China Daily / Mzukisi Qobo & Busani Ngcaweni 

Çin-Afrika ilişkileri, özellikle Afrika’nın kalkınması için olmak üzere büyük vaatler içeriyor. Büyüme ve istihdamı teşvik eden Çin’in sanayileşme süreci Afrika ülkeleri için özellikle çekici çünkü birçok Afrika ülkesi yapısal farklılaşma için bir yol keşfetmeye çalışıyor.

Çin, özellikle kıtanın en büyük ticaret ortağı olduğu için Afrika tarafından önemli bir ülke olarak görülüyor. Çin’in Afrika ülkeleri ile ilişkileri dostluk, güven ve karşılıklı saygı tarafından şekillendirildi. Bu ilişkinin daha da gelişmesi adına iki tarafın iki yönlü ticareti artırmak için büyük çaba göstermesi gerekiyor.

Afrika ülkeleri küresel değer zincirlerine katılma yeteneklerini artırmaları ve çok taraflı düzeyde ticaretin koşullarını daha aktif bir biçimde etkilemeleri gerekir. Afrika liderlerinin Çin-Afrika İş Birliği Forumu (FOCAC) gibi platformları eşit ticaret şartlarına ulaşmak için kullanmaları gerekir. Ve Afrikalı karar alıcıların kendi aktörlüklerini daha etkin biçimde kullanmaları, Çin ile sahip oldukları özel bağı ikili ticarete artırmak için kullanmaları da gerekir. Afrika liderlerinin ayrıca şimdi işlemeye başlayan Afrika Kıtasal Serbest ticaret Anlaşması gibi süreçler üzerinden iş birlikçi ilişkilerini derinleştirmesi ve yerel kurumsal kapasitelerini desteklemesi, üretim profillerini iyileştirmeleri, yeniliği teşvik etmeleri ve yabancı ortakları ile sağlam kurumsal ve ekonomik temellerde müzakereler yürütmesi lazım.

Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Kenya ile bir serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürüterek, Afrika’da ticaret imkânlarını araştırıyor. Çin, Afrika Kıta Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) ile ikili bir serbest ticaret anlaşması imkânlarını araştırarak bir adım daha ileri gidebilir. Bu muhtemelen uzun zaman alacaktır ve gümrük tarifelerinin uyumlulaştırılması ve ilk kurallarla ilgili zorluklar taşıyacaktır ama her iki taraf için de ticaret fırsatlarının artırılmasına yardım edebilir.  

Avrupa Birliği (AB) 2005’te, Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nı uygulamaya koyduğunda, bölge genişliğinde ticaret anlaşmaları yapmanın mümkün olduğunu gösterdi. Bu anlaşmanın yeniden biçimlendirilen bölgesel ekonomik topluluklara uygun biçimde müzakere edildiğini kabul etsek bile, Afrika ülkeleri için daha anlamlı faydalar yaratma isteği ile, bu müzakerelerden öğrenilebilecek çok şey var. Ticaret müzakerelerindeki fırsatların ötesinde, FOCAC ve Kuşak Yol İnisiyatifi gibi daha büyük kalkınma faydaları sağlayabilecek başka araçlar da var. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın içinde olduğu FOCAC ile BRICS mekanizmaları en düşük gelirli ve yükselmekte olan ekonomileri hedeflemektedir. Bu kurumların potansiyellerinin tümüyle kullanılması gerekir.

ÇİN AFRİKA KITASININ EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI

Çin 2000’den bu yana FOCAC’yi destekliyor. Bu girişim Çin’in Afrika kıtasındaki ayak izinin genişlemesi ve derinleşmesine yardım etti. Şüphesiz Çin de FOCAC’nin kurulmasından bu yana Afrika’nın kalkınmasına katkıda bulundu. Bu katkı özellikle ağır borç yükü olan yoksul ülkelerin borçlarının ertelenmesi, Afrikalı profesyonellerin eğitimi, Afrika ülkelerinin kredi limitlerinin artırılması ve eğitim, bilim ve teknoloji, tarım, kamu sağlığı ve güvenlik dâhil bir dizi alanda iş birliği gibi alanlarda özellikle belirgindir. Bu girişimler Çin’in Afrika’da olumlu bir şekilde görülmesini sağladı.

Çin, Güney Afrika’da Aralık 2015’te toplanan altıncı FOCAC Zirvesi’nde en kapsamlı taahhütlerde bulundu ve bunu 2018’de Beijing’deki zirvede yapılan benzer taahhütler izledi. Güney Afrika’da Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 10 önemli girişimin finansmanı için 60 milyar dolarlık bir paket açıkladı. Bu paketin içinde imalat, yüksek teknoloji, tarım, enerji ve altyapı alanlarında sanayi kapasitesini kurma ve yatırımları için 10 milyar dolarlık bir fon vardı. Ek olarak, 5 milyarlık yardım ve faizsiz kredi ile 35 milyarlık ihracat kredisi ve tercihli krediler de vardı.

Çin, FOCAC gibi girişimlerle Afrika’yı küresel profilini güçlendirmek için bir alan olarak kullanabilir. Dahası, Afrika’da Çin hakkında farklı görüşler olduğundan böyle bir hedef çok zayıf olsa da FOCAC bütün kıta için Çin konusunda tek, olumlu bir bakış açısı yaratabilir. Çin’in küresel ekonomi içindeki rolü ile ilgili önde gelen akademisyenlerden birisi olan Shaun Breslin’in söylediği gibi, Çin ayrıca kendisini, Afrika ülkelerinin ders alabilecekleri ilişkilendirilebilecek bir alternatif kalkınma yaklaşımının önderi olarak konumlandırdı.

Xi, 2013’te Kuşak ve İnisiyatifi’ni önerdi. Bu girişim Çin ile diğer ülkeler arasında kalkınma ve farklı altyapı projelerinin finansmanı için imzalanan bir dizi ikili anlaşmayı içeriyor. Afrika’nın her yıl 100 milyar dolarlık altyapı finans açığı olduğu için Çin kıtanın altyapı devrimini destekleme konusunda, sayısal dönüşüm dahil, kilit bir rol oynayabilir.

ABD söz konusu olduğu sürece, Çin’in ticari diplomasisi ile ilgili olumsuz duygular Amerikan siyasetinde kökleşmiştir ve Joe biden yönetiminde de muhtemelen derinleşecektir. Örneğin, nisanda ABD Senato Dış ilişkiler Komitesi üyeleri Çin’in küresel etkisine karşı çıkmak için Kuşak ve Yol projelerindeki insan hakları durumunu öne çıkaran Kuşak Yol İnsiyatifi’ni zayıflatmak için 655 milyon dolarlık bir bütçe ayrılmasını öneren bir yasa tasarısı sundu.

ÇİN 2000’DEN BU YANA “ÇİN-AFRİKA İŞ BİRLİĞİ FORUMU”NU DESTEKLİYOR

Çin’in ticaret ve yatırım faaliyetleri konusunda önde gelen bir akademisyen olan Deborah Brautigam, Kuşak Yol İnisiyatifi’nin Çin’in gelişmekte olan ülkeleri borçlandırma ve borçlandırınca da onların doğal kaynakları üzerinde hak iddia etme stratejisi olduğu hakkındaki miti çürütmeye çalıştı. Brautigam, Çin bankalarının mevcut borçların koşullarını yeniden yapılandırmaya niyetli olduklarını ve Çin’in borçlu bir ülkenin herhangi bir varlığına el koyduğuna dair bir kanıt olmadığını göstermek için geniş araştırmalara dayandı. Ama buna ciddi dikkat göstermek gerekir çünkü uluslararası ilişkilerde algılar önemlidir. Kamu güvenini kurmak için elzem olan, vatandaşları doğru bilgilerle donatmak ve şeffaflığı artırmak için etkili ve aktif bir iletişim zorunludur. Çin-Afrika ilişkilerini güçlendirmek için, bilimsel iş birliği, beceri geliştirme, karşılıklı yararlı ticaret, çok taraflılığın desteklenmesi ve en önemlisi halktan halka daha büyük bir ilişkiyi desteklemekten kaynaklanan büyük fırsatlar var.

Çin ile Afrika’nın güçlü ve eşit ilişkiler kurma kararlılığını daha da ileri götürecek gençleri arasında ilişkileri güçlendirmek için yatırım yapması gerekiyor. İş birliği ve dayanışmayı derinleştirmek için Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. kuruluş yıl dönümü kutlamalarının sunduğu fırsatlar en yüksek seviyeye çıkarılmalıdır. Dolayısıyla bu yazı, kısmen, ÇKP’nin geçen yüzyıldaki başarılarının ve özellikle yoksulluğu azaltma konusundaki başarısına şükranlarını sunuyor.