Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) samimi diyalog yoluyla fikir ayrılıklarını kontrol altına alıp, ikili ilişkilerin normale dönmesini hızlandırmasının beklendiği bildirildi.

Beyaz Saray tarafından kısa süre önce yapılan açıklamada, ABD temsilcilerinin gelecek hafta Çin temsilcileriyle yapılacak görüşmede Hong Kong ve Xinjiang gibi konuları ele alacağı kaydedildi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian günlük basın toplantısında söz konusu habere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Dün, Çin ile ABD arasında kısa süre sonra üst düzey stratejik diyaloğun yapılacağını duyurduk. Diyalogda görüşülecek konular hakkında iki tarafın müzakere yapması bekleniyor. Her iki tarafı ilgilendiren sorunlar hakkında samimi diyalog kurulabilmesini umuyoruz. Çin de görüşmede tutumunu belirtecek. İki tarafın, birbirinin politikalarının amaçlarını doğru anlaması, karşılıklı anlayışı arttırması, fikir ayrılıklarını kontrol ederek, ikili ilişkilerin normale dönmesini hızlandırması gerekiyor.” dedi. Sözcü konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çin’in Xinjiang ve Hong Kong konularındaki tutumu her zaman net. Xinjiang’ın kapısının daima açık olduğunu da defalarca söyledik. Son yıllarda, yüzden fazla ülkeden bin 200’ü aşkın diplomat, uluslararası örgütten yetkili, gazeteci ve dini görevli Xinjiang’ı ziyaret ederek, Xinjiang’daki gerçek durumu gördü. Bu insanlar, Xinjiang’da gördükleri ve duyduklarının, bazı Batılı basın kuruluşlarında yer alan haberler ile siyasetçilerin eleştirilerinden tamamen farklı olduğu görüşünde. Önyargı taşımayan bütün yabancıları Xinjiang’ı ziyaret ederek, Xinjiang’ın durumunu bizzat görmeye davet ediyoruz. Gerçekler karşısında, Çin karşıtı güçler tarafından yaratılan bütün yalan ve sahte haberler çürütülecek. Hong Kong da Çin’in Hong Kong’udur, Hong Kong işleri ise tamamen Çin’in içişleridir. Hiçbir yabancı ülkenin buna müdahale hakkı yoktur. ABD’ye Hong Kong işlerine karışmayı ve Çin’in içişlerine müdahale etmeyi durdurarak, yanlış yolda devam etmeme çağrısında bulunuyoruz. Çin, kendi egemenliği, güvenliği ve kalkınma çıkarlarını kararlılıkla savunacak.”