin askerileştirilmesi” ve bölgede askeri varlığını inşa etmekle” suçlamasıyla keskin bir karşıtlık içinde.

Çin-Almanya hükümetler arası danışmalarının bu turu dünyaya önemli bir mesaj gönderdi; iki ülke birbirinden kopmayla ilgilenmiyor. Tam aksine, Çin ve Almanya, belirli alanlardaki ayrılıklarını kabul ederken, ikili ilişkilerini güçlendirmek gerektiğine inanıyorlar. Beijing ve Berlin’in iki tarafın ilişkilerini derinleştireceği BM-merkezli, ulusal yasaları dayalı bir küresel düzeni düşünmeye başladıkları, özellikle belirtilmeyi hak ediyor.